web analytics
Cumartesi, Haziran 27, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Amerikalı Blogcular Oscar’dan, Bizimkiler Kutudan Bahsediyor

Türk Blogcular arasında yine bir "kutu" tartışmasıdır gidiyor son günlerde. "Büyük hayaller" gören bazı bloggerların, okurlarından çok şirketlere yüzlerini döndükleri ve beklentiler içerisine girdikleri konuşuluyor.

Murat Çehreli-Murat Çehreli
8 Mart 2010
-Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Amerika’da, blog yazarları bugünlerde, 82’nci Oscar ödüllerini konusunda düşünce ve yorumlarını okurlarına duyurmaya çalışırken Türkiye’de bloggerlar arasında “bana kutum gelmedi, ona gitti. o kim de ona gidiyor” tartışmalarının yer aldığı görülüyor.

Konu, sosyal networklere yönelik reklam çalışması yapan firmaların bazı blog yazarlarına “test ürünü” içeren kutular göndermesi, bazılarına ise göndermemesi üzerine başladı. Firmalardan bir tanesinin Ülker olduğundan bahsediliyor.

Ekonomik veriler ortada; enflasyon yeniden çift haneli günlerine döndü, işsizlik bir önceki yıla göre 3 puan artarak yüzde 14 oldu. Bu ortamın içindeki blog yazarları ise ortamın nimetlerini kullanmaya çalışıyor. Twitter ya da Friendfeed benzeri minibloglardaki tartışmalara bakılırsa, ister teknoloji, ister hızlı tüketim mamülleri üreticisi olsun, her hangi bir firmayla “kontak sağlayan” blog yazarlarının, bu firmadan beklenti içerisine girdiği belirtiliyor. Bunun nakit olabileceği gibi, bir ürün, ve hatta bir “kutu” olabileceği söyleniyor.

Benzer konularda yazan blog yazarlarından birisine bir kutu gittiğinde bunun “hava atılacak” bir konuya dönüştüğü anlatılıyor. Bunu duyan diğer blog yazarlarının ise “o kim ki” ifadeleri kullanabildiği ve kendi mecralarında ya da sosyal ağlarda dedikodu yapmaya başladıkları söyleniyor.

Bu tür bir iletişim sayfasından gördüğümüz kadarıyla da, böyle bir tartışma en çok firmaların hoşuna gidiyor.

Niye derseniz.. 2 kutu bisküviye bedava reklamlarını yaptırıyorlar da ondan. Ama bu 2 kutu bisküvinin yaratacağı “güdümlü” reklamın ne kadar yararlı olacağını da ben şahsen tam anlayamıyorum. Bir tüketici olarak “acaba bu yorumlarla bisküvi alır mıyım?” diye düşünüyorum da, pek almam.

Çünkü blogunu bu şekilde kullanan kişi kadar, firmanın da kolaya kaçtığını, blogger’ı kullandığını ve etik davranmadığını düşünürüm.

Ama herhalde bu firmanın ya da firmaya “moda olduğu üzere” sosyal network üzerinde bu tür bir reklam yaptıran reklam ajanslarının bir bildikleri vardır.

Hatırlanacağı üzere, bundan bir süre önce gazetecilerle blog yazarları arasında, “gazetecilik ve blog yazarlığı” ekseninde, sert tartışmalar yaşanmış, olay uzun süre sosyal ağları meşgul etmişti[1]. Bugünlerde, ortalığa dökülenlerden anlıyoruz ki, blog mecraında da ciddi bir ayrışmaya ihtiyaç var.

Weblog ya da Türkçe karşılığı olarak “ağ kütüğü” olarak isimlendirilen blog, “teknik bilgi gerektirmeden oluşturulan, yazarının kendi hayatını, ilgi alanlarını, düşüncelerini ya da istediği herhangi başka bir konuda serbest yazabildiği alanlar olarak tanımlanıyor.

Blogların özelliği samimiyetleridir. Yani amatör hevesle oluşturulmalarıdır. Bu Web 2.0’ın geliştiricisi O’Reilly’nin blogunda da böyledir (ki karşılaştığı sorunları ve nasıl çözdüğünü, ya da neler düşündüğünü yazar), Irak savaşında gazetesine belli bir şekilde yazı yazmak zorunda kalan gazetecinin gördüğü acıları aktardığı blogunda da böyledir.

Yani yazarının profesyonel olmasına bakmaksızın, blog amatör bir işlev taşır. Ama görünen o ki, Türkiye’de daha emekleme dönemini tamamladığını düşünmediğim bloglar, profesyonelliğe koşar adım atmaya yönelmiş durumda.

Gerçi Dünya’da da durum pek farklı gözükmüyor. Sorumlu blog yazarlığı kurallarının belirtildiği, yabancı menşeili bir makalede, blogların halen istedikleri “güvenilirliği” yakalayamadığı belirtiliyor.

Çok önemli bir sorun olan “güvenilirlik” nasıl sağlanacak? Bunun cevabı çok basit; belli kurallara uymakla. Bu kuralların, saygı, oto kontrol ve istikrar kavramları etrafında şekillenmesi gerekiyor. Sözün özü; kimsenin kimseye polislik yapması gerekmiyor. Her şey blog yazarlarının elinde. Derleyebildiğim temel kurallardan bazıları şu şekilde maddeleniyor;

  • . Yazılacak konuyla ilgili güncel ve doğru bilgileri sağlamak,
  • . Kargaşa ve çatışmalara neden olacak ifadelerden uzak durmak,
  • . Her hangi bir kurumla profesyonel manada bağı bulunan yazarların bunu bloglarında belirtmeleri şeffaflık adına önemli,
  • . Yazıların, “sponsorlu” olup olmadığı bilgisinin okurlara verilmesi,
  • . Bulunduğu Ülkedeki Maliye’nin, dijital yayıncılığa ilişkin belirlediği kurallara uymak,
  • . Blogun, arama sonuçlarında üst sırada gelmesini temin amacıyla etik dışı yollara başvurmamak,

Ve yazarların, üçüncü şahısların blog üzerinde yapacakları yorumlarda sorumluluklarının bulunduğunu hatırlamalarında fayda bulunuyor.

Bu arada, bir hafta sonra 15 Mart’ta New York barosunun organize ettiği, “blog ve etik” konularının tartışılacağı bir panel düzenleneceğini ilgilenebileceklere duyurmak isteriz.

[1] Gazetecilik – Halkla İlişkiler ve Reklam Dosyası

Etiketler: HaberYazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Murat Çehreli

Murat Çehreli

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.