Aralık 2003, tüm gazete, dergi, radyo ve televizyonların kısaca medyanın bir yeni olası değişimi incelediği , “1/1/2004 sonrası telekom” dosyaları ile geçti. Öyle ya, 5-6 yıldan bu yana beklenen telekom liberalleşmesi, adım adım yaklaşmış ve aralık ayı içinde de geri sayım başlamıştı.
Telekom sektörü uzmanları radyo, televizyon, dergi ve internet sitelerine verdikleri röportajlarda, 1/1/2004 itibariyle, Türkiye’de yurtdışı telefon ücretlerinin ucuzlayacağını, servislerin çeşitleneceğini söylediler.
Sonra ne oldu?
Bugün ocak’ın son iş günü ve ortalıkta değişen bir şey yok..
Peki ama Neden?
Çok basit bir cevabı var..
Çünkü, sektörü düzenlemekle görevli olan ve 200 yılında kurulan, içinde de 500’ü aşkın personeli barındıran “Telekomünikasyon Kurumu Önemli Bazı Yönetmelik Çıkarmadı ve Lisansları Vermedi!!!!!
Yani…
5-6 yıl önceden bilinen ve TK’nın 2000 yılındaki kuruluş nedeni olan “LİBERALLEŞMENİN” gereği olan ve bu kadar ön hazırlık süresi ile 1/1/2004’te hazır olması gereken pek çok yönetmelik, liberalleşmeye yönelik kurallar, talimatlar ve lisansların önemli bazıları henüz yapılmadı, verilmedi.
Onun yerine, Telekomünikasyon Kurumu’nun bir BDDK yani bağımsız kurum olmasına rağmen “biz seçilmişlerin, atadıkları kişiler olarak, onların dediklerini uygulamak zorundayız” diyerek üzerlerindeki siyasal baskıyı bahane olarak önümüze koydular.
Bu nedenle de şu anda telekom sektörünün firmaları beklemekte.
Çünkü hangi düzenleme, yönetmelik ya da lisansa göre iş yapacakları belirlenmedi.
Peki Arasıl Eleştirileri Cevapladı başlıklı haberde verilen açıklamalar nesi?
Valla buna nasıl cevap verelim? Çünkü bu yazının başlığında ve ilk paragrafında da söylediğim gibi, ya ben Türkiye’de değilim, ya da Arasıl başka bir ülkenin Telekomünikasyon Kurumu Başkanı. Aksi takdirde bu sözleri nasıl edebilir.
İsterseniz tek tek bakalım mı, neler demiş?
İlk paragrafta Arasıl şöyle diyor;
“Yani sektörümüzün gecikme diye tanımladığı eleştirilerine ben asla katılmıyorum. Niye katılmıyorum. Sektörün devlete bakış açısı o kadar olumsuz ki, yarın hakları geri alır yapamaz. Gene bir mazeret bulurlar. Vazgeçerler diye düşündüler”
Sayın Arasıl, geri alınanları örneklemek için, çok geri gitmeye bile gerek yok. Daha 2 hafta evvel Telekomünikasyon Kanunu’nda bir değişiklik yapıldı ve Türk Telekom A.Ş. özelleşme/liberalleşme periyodunda daha sağlıklı olacağı için (parasal yönetim açısından) bağlanmış olduğu Hazine Dış Ticaret’ten alınıp, Ulaştırma Bakanlığına GERİ BAĞLANDI. Ulaştırma Bakanlığına neden bağlanmıştı. Özelleşecek ve liberalleşecekti. Şimdi neden geri alındı?
Üçüncü paragrafa bakıyorum, şunlar yazılmış;
Telekomünikasyon serbestleşmesinde yaşanacak gecikmenin telefisinin olmadığına inandıklarını ve bu yöndeki düzenlemeler için büyük çaba sarf ettiklerini anlatan Arasıl, ancak tek işlerinin bu olmadığını, yeni ve sürekli gelişen bir alan olması nedeniyle öngörülemeyen hukuki sorunlara da gecikmeksizin çözüm bulmak zorunda olduklarını söyledi.
Bu paragraf beni çok mutlu etti. Hatta gözlerim yaşardı mutluluktan. Biz bunları farkında olmadığınızı sanıyorduk Sn.Arasıl. Ne mutlu bu sözleri sizin ağzınızdan duymak. Bu sözleri ettiğinize göre bence sektör artık, Telekomünikasyon Kurumu’nun hukuksal açıdan yanlışlıkları, rekabete aykırılıkları çözmek için Rekabet Kurumu’na taşınmaktan kurtulacak.
Rekabet Kurumu’na müjde veriyorum buradan. Siz de artık “üstünüzdeki siyasal baskıya rağmen olumlu bir şeyler çıkarmaya çalışmaktan, telekom sektörü için çabalamaktan kurtuluyorsunuz. Öyle ya, TK’nın üstündeki siyasal baskı mutlaka sizin de üstünüzde vardır.
Bir sonraki paragraf şöyle diyor;
Arasıl, telekomünikasyon pazarında ayrıca sektörün sağlam bir yapıda gelişmesi ve vatandaşların sırtına yapılacak hatalar nedeniyle yeni bir yük binmesini önlemeye dikkat etmek zorunda olduklarını ifade etti.
Haklısınız Sayın Arasıl. Vatandaşın ve Şirketlerin sırtına yük zaten senelerdir biniyor. Diğer ülkelerin 2-3 katı fiyatlarla yapılan telefon görüşmeleri filan diye hatırlatacağız ama daha yakın bir örnek var. O da ADSL fiyatları. Yurtdışında en fazla 200 M TL’ye 1 MB’lik hatlar varken, ülkemizde bu fiyatlar aralık ayına kadar Milyar TL mertebesindeydi. Şimdi de güya indirim yapıldı ama hala 1 MB’a baktığımızda 400 M TL yani 2 katı. Bunu da söylediğinize göre, sektörün liberalleşmesi için biran önce gerekli yönetmelik ve düzenlemeleri tamamlar, sektörü rekabete açar ve halkı bu yüksek faturalardan kurtarırsınız eminim.
Şimdi esas can alıcı noktaya gelelim. Arasıl şunları da söylemiş
“Özel sektör nasıl olsa, (denilir denilir yapılmaz) diye hazırlanmadı. Öyle bir tablo oluştu ki, çok önemli bir pazar yetkilendirmesinde hiçbir müteşebbis bunun gerçekleştirilebileceğine inanmadığı için fizibilitesini yapmadı. Kendi işletmesinin rasyonel çalışması için yatırımlarının ne olabileceğini hiç düşünmedi. Bizi bekledi. Biz yetkilendirmeye başlayınca, bu sefer ben sizi bekliyorum. Bir kere de sektör devlete ayak uydursun. Bunu çok iddialı bir biçimde söylüyorum. Çünkü biz hakikaten bu sektörde gecikmenin telafisinin çok güç olduğunu görüyoruz.”
Bu son satırlara söyleyecek söz bulamıyorum. Sözü telekom sektörü sakinlerine ve yetkililerine bırakıyorum. Ne dersiniz sayın özel sektör yetkilileri? Siz bizi mi kandırıyorsunuz? Liberalleşme olsun istemiyor musunuz da Telekomünikasyon Kurumu’na ayak uyduramıyorsunuz?
Neyse.. Anlaşılan Sayın Arasıl, memleketi İzmir’de “bizbize ve telekom sektöründen uzakta bir toplantı yapıyoruz” düşüncesiyle istediği gibi konuşmuş. Ama yerin kulağı vardır ve turk-internet.com muhabirleri her yerde..



Kaynak : 