Bu yazı dizimizin önceki bölümlerinde burayı tıklayarak göreceğiniz üzere, cihaz dünyasının 2013’ünü ve burayı tıklayarak göreceğiniz üzere, 2013’te önümüze çıkan ve başlıkta da yer alan dinlemeleri özetledik. Şimdi bilgisayarcıların konularına bakalım;
Her zamanki bilişim konularda 2013 yılında kayda değer bir değişiklik olmadı çeşitli donanım ve yazılımlar geliştirildi, bazı yenileri çıkarıldı. Ama ilk aklınıza gelen nedir derseniz? 3 boyutlu yazıcılar dışında fantastik bir şey hatırlamıyoruz. Şimdi detaylandıralım:
Büyük Veri ama Artık Depolamayı Değil, Kullanılabilir ve Analitik Olmasını Konuşuyoruz
Büyük veri dediğimiz konu hayatımıza Google, Facebook vs ile girdi. Eskiden de büyük verisi olan firmalar (mesela bankalar) vardı ve temelde bu konu bilişimciler için “veri depolama” anlamına geliyor ama artık verinin sadece ne kadar büyük olduğu ile ilgili değiliz, belki de asıl konuşulan konu; bu verinin kullanılabilir olması (ve hatta anlık olarak) ve de analiz edilebilmesi ile ilgili.
Bu kadar çok verinin, hem donanım tarafına, hem de yazılım tarafına getirdiği zorluklar ve dolayısıyla yenilikler var. Mesela Big Data hayatımıza NoSQL’i de soktu. NoSQL yeni bir kavram değil, 1998’lerden geliyor ama Big Data yükselirken tekrar gündeme girdi. Bu hafif bir açık kaynak ilişkisel veritabanı ve klasik ilişkisel veritabanlarını altküme olarak görüyor. SQL ile gözden kaçanları ya da eksikleri toplamaya yarıyor da diyebiliriz.
Yine son bir kaç yıldır yükselen İş Zekası yazılımları, büyük veri ile birlikte iyice gündeme oturdu. Çünkü bu yazılımlar, büyük verinin analizini kullanıyorlar.
Yukarıda da belirttiğimiz üzere, big data’nın esas önemi kullanılabilir ve analiz edilebilir olmasında. Dolayısıyla bilişimden çok pazarlama dünyasında vites büyütüldü. Bunu zaten bir kaç senedir öngörüyorduk ama 2013’de bu iyice konuşulur oldu. Hatta bilişim konferanslarından çıktığını ve pazarlama konferanslarına girdiğini gördük.
Çünkü big data, firmalar için rüya gibi bir şey; eğer becerebilirlerle müşterilerini daha iyi tanıma ve tam ona göre ürün/servis/reklam sunma olanağı sağlıyor. Bu sözlerden big data sadece pazarlama için kullanılıyor ifadesi çıkmasın. Operasyonla ilgili bilgiler de çıkıyor ama 2013’de yükselen taraf pazarlama ile ilgili olandı.
Ya Büyük Data Güvenliği – Kişisel Verilerin Korunması?
Genel güvenlik kadar, büyük veri ile ilgili olarak da en büyük sorun verilerin korunması. Pentagon bile bu konuda “ülke verileri” başlığı altında uyarı yaptı[1]. Ülkemizde ise bırakın verilerin korunmasını, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Raporuna göre (aferin onlara faydalı bir iş yapmışlar), devlet elindeki kişisel verileri ya başka kurumlara kendi elleriyle veriyor ya da bu verilerin olduğu yazılım ve donanımın bakımı/kurulması aşamasında, firmaların yetkisiz elemanlarının verilere ulaşabildiği raporlandı[2].
Diğer yandan ülkemizde hala “kişisel verilerin korunması” konusunda kanun yapılamadı. Daha doğrusu bu kanun bir yılan hikayesine dönmüş durumda. Sadece BDDK’nın bankalar için kişisel verilerin yurtdışına depolanamayacağına dair bir düzenlemesi var.
Diğerleri
Bu arada benzer kapsamdaki sanallaştırma, tekilleştirme ve benzeri konular da aynı şekilde sürüyor. Kayda değer bir değişim yok bu konularda. Çeşitli firmaların iddialı çözümleri var.
Bulut Hala Yükselişe Geçemedi
Son 5-6 yıldır hep bulut konuşuyoruz ama bulutun da “güven sorunu” aşılamamış durumda. Bu güven hem “yabancı bir sunucudaki verileri kimler görüyor?” sorusunu akla getiriyor, hem de “ya bizim olmayan sunucular çökerse ne yaparız?” anlamına geliyor. Mesela bu sene Amazon sunucuları çöktü ve çok kullanılan Instagram gibi sitelere 4-5 saat erişim yapılamadı[3]. NSA skandalı ise ABD’li firmalardan bulut servisi alan çok uluslu firmaları “verilerimize NSa ve başka kimler bakıyor” şeklinde korkuttu ve kaçırmaya başladı[4].
Ayrıca bulut servisi alan/alacak firmalar sözleşme yaparken çok sorun olduğunu düşünüyorlar. Örneğin, başka bir buluta taşınma kararı verdiğinizde bu nasıl olacak? Arada fiyatlar acaip artacak mı? Bulut servisi aldığınız firma rakip gruba satılır mı?
Buna rağmen, Türkiye’de bir araştırma firması hesaplarına göre 105 milyon $/yıl düzeyinde bir potansiyel var ve KOBİ’lerin % 8’i buluta sıcak bakıyor[5].
Sonuç olarak, bu sene bulut biraz daha hareketli olsa da, hala bulut-bulut-bulut anlatan satıcı firmalar daha çok dil dökeceğe benzer.
Yeni Bilişim Devleri Yerlerini Sağlamlaştırırken, Eskinin Devleri Çöküyor – Küçülüyor
İlk bölümde Microsoft ve Intel ile ilgili gerilemeden bahsetmiştik[6]. Yanısıra bu yıl pek çok firmanın küçülmelerini, eleman çıkarmalarını okuduk. Bir kaç örnek vermek gerekirse, Google satın aldığı Motorola’dan, Panasonic, otomotiv ve endüstriyel ürün bölümünden işten çıkarmalar yaptı. Zynga oyun firması elemanlarından % 18’ini, Symantec de % 18 olan 1,700 kişiyi, IBM Avustalya’dan 1,500 kişiyi ve ABD ile Kanada’dan 3,000 kadar kişiyi, Blackberry 250 kişiyi, Cisco 4,000 kişiyi, Intel Hudson fabrikasında çalışanları, Siemens 15,000 ve Alcatel-Lucent 10,000 kişiyi, HP 5,000 kişiyi işten çıkardı ya da çıkarma hazırlığı yapıyor.
Bu neden oluyor derseniz; Alcatel-Lucent, Siemens, Google (Motorola) ve Cisco ile ilgili olanlar Çin’li telekom üretici firmalarının (yani Huawei ve ZTE’nin) yükselmesi ile birlikte bu firmalar satamaz oldu. Her 2 firma Çin Merkez Bankasının finansal desteği ile fiyatları indirebiliyor ve kredi verebiliyor.
Diğer gelişmelerin nedeni ise Steve Jobs’un vizyonu ; Örneğin Blackberry, Nokia, Microsoft ve hatta Intel’in gerilemesinin arkasındaki neden tablet devrimi.
Bir sonraki bölümde en sıcak konulardan birisi olan Digital Paralardan bahsedeceğiz…
[1] Amazon Sunucuları Arızalanınca Instagram, Netflix ve Vine gibi Pek Çok Site Erişim Sıkıntısı Yaşadı
[2] NSA Skandalının ABD Bulut Pazarına Verdiği Zarar 3 Yılda 35 Milyar Doları Bulabilir
[3] Türkiye Bulut Bilişim Pazarı Aylık 105 Milyon Dolar’lık Potansiyele Sahip



Kaynak : 