I-GENEL OLARAK İNTERNET’TE İŞLENEN SUÇLAR
Günümüzde bir teknoloji harikası olarak internet, sanal alemde bir bilgi ve iletişim aracı olarak mesaj, dosya, program gibi bir çok unsurlarıyla bilimden ticarete, müzikten sinemaya ve kültüre hemen her çeşit alanda işlev görmektedir(1). 90’lı yılların sonundan başlayarak ülkemizde de yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanan internet, günümüz kitle iletişim araçları içerisinde yerini almıştır. İnternet’in; gündelik iş yaşamından devlet kurumlarına, ekonomiden ticarete, bankalardan hastanelere, medyadan adliyelere, hastanelerden daha adını sayamayacağımız kadar çok alana yayılmış olması ve bilgilere bir klavye tuşuna dokunarak ulaşmak isteyen insanların varlığı bu iletişim aracının kullanıcı sayısını her geçen gün daha da artırmaktadır. İnternet’in toplum yaşamında giderek daha fazla yer alması ve kullanım alanının günden güne genişlemesi, doğal olarak bazı hukuki sorunları da beraberinde getirmiştir.
Gerçekten, internet’i iletişim, bilgi edinme ve paylaşım gibi iyi amaçlarla kullanan kullanıcıların varlığına karşılık, teknolojinin yaramaz çocukları olarak adlandırılan; intikam alma duygusu, güce sahip olma, aç gözlülük, şehvet, macera veya “yasak meyveyi tatma” arzusu gibi geleneksel olarak bireyleri suç işlemeye götüren nedenlerle hareket eden, sabotaj veya kaos yaratmak amacıyla çeşitli sistemlerin açıklarını bularak bu sistemlere atak yapan ve sisteme izinsiz girerek çeşitli hasarlar yaratan programcılar veya bilgisayar ile uğraşan “hacker” lerin ortaya çıkması(2), bilişim teknolojisinden faydalanarak internet’teki yerini almak isteyen “terör örgütleri”nin faaliyetlerini bu ortama taşıması(3), “hırsızlık” ve “dolandırıcılık” gibi suçların bu ortamda işlenmeye başlanması, internet’te izinsiz yayınlanan film, müzik ve oyunların oluşturduğu “lisans hakları ihlalleri”(4) şeklindeki suçların genişlemesi, hakaret amaçlı sitelerin kurulması ve son olarak, bilgisayar orijinli resimler yoluyla yeni müstehcenlik biçimlerinin oluşturulması ile sübyancı olarak adlandırılan kimselerin sapkın düşüncelerini yaşama geçirmeleri sonucu “pornografi” ve “çocuk pornografisi” gibi yasadışı yayınların giderek artması(5), internet’in kötü amaçla kullanılabileceğini açıkça gözler önüne sermiştir.
Yazının devamını Bilişim Suçu Olarak Pornografi – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
* Diyarbakır Barosu, Bilişim Teknolojileri Hukuku Merkezi Başkanı, Çocuk Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi Üyesi
** Dicle Üniversitesi, Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Elemanı.
Notlar
- Bkz.Hasan Sınar: İnternet ve Ceza Hukuku, 1.Bası, İstanbul, Beta Yayınevi, 2001, s.33 vd.
- Yeteneklerine göre crackers, hackers ve rodents gibi bir sınıflandırmaya tabi tutulabilecek bu kişiler tarafından bir sisteme izinsiz girme, bu sistemdeki verileri silme, sistemin işleyişini yavaşlatma, sistemin kullanılmasını engelleme ve bu sistemden menfaat temin etme gibi bilişim suçları, internet ortamında da işlenebilmektedir. Bu konuda bkz. R.Yılmaz Yazıcıoğlu: Bilgisayar Suçları, l.Baskı, İstanbul, Alfa Yayınevi, 1997, s.120-121.
- Gerçekten, internet ile birlikte terörizm yeni bir boyut kazanmıştır. Devletlerin bilgi iletişimi ve haberleşme sistemlerinin karmaşık yapısına terör eylemleriyle zarar verilebilmektedir. Yine, dünyanın herhangi bir yerinden internet’te bir komutla bir enerji üretim santralinin bilgisayarına zarar verilmesi şeklinde terörist faaliyetlere de rastlanabilmektedir. Bkz. M.Volkan Dülger: “Kitle İletişim Araçları ve Terörizm”, (http: //www.hukukcu.com/ bilimsel/index.htm)
- Örneğin, şifre ile girilmesi veya belli bir aidatın yatırılması gerektiği halde buna uyulmaması suretiyle web sayfasına girilmesi; eserin yükleme ile internet ortamında MP 3 formatına çevrilerek web sitesine alınması böyledir. Yine, veri tabanı içinde bulunan “bilgi kümeleri” de Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 6.maddesi kapsamına girmektedir. Bunlara yönelik fiiller, telif suçunu oluşturmaktadır. Bu konuda bkz. Mustafa Toplaoğlu: “İnternette Fikri Haklar Sorunları”)
- David S.Wall: “İnternet Rejimi ve Düzenleme Sorunu”, Çeviren: Hasan Sınar, in: Adalet Yüksek Okulu, 20.Yıl Armağanı, İstanbul, 2001, s.203.



Kaynak : 