Bir şirketin verilerinin tahrip olmasına karşı alınan önlemler “felaket planlaması” olarak adlandırılı ve bu konu özellikle, 11 Eylül 2001 terörist saldırılarının ardından gündeme daha çok oturdu. Ancak bazı kuruluşlar felaket planlaması yapmak için, başlarına bir olay gelmesini bekler gibiler. Adeta Bir Musibet, Bin Nasihatten iyidir atasözünü haklı çıkarmaya çalışıyorlar. ABD’de yapılan bir araştırmaya katılan yöneticilerin % 14’ü, bir yıkım durumunda önemli iş verilerin kayıp olmaya açık olduğunu söylüyor.
Nereden Başlamalı
Felaket Planlaması ya da iş sürekliliği planı geliştirmeye başlamak pek de kolay değil. Uzmanlar: “Kuruluşunuzun yaşam kaynağı olan bilgiler en üstte olmalı.” diyorlar. Plan geliştirmek için şirketin hemen hemen her bölümünden birileri gerekli. Güçlü bir iş sürekliliği planı geliştiren kuruluşlar bölüm bölüm dolaşıp her bir bölümün uyguladığı işleyişten anlayan birini bulmalı ve görev için neyin kritik olduğunu saptamalıdır. En öncelikli bilgiler uygun donanım ve yazılımla birlikte bir yedekleme yerinde tutulmalıdır. Sormanız gereken soru: “Hangi noktaya geldiğinizde yeterince güvenceniz olduğunu hissedersiniz?”
10 Mart 2004 – Hilton Konferansı
turk-internet.com Genel Müdürü Füsun S.Nebil’in hoşgeldin konuşması ile başlayacak konferansın açılışı Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ve HP Hizmetler Türkiye Müdürü Resan Yüner tarafından yapılacak. Konferansta gün boyunca gerek teknolojik gerek ise prosedürel boyutu ile iş sürekliliği kavramları incelenecek.
HP, DataCore, Gantek, Probil, SuperOnline, Computer Associates ve Intel’in sponsor olduğu konferansın finali 2 ayrı toplantı ile süsleniyor. Toplantılardan bir tanesi ekonomist Atilla Yeşilada’nın sunduğu “21.YY Şirketlerini Bekleyen Riskler”, diğeri ise Dr.Ekonomist Şeref Oğuz tarafından yönetilen ve “Türkiye’de iş sürekliliği kavramları” başlığını taşıyor.



Kaynak : 