Türk Telekom’un kullanıcıları nerdeyse “nasılsa anlamaz” konumuna düşüren ADSL düzenlemesi, 1 milyon ADSL kullanıcılarının sınırlı 256 aboneleri dışında kalanlarını mutsuz etti.
Bu abonelerin sesini duyurmaya yönelik yazdığımız yazılara çeşitli yorumlar geliyor. Ama aşağıdaki yorum başka bir boyuta işaret ediyor. Bize, Türk Telekom yetkililerinin altyapının sınırları da hesaba katmadan açıklamalar yaptığını gösteriyor. Bu daha da vahim. “Yapılan düzenlemenin arkasında acaba ne tür bir düşünce var? Neden bu uygulama yapıldı” sorusunu akla getiriyor. Bu konuyu bayram sonrası çeşitli uzmanlara soracağız ve yorumlarını aktaracağız ama önce altyapı sorununa ışık tutan uzmanımızın yazısını size de iletelim;
Merhaba Serdar bey,
Aziz Nesin’in “ah biz eşşekler” kitabı önsözünü okuyup gerisini hatırlamadığım kitaplardan birisidir, Ama o önsöz kısmı var ya, hayatımda her vaka’ya parmak basarken kullandığım bir alıntı oldu,
ADSL’in başına gelenler, adım adım yaklaşan patlamanın çatırdamaları ve yakın bir zamanda beklenen facia olacak, ve hep bir ağızdan “aaaa bak oldu” diyeceğiz.
Rekor düzeyde hızlı büyüme olmuştur, doğrudur, ancak mühendislikte hızlı yükselişi kararlı noktaya taşıyan bir düzenek olmadğı durumda, aşağı yukarı nasıl salınımlar yaşanırsa, ADSL de de bu salınımların ilk eğrilerini ve panik tepkileri gözlemliyoruz. Kırılma noktaları da olacak.
Anladığım kadarıyla bu kotalı uygulama, bu ani dalgalanmaların genliğini düşürücü manevralar oluyor. Word dökümanında da başlık olarak yazıldığı gibi, ‘… garanti olmamak kaydıyla en az….’ . Bu şebekeye, bu alt yapıya bu işletmeye Garanti damgası vurulamayacağını çok iyi biliyorlar, minimum sınırsız 512 kaosa giden serseri kalabalıklar üretecek ve şebeke çökecek. Ancak gel görki, yukardan bir ses, en az 512 dedi, olur da, işte böyle olur.
Abone sayısı milyona geldi, hadi yurtdışı çıkışını artıralım, yurt dışı devremiz şu kadar oldu aboneler rahat etsin herkese yeterli alan var… bu abone ve şebeke yönetimi değil. ADSL in yaygınlaşması geç başladı ancak, Telekom da gecikme dönemlerinde hiçbir ön hazırlığa girmeden, satın alma ile bu işin tamam olacağı beklentisi ile çok hazırlıksız yakalandı. Gerek insan gücü olarak ve gerekse teknolojik alt yapı olarak. Yaşadıkça öğrendiler, öğrendikçe düzeltme yoluna gittiler, ancak paylaşamamak en temel sorunlarımızdan biri olmaya devam ediyor. ISS’leri uzak tutmak, çözüm ortaklarını sadece taşeron olarak konumlandırmak, abone ve trafik yönetiminde teknolojik eksikliklerle milyon sayılarına erişmek riskli bir yol ve riskin ertelendiği bir süreç.
Durumdan şikayet eden arkadaşlara bulundukları yerde mevcutsa, Kablo Interneti öneriyoruz. Sakin, sade ve artık hesaplı. Orda da birtakım sancılar var ama, en azından teknolojik olarak rahat bir mekan.
Bizim köyde Cafer Amca sabah kalkmış, iki kötü haberle müjdelenmiş, yakın akrabası ve uzak komşusu ölmüşler, akrabadan başlayım demiş, uzun zaman ihmal ettiği ölen akrabasının kapısına yaklaşırken karşıdan tepkiler almış, akrabası cenazesine kabul edilmemesi yönünde vasiyet bırakmış, bu kendisine tebliğ edilince, kendisini hiç bozmamış ve canım sağolsun, ben de komşunun ölüsüne giderim demiş.
Kavga gürültüye gerek yok, kullanıcılar en iyi cevaplarını aboneliklerini iptal ederek ya da askıya alarak ve alternatif çözümlere giderek göstersinler, siyaset de ticaret de bu dilden anlar.
Selamlarımla,
Merak edenler için notum şu şekilde; Bu maili yazan arkadaşımız şu anda Kablo İnternetçiler dahil hiç bir ISS’de çalışmıyor. Eskiden Türk Telekom’da çalışan ama şimdi tamamen internet erişimi alanının dışında bir alanda çalışan bir mühendis. Yazdıklarına konuyu yakından bilenler aynı yorumu yapıyorlar.
Kampanya için önerisini ise bir düşünelim hep birlikte. Bana yazın.. Uygulanabilir olduğunu düşünüyor musunuz?



Kaynak : 