Tabi her köşede bir Bilişim etkinliği olunca Sarıyer’deki börekçiler nerede bizim yöresel bilişimimiz, bizi unuttunuz diye üzülmüşler. Oysa ki onlarda bal gibi cep telefonu, yazar kasa, fotoğraf makinası kullanıyorlar.
CEBIT Bilişim Eurasia gururumuz Türkiye’nin Avrasya penceresi. Avrasya olunca, tabi yolda 2 saatten az zaman harcarsanız olmaz. Kapıya yaklaştığınızda çığırtkanlar başlıyor, ikizlere takkeci bile var mıdır diye düşünmeye başlıyorsunuz !!!!
Barkodlu bileti turnikeden geçireceksiniz. Kim gelmiş takip edilebilsinler diye, ama okumuyor. Sağolsun görevli arkadaşlar hemen bileti alıp, okutur gibi yapıp, barkod okunamayınca, el kumandasıyla sizi içeri alıyorlar.
Biletin üzerinde de şu ibare dikkati çekiyor 15 yaşından küçükler giremez. Üstünde yeni, hani şu oyun için çıkan cep telefonu…
Bu arada giriş de çok güzel. Bilmem kaç adet turnike. Aynen Boğaz köprüsü gişelerini andırıyor. Toplamda 30 metrelik bir cepheyi kaplıyan turnikeler için, 1500 metrekarelik bir çadır yapılmış, çok iyi fikir valla, onu da biraz Türkleştirmişiz…
Profesyonel günde gidin ki, profesyonel trambolinciler zıplayarak karşılasın sizi. Yanında bin türlü oyun ve eğlence, ancak hepsi profesyonel gözetimde inanın.
Peki Neden insanları, illa 7. Salona girilmesi zorunlu gibi bırakıyorlar. Aaaaa Pardon Fuar sponsoru buradaymış. Hem de girişinde. Buna kızan diğer GSM operatörü de misketlerini alıp kendi sanal dünyasına girmeyi istemiş. (Ne zaman gerçek dünyaya döner bilinmez). Ama onlar da Sanal Bilişim açığını kapatmışlar. Bilgi teknolojisinde OEM parçacılar ve Dijital ürünler göz kamaştırıcı, bilgi teknolojisinde başka ne vardır ki?
Made in Turkey bölümü ile de gurur duyduk. Biraz öksüz kalmışlardı ama olsun, onların zaten parası azdır. GSM’cilerin salonundan bahsetmiyorum. Onları %100 faydalanabildikleri bir etkinlik ne de olsa!
Haa.. bu arada fuarlardaki ilk defa sunulan ürünler olur diyorsanız da kusura bakmayın. Biz ancak yurtdışı fuarlarda daha önce sunulmuş, daha sonra da piyasaya sürülmüş olan ürünleri görme şansına sahip oluyoruz. Ama yine de bir yarardan bahsedilebilir “Çözümler / Ürünler toplu halde görülüyor”. Onun dışında, aldığımız yorumlarda bir çok yöneticinin fuarı –uzaklığı nedeniyle de–, “nasıl olsa bildiğimiz şeyler” deyip gitmeme kararı aldıklarını öğrendik.
Komik olan ne biliyor musunuz? Katılan tüm firmalar, genellikle bir sonraki sene katılmayacaklarını söylerler! Demek ki bir sene unutmak için yeterli! Bilişim curcunası, maddi kaygıların doruğa ulaştığı bir hafta olmaktan çıkıp, milli bir dava haline gelmelidir diye düşünüyorum.
Sarıyer’deki börekçileri gücendirmeyelim bu hepimizin davası….



Kaynak : 