Bu makalenin ilk bölümünü burayı tıklayarak ve makalenin kapsamında yer aldığı “Başarısız BT Projeleri” dosyamızı da burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Şimdiye kadar belgelere ya da bilişim çevrelerindeki ve projenin yakınındaki kişilerin konuşmalarına göre projede yaşananları anlattık. Şimdi gelelim, bu proje konusunda tarafların neler söylediklerine; Bu makalenin son bölümünde (kamera arkası) de anlatacağımız üzere, 2 firma arasındaki proje ile ilgili çalışmalarının sona erdiğinin duyulduğu 2009 sonlarından itibaren, hem projenin sahibi İş Bankasına, hem de projenin ilk yüklenicisi IBM’e konuyla ilgili çeşitli sualler yönelttik. Cevaplar şöyleydi :
IBM Ne Diyor?
IBM 10 yıllık yayın hayatımızda gördüğümüz ve diğer firmalarla karşılaştırdığımız kadarıyla, “iletişim yapmamayı” kendine iletişim stratejisi olarak seçiyor diye düşünüyoruz. Çünkü bize göre, ya cevap vermemeyi ya da yuvarlak, her yere çekilebilir, cevap verildiğinde aslında cevap verilmemiş olan cevaplar vermeyi tercih ediyorlar. Daha önceki yayınladığımız Vakıfbank[1] projesinde de bunu görmüştük.
Bunun bir nedeni kanımızca, IBM’in “bir zamanlar kartaldı” olması. Bundan 20 yıl kadar önce bilgisayara bile “IBM’leri şuraya koyun” dediğimiz bu firma, günümüzde sanki biraz da eski şöhretinin getirdiği nimetlerden yararlanıyor gibi.
Ancak bu projelerde “bunu başardık”, “şunu yapabildik” diyemiyorlar ki, açıklama yapmak yerine, “müşterimizin gizli konusu” demeyi tercih ediyorlar.
Nitekim bu konudaki sorularımızı da “Müşterileri ile ilgili konularda bilgi veremeyecekleri” şeklinde cevapladılar.
Ama zaten ülkemizde “başarısız” projeleri kimse resmi anlamda konuşmuyor. Ne yüklenici firmalar, ne projeyi yapan ve parayı tıkır tıkır ödemiş, bu nedenle de canı yanmış olan firmalar, ne de konuya yakın uzmanlar ya da akademisyenler. Bütün konuşulanlar “fısıltı” düzeyinde kalıyor. Zaten bizim de bu konuları araştırmamızın esas nedeni bu.
Nasıl başarılı projeleri bağıra bağıra konuşuyorsak, başarısızlıklardan da ders almaya başlamamızın zamanı gelmedi mi?
İşbankası Ne Diyor?
Ama asıl ilginç olan İşbankası tarafı. İşbankası halka açık bir firma, dolayısıyla bu tür konularda daha şeffaf olmaları gerekir. Dünyada “SAP” örneklerini anlattığımız[2] bir önceki yazımızda göreceğiniz üzere, bu tür konular firmalar tarafından şeffaf bir şekilde raporlanıyor ki, akademisyenler ya da konusunun uzmanları üzerinde çalışsın, bir daha sorun meydana gelmesin, diğer yandan yatırımcıları bu konuları dikkate alsınlar.
Her neyse, biz şimdi konuya ilişkin resmi İşbankası cevaplarını aktaralım (bu cevap hem mail yoluyla hem de eski usül mektupla tarafımıza ulaştırıldı);
Bizim sorularımız şu şekildeydi ;
- Soru 1) 170 Milyon Dolar olan Proje bedelinin 220 Milyon’a ulaşırken, aradaki 50 Milyon dolar’lık artışın tamamı danışmanlık hizmetleri için midir? Proje maliyetinde iki yıl içerisinde bu denli artış olmasının nedenleri nedir ?
Soru 2) 220 Milyon Dolar ödenmesine rağmen projenin IBM tarafından tamamlanamamasının nedenleri nelerdir?
Soru 3) Projenin başarısız olmuş bölümlerine ilişkin olarak IBM’in İş bankasına yaptığı geri ödeme miktarı ve detayları nelerdir?
Soru 4) İş bankası, aynı anda 300’ün üzerinde IBM danışmanının çalıştığı bu proje başlatılmadan önce IBM’in danışmanlık kadrosunun toplam sayısının 30 kişi olduğunu biliyor muydu? Biliyorsa bunun proje uygulamasında yaratacağı olumsuzluklara ilişkin ne gibi önlemler almıştı?
Soru 5) IBM’in danışmanlık faturalarının, IBM personelinin İş bankasına giriş-çıkışta okuttuğu ziyaretçi kartları üzerinden yapıldığı ve buna dair hizmet ödemelerinin 120 Milyon Dolar’a yakın olduğundan hareketle, neden anahtar teslimi modeli seçilmemişti, seçilen modelin bir nedeni var mıydı? Yapılan projede açık uçlu gerçekleştirilecek bölümler mi vardı?
6)Projenin bundan sonrası için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Yukarıdaki sorularımıza, İşbankası’ndan gelen cevap şu şekilde :
- 2006-2009 yılları arasında yürütülen ve çok sayıda iş ve teknoloji projesinden oluşan Müşteri Odaklı Dönüşüm (MOD) Programı kapsamında, hem ülkemizde hem de uluslararası arenada uzmanlık alanları itibarıyla öne çıkmış birçok danışmanlık ve sistem entegrasyonu firmasından hizmet alınmıştır. Seçim sürecinde, firmaların yetkinlikleri ve alınacak hizmetlerin maliyeti titizlikle değerlendirilmiştir.
- Program kapsamının büyüklüğü dikkate alınarak, uluslararası en iyi uygulamalar ve/veya belirli yazılım ve donanımlar hakkında yüksek seviyede tecrübeye sahip olan, yabancı kaynaklara da erişimi bulunan birden fazla firma tercih edilmiştir. Bu bağlamda ilgili projeye atanması öngörülen yerli veya yabancı danışmanlara ait özgeçmişler üzerinden projenin gerektirdiği iş tecrübesi, proje yönetimi deneyimi, çözüm geliştirme ve hayata geçirme deneyimi gibi hususlar dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır.
- Bankacılık Kanunu uyarınca Bankalar, tüm işlemlerini gerçek mahiyetlerine uygun surette muhasebeleştirmek; finansal raporlarını bilgi edinme ihtiyacını karşılayabilecek biçim ve içerikte, anlaşılır, güvenilir ve karşılaştırılabilir, denetime, analize ve yorumlamaya elverişli, zamanında ve doğru şekilde düzenlemek zorundadır. Bu kapsamda, firmalara ödenen tutarlar ve yapılan harcamalar da resmi denetim organlarınca değerlendirilmiştir.
- Projenin yapısı ve yapılacak işin niteliğine göre farklı ödeme yöntemleri belirlenen sözleşmeler düzenlenmiştir. Kapsamın net olarak belirlenebildiği durumlarda sabit fiyat üzerinden imzalanan sözleşme olduğu gibi, kapsam belirlemeye yönelik süreç tasarımı ve iş analiz gerektiren çalışmalarda çıktıya bağlı aylık ödemenin yapıldığı sözleşme türünün de kullanıldığı projeler söz konusudur.
- MOD Programı kapsamında yürütülen faaliyetlerde danışman firmalar ile yapılan çalışmalarda elde edilen bilgi ve tecrübe Bankamız çalışanlarına aktarılmış, bazı projelerin ilerleyen safhalarında Bankamız kaynaklarının yetkinlik düzeyinin artmasına paralel olarak projenin başarısını devam ettirecek şekilde çalışmalar Bankamız kaynaklarınca sürdürülmüştür.
- Başarıyla tamamlanan bu tür projelerde hem yurt içi hem de yurtdışında yerleşik finans kurumları tarafından Bankamızdaki uygulamaları görmek için saha ziyaretleri talep edilmektedir.
Bankamız tarafından yürütülen bir kısım projelere yönelik sorularınız ile ilgili açıklamalarımıza aşağıda yer verilmiştir.
Halka açık bir şirket olan Bankamız, tabi olduğu mevzuatın gerektirdiği açıklamaları kamuya duyurmakla yükümlüdür. Bu doğrultuda, Bankamız tarafından yürütülen veya tamamlanan projeler konusunda tüm paydaşlarımız sürekli olarak bilgilendirilmektedir.
Yönetişim ilkelerimiz çerçevesinde, 3. taraflarla ticari ilişkilerimiz kurumsal süreçler ve iç uygulamalarımız uyarınca yürütülmektedir. Bankamızın iş yapma kültürü gereğince, danışman desteği alınan projelerde kurumsal firmalar ile sözleşmeler akdedilmekte ve çalışmalar ilgili sözleşme kurallarına göre yürütülmektedir.
Kamuoyuna ve yasal mercilere yapılan açıklamalar dışında, ticari sır ve banka sırrı niteliğindeki bilgilerin, Bankacılık Kanunu’ndan kaynaklanan “sır saklama” yükümlülüğü nedeniyle, sizlerle paylaşılması olanağı bulunmamaktadır.
Bununla birlikte aşağıdaki hususları belirtmek isteriz:
Dolayısıyla Müşteri Odaklı Dönüşüm (MOD) Programı kapsamında Bankamızca yürütülmüş olan projelerin başarısızlığı ya da bu konuyla ilgili alınan hizmetlerden Bankamızın zarara uğramış olması söz konusu değildir.
Yayın ilkeleriniz gereği gerçek dışı bir haber yayınlamayacağınızı bilmekle birlikte, Bankamız hakkında asılsız bir haber yayınlanması halinde başta Bankacılık Kanunu’nun 74. Maddesi (İtibarın Korunması) olmak üzere her türlü yasal hakları kullanma hakkımızı saklı tuttuğumuzu hatırlatır, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
2 tarafın cevapları bu şekilde. Biz yarın ki bölümde, “Başarısız BT Projeleri” makale yapımıza uygun bir şekilde, başarısızlık nedenlerini analiz edeceğiz. Yarınki bölümü burayı tıklayarak okuyabileceksiniz.
[1] Başarısız BT Projeleri – 3 / Vakıfbank / IBM Örneği
[2] Başarısız BT Projeleri – 4: Yurtdışı SAP Projeleri



Kaynak : 