Dün bir TV kanalında eski DPT Müsteşarı, günümüzün siyasetçisi İlhan Kesici’yi izledim. Kesici, eğlenceli anlatımını rakamlarla destekliyor. Ne kadar doğru bir yaklaşım ve ne kadar öğretici.
Benim siyasilerden beklentim, hamasi edebiyat yerine böyle somut ve mümkünse verilerle konuşulması.
Zaten Y nesli, internetli dünya, sosyal medya, büyük veri vsvs derken, anlamını bilenlerin gönlünde çoktandır “bilgi toplumu olmak” var. Ama “bilgi toplumu olmak” ifadesinin, pek çok siyasetçinin ağzıan pelesenk olmasına karşın, gerçekten bilgi toplumu gibi konuşan sayısı bir 5-10. Hatta bakanlar içinde bile, verilerle konuşan çok az.
Ama gerçek “bilgi toplumu olmak”, verilerle konuşmayı gerektirir. Aynen İlhan Kesici’nin anlattığı gibi.
Aksi takdirde, Türkiye’nin 2000’lerin başında –dünyanın konjonktürüne paralel olarak– içine düştüğü ekonomik kriz ve o zamanın iktidarının –koaliyonun—bu krizi yenmek üzere ortaya koyduğu katı kurallar ve ısrarcı politikaların ülkemize pozitif etkileri anlaşılamaz.
Tam tersine bu politikaları devam ettiren AKP’nin oluşturduğu ortam ekonomik başarı olarak değerlendirilir.
Evet AKP’nin 2002-2006 döneminde ekonomide bir başarısı var ama bu başarı, yeni bir vizyon koymaları şeklinde değil, Kemal Derviş’in bankacılık sektörü, Kamu İhaleleri ve diğer konularda koyduğu sıkı kuralları devam ettirmeleridir.
Tabi zamanın IMF, Avrupa Birliği, Dünya Bankası vs gibi kurumların da zorlamaları bundan etken olmuşlardır. Ayrıca 1990’lardan beri kabuğunu kırmayı bekleyen bir durum da söz konusudur. Bu sayede de, Türkiye o dönemde yıllık ortalama % 7,2’lik bir büyümeyi yakalayabilmiştir.
Ancak yine İlhan Kesici’nin rakamlarına bakarsak, bu % 7,2, o dönemin, ülkemizin de içinde olduğu “Gelişmekte Olan Ülkeler” grubundaki % 6,9’dan ancak binde 3 puan daha iyidir. Aynı dönemde % 8 büyüyen Asya Kaplanlarından ise % 1 puan aşağıdadır.
Yani sunulduğunun aksine çok mükemmel değil ama güzel ve iyi bir büyümedir.
Ancak AKP’nin tam iktidar olduğu, Tayyip Erdoğan’ın ise “ustalık dönemi” olarak değerlendirdiği dönemin pek de öyle olmadığı görülüyor. Bunu, yine İlhan Kesici’nin rakamlarına gore söylüyoruz. Programda 2007-2014 için sunduğu grafiğe bakarsanız, AKP’nin üzerindeki baskı kalktıktan sonra, ortaya koyduğu bir vizyon olmadığı, aksine ekonominin küçülmeye başladığı görülüyor.
Bu 8 yıllık dönemde, Asya Kaplanları % 7 ve bizim de içinde olduğumuz Gelişmekte Olan Ülkeler % 6 büyüme yakalamışken, Türkiye’nin büyümesi % 3,3’e inmiş.
Kesici bu rakamları ve diğerlerini kendi sitesinde bir makale olarak sunmuş. İsteyen burayı tıklayarak bakabilir.
Ben bu yazıda ekonomik bir analiz sunmaktan çok “Bilgi Toplumu olmanın önemi”ne işaret etmek istedim. Eğer rakamlar / veriler olmaz ise, “Yap-İşlet-Devret” methodu ile yapılan, Köprü, Hidroelektrik santrallar, Nükleer Santral, Havaalanı projeleri gözünüzü boyar ama aslında Türkiye’nin büyümediğini, aksine diğer ülkeler daha hızlı büyüdüğü için arkaya düşmeye başladığını gözden kaçırabilirsiniz.
Gerçi sonucu dünya listeleri gösteriyor. Hatırlarsanız, 2023’de 10cu büyük ekonomi olmayı hedeflerken, şimdilerde 18ci ekonomiye gerilemiş durumdayız (Bkz : List of Countries by GDP (nominal))



Kaynak : 