Bu hikayenin önceki bölümlerini
- Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 1
- Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 2
- Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 3
- Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 4
- Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 5
- Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 6
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
“İnanamıyorum sana Emin, iki milyon dolar bu”
“Olsun çok paramız var bi tanem, iki milyon dolar eksik olsa ne olur? Hollywood, Marilyn Monroe kadar seviyor beni. Onun kadar düzgün bacaklarım olmasa da, senaryolarım onun kadar çok para kazandırıyor.”
“İyi de bu parayı sokağa atmak için neden olamaz”
“Atmıyoruz ki…”
“Sırf bir şeyi merak ediyorsun diye iki milyon dolar verilir mi? Evdeki ıvır zıvır oyuncaklara harcadığın para neyse de bu çok fazla. Hem eninde sonunda bunu deneyeceklerdir, niye bedelini sen ödüyorsun ki?”
“Lütfen, bu konuda beni eleştirme, çok para değil, buna değer. Orada olmak istiyorum”
“Peki” deyip sakinleşmeye çalışıyor. Ona nasıl anlatabilirim ki? Kendime bile tam olarak açıklayamazken…
Suna akşam yemeğinde biraz daha sakin. Dışarıda nefis bir Londra manzarasına bakıp konuşmadan yemeklerimizi yiyoruz.
“Ne bu kuantum bilgisayarı?”
“Kuantum fiziği ilkesiyle çalışan farklı bir bilgisayar”
“Neydi şu kuantum, tekrar anlatsana. Hani hem canlı hem de ölü olan şu kedi”
“Schrödinger’in kedisi”
“Ayıp etmiş, insan kedisini deneyde kullanır mı?”
Kahkahayla gülüyorum, tabi Suna da. Sonunda barıştık.
“Hayali bir deney o, Schrodinger öyle bir şey yapmaz, efendi adamdır, kedileri de sever. Ben kendisine vekilim”
“Kediler adına çok sevindim, şu kuantum fiziğini tekrar anlatsana, hiçbir şey anlamamıştım”
“Bu gayet normal, onu bulanlar bile anlamıyor”
“Eh bu da iyi, peki bu adamlar neyi buldu? Kedilerle alıp veremedikleri ne?”
“Kedilerle bir sorunları yok, taktın sen de. Onlar daha çok fotonlarla ilgililer. Işığı oluşturan fotonlar tuhaf davranıyorlar.”
“Nasıl tuhaf?”
Bu hikayenin devamını Bir Bölü Sıfır Eşittir Mavi Bilye – 8 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 