Çin’de yayınlanan Twitter benzeri bir mikroblog hizmeti ailelerin kayıp çocuklarını bulmalarına yardımcı olunca bir anda sansasyon yarattı. Söz konusu servisin ülkede kanayan bir yara durumundaki çocuk kaçırma vakalarına çözüm getirmesi ve konuyu yeniden gündeme taşıması internetin gücü olarak algılanmakta.
Çin’deki söz konusu mikroblog Ocak 2011’de hizmete girmiş ve Sina.com portalı altında yayın yapmakta. Sina.com’un özellikle kırsal kesimin sorunları konusunda uzmanlaşmış bir aktivist olan Yu Jianrong tarafından yönetildiği bildiriliyor. Çin sosyal Bilimler Akademisi Kırsal Gelişim Enstitüsü direktörülüğünü de yürütmüş olan Yu Jianrong, Çin’deki sosyal sorunlar üzerine kaleme aldığı makaleler ve yürüttüğü araştırmalar ile öne çıkmakta.
Sina.com portalı altında yayın yapan söz konusu mikroblog hizmeti, geçtiğimiz hafta bir baba ile 3 yıl önce kaçırılan oğlunu buluşturması ile ülkede geniş yankı uyandırmış. 30 yaşındaki Peng Gaofeng ile 6 yaşındaki oğlunun buluşma anı duygusal görüntülere sahne olmuş ve bu buluşmada çekilen video görüntüleri Çin’de viral bir reklam gibi bir anda yayılmış. Söz konusu olaydan beri verilen hizmet sayesinde kayıp olan altı çocuğun daha aileleri ile buluştuğu iddia ediliyor. Çin’de bir anda üne kavuşan bu mikroblog sayfasının şimdiden 164.000 takipçisi olduğu bildirilmekte.
Peki ama bu mikroblog servisinin özelliği nedir diye soracak olursanız, söz konusu blog çocuğu kaçırılan veya kaybolan aileler ile kayıp çocukların fotoğraflarını siteye yüklemeye teşvik ediyor. Gördüğünüz üzere sistem aslında çok basit ve gönüllülük prensibi üzerinden yapılan ihbarlar ve bilgi paylaşımları ile yürümekte.
Çin’de ucuz işgücü sağlamak amacıyla çocuk kaçırma olaylarının oldukça yaygın olduğu ileri sürülmekte. Ülkedeki çocuk işçiler, insan kaçakçılığı, organ mafyası ve çocuk pornosu oranları pek çok kez insan hakları izleme örgütleri tarafından eleştirilmişti. Uzmanlar dünyadaki en büyük nüfusa sahip olan ülkedeki sosyo-ekonomik koşullar düzelmediği sürece çocuk istismarlarının da azalmayacağını belirtmekteler.
Çin’de 2007 yılında köle kamplarını andıran koşullarda binlerce çocuğun özellikle maden işçisi olarak çalıştırıldığı ortaya çıkınca bir skandala yol açmıştı. Çin yönetimi derhal olaya el koyduğunu açıklayıp pek çok baskın gerçekleştirmiş olsa da, ülkede yönetimin tavrını yetersiz bulan ve hükümete güvenmeyenlerin sayısının azımsanamayacak ölçüde olduğu iddia edilmekte. Çin’de medyaya açıklamalarda bulunan kimi aileler hem yetkililerin ilgisizliğinden yakınıyor hem de zaman zaman güvenlik güçlerinin arama çalışmalarını bilerek yavaşlattığını veya engellediğini ileri sürüyorlar.
Mikroblog denilince ilk akla gelen servis olan Twitter Çin Halk Cumhuriyeti’nde 2009 yılından beri erişime engelli. Çin yönetimi Twitter’ı ülkenin kuzeyinde gerçekleşen etnik kökenli şiddet olaylarını körüklediği gerekçesiyle kapatmıştı. Ülkede Facebook ve YouTube gibi önde gelen sosyal networkler de yasaklı durumda.
Bu arada kayıplar konusu bugünlerde Türkiye’nin de gündeminde. Ulusal medyada yayınlana haberlere göre TBMM, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Cumartesi Anneleri” ile yaptığı görüşmede kendi iktidarları döneminde kaybolduğunu öğrendiği Tolga Baykal Ceylan’ın akıbetini öğrenmek için harekete geçti. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, ‘gözaltı kayıpları’ için alt komisyon oluşturdu.
TBMM İnsan Hakları Komisyonunun dünkü toplantısından sonra açıklama yapan Komisyon Başkanı Zafer Üskül, Tolga Baykal Ceylan’ın kaybolması olayından hareketle, gözaltında iken kayboldukları iddia edilen kişilerin akıbetinin araştırılması amacıyla alt komisyon kurulduğunu açıkladı. Yapılan açıklamaya göre alt komisyonda, Zafer Üskül, AKP Çorum Milletvekili Murat Yıldırım, AKP İzmir Milletvekili Erdal Kalkan, CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal ve MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal görev yapacak.
Ancak yine medyada çıkan haberlere göre kayıplar için kurulan komisyonun sadece vekillerden oluşmasına İnsan Hakları Derneği tepki gösterdi. İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon üyesi Leman Yurtsever “Biz böyle bir komisyon istemedik. Bizim talebimiz bağımsız bilim insanları, aydınlar, doktorlar ve uzman kişilerden oluşan bir komisyon oluşturulmasıydı” dedi.



Kaynak : 