Yazının önceki bölümlerini
- Alternatif Bir PP06 Değerlendirmesi – 1
- Alternatif Bir PP06 Değerlendirmesi – 2
- Alternatif Bir PP06 Değerlendirmesi – 3
- Alternatif Bir PP06 Değerlendirmesi – 4
- Alternatif Bir PP06 Değerlendirmesi – 5
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Bu arada Ayhan Beydoğan’ın adaylığını destekleme kampanyası çerçevesinde bir başka insanımızın, ITU’nun bir başka kadrosuna seçilmesi ihtimali de ortadan kalktı. Evet, ITU’nun Radyokomünikasyon Sektörünün 11 uzmandan oluşan bir “Telsiz Tüzüğü Kurulu” (Radio Regulations Board – RRB) vardır, ve bu 11 uzman da dünyanın 5 bölgesinden, her 4 yılda bir ve PP Konferansları sırasında seçilir.
Bu yıl RRB için Türkiye’den bir aday adayı vardı. Tam 20 yıldır ITU’da görev yapan ve Türkiye’de düzenlenen WRC-2000 konferansında gösterdiği yararlıklar dikkate alınarak, 2000 yılında ITU’da üst düzey bir göreve getirilen Hasan Şakir Köker RRB üyeliğine aday olmak istemiş, bu adaylık Bakanlık tarafından onaylanmıştı. Ancak, bu onayın hemen akabinde, “hem Genel Sekreter Yardımcılığına, hem de RRB üyeliğine aynı ülkeden aday olunmaz” ilkesi gereği Hasan Şakir Köker’in adaylığı da iptal edildi. Böylece Ulaştırma Bakanlığı adayı Ayhan Beydoğan’ın “imkansız adaylığı” uğruna, adeta garanti gözü ile bakılan, RRB üyeliğimiz de uçup gitmiş oldu.
Evet, Ulaştırma Bakanının bu davranışını da tarihe havale ediyoruz. İptal edilen bu adaylık sayesinde şu anda RRB’de de Türkiye temsil edilmiyor.
Unutmadan, Ulaştırma Bakanı’nın, Türkiye’yi ITU üst kadrolarından mahrum etme başarısını dışındaki bir başarısını daha zikretmekte fayda var;
Biliyorsunuz, PP-06 da ITU’nun 46 üyeli Konseyi için de seçimler yapıldı. Ve Türkiye de 2002 yılındaki PP konferansından sonra, Konsey üyeliğine Antalya’da tekrar seçildi.
Evet, bu da bir başarı değil mi?. Yine Ulaştırma Bakanı’na Bravo !!!
Türkiye sonuncu sırada kaldı ama olsun (!) yine de kazandı.
Tabi bunu da bir irdeleyelim ve tarihe not düşmüş olalım :
İstanbul’da başarıyla organize edilen WRC-2000 ve WTDC-2002 konferanslarından sonra tüm ITU üyelerinin ortak kanısı, Türkiye’nin 51 yıl aradan sonra artık ITU Konsey’inde temsil edilmesi gerektiği, bunu hakettiği yönünde idi ve gerçekten de Türkiye 2002 yılında Marakeş’de yapılan PP-02 konferansında Konsey üyeliğine seçildi.
Marakeş’de Türkiye’nin grubunda 10 aday ülke var idi, bunlardan 8’i Konsey’e seçileceklerdi ve Türkiye, Konferans başka bir ülkede yapılıyor olmasına rağmen, bu 10 ülke arasında 7. oldu ve Konsey üyeliğine seçildi. İtalya, İngiltere ve Slovenya’yı geride bırakmıştı.
Marakeş’te sıralama şöyle idi:
- •Almanya
•Portekiz
•İsviçre
•İspanya
•Fransa
•Norveç
•Türkiye
•Italya
•İngiltere
•Slovenya
Halbuki; Antalya’daki Konsey seçimlerinde Türkiye’nin grubunda sadece 9 aday vardı, ve Türkiye ancak 8. olabildi, yani sonuncu sıradan Konsey’e girebildi.
9. olan ülke İngiltere idi çünkü son yıllarda İngiltere dünyanın birçok ülkesi tarafından aforoz ediliyor, uzunca bir süredir Konsey üyeliğine, kasıtlı olarak, seçilmiyor. Bu nedenle; İngiltere Hükümeti 1998 yılında ABD/Minneapolis’de yapılan PP-98 Konferansından başlayarak (seçilemediği için) ITU’ya ödemekte olduğu 30 birimlik (yaklaşık 6 milyon Dolar) aidatı önce 15 birime (3 milyon Dolar), PP-02 de de seçilemeyince 7,5 birime (1,5 milyon Dolar) indirmiş idi. Dolayısıyla, eğer İngiltere’nin yerine, bizim bölge ülkelerinden başka birisi aday olsa idi, Türkiye’nin Konsey’e seçilmesi mümkün değildi.
Ve Antalya’da Konsey seçimleri aşağıdaki şekilde sonuçlandı:
- •Fransa
•İspanya
•İsviçre
•Almanya
•İsveç
•Italya
• Portekiz
• Türkiye
• İngiltere
Tabii bu başarının(!) da sebepleri var: Onu da yarın ki bölümde anlatalım..



Kaynak : 