Bu hikayenin önceki bölümlerini
- Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 1
- Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 2
- Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 3
- Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 4
- Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 5
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Tam ben soracak iken Suna atılıyor, “Peki nerede bu bilgisayar?”
“Aşağıda, yerin altında” deyip gülümsedi Mr.Smith. Girişin biraz ilerisindeki asansörün içinde aşağıya inerken “Neden yerin altında? sorusu aklıma takıldı”. Rehberimiz sanki beynimden geçenleri okumuş gibi, “Büyük Magnetic rezonanans cihazının yerin altında olması gerekiyor, yani nötr ortamda. Tabi kuantum bilgisayarının da onun hemen altında. Aslında MR cihazı bir kilometre çapında büyük bir bobin, 2 bin kilometre uzunluğunda bir tel.
Asansör durunca bir odaya giriyoruz. Giymemiz için beyaz tulum şeklinde elbiseler ve özel ayakkabılar veriyorlar. Mr.Smith gülümseyerek “Çok hassastır” diyor. Kurduğu cümlede “she” kelimesi dikkatimi çekiyor. İngiliz alışkanlığı deyip önemsemiyorum.
Çok geniş bir alanın içindeyiz. Duvarda kuantum bilgisayarının şematik gösterimi var. Bir sürü ok ve simge. Kimyasal yapı, elektriksel yapı, bilgisayar yapı panoları.
“Kimyasal yapı mutlak sıfıra yaklaşmak için gerekli donanımını sağlar. Manyetize edilmiş helyum, çok yüksek hızda berilyum izotoplarının etrafını sarar. Yüksek manyetik alan bir helyum silindiri oluşturur. Kuantum dolanıklığı için gerekli koşulları sağlar. Berilyum atomları hazır hale gelince kuantum çiftleri halinde birleştirilir. İşlemin sonucu şu ortada gördüğünüz özel yapım elmasın ortasındaki dolanık atomlara iletilir. Biz de çıktı değerlerini berilyum atomlarının yaydığı foton ışıması ile ölçeriz.”
“Peki girdiyi nasıl veriyorsunuz?”
“Hızlandırılmış berilyum izotoplarını argon lazerle süper pozisyona getiriyoruz, elektronun spini ve hızı ile girdileri belirleyebiliyoruz”
“Ya AND, OR ve XOR kapıları?”
“En kolayı. Kuantum tünellemesini aşağı spin ile yapıyoruz. Bu bize AND kapısını veriyor, OR için yukarı spin. XOR için ise her ikisi”
Elimle ortadaki yuvarlak alanı gösterip, “kuantum bilgisayarı için bir programlama diliniz var mı?” diye soruyorum.
“Evet, QUASLA dilini kullanıyoruz, yani Quantum Assembler Language. Tıpkı assembler dili gibi ama işlemler kimyasal, elektriksel ve atomik boyutta ama programcılık tekniği aynı, klavye yok, hata mesajı yok, sadece ufak atomlar”.
“Güzel…” deyip gezimize devam ediyoruz. Pythia gerçekten de güzel bir şey.
–0–
Londra’nın belki de hiç değişmeyen birkaç şeyinden biri bu taksiler. Dışarıda ki kalabalığı ve binaları seyrediyorum. Oxford’dan döndüğümüzden beri Suna somurtuyor. Biliyorum birazdan patlayacak.
“İnanamıyorum sana Emin, iki milyon dolar bu”
Bu hikayenin devamını Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 7 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 