Bu yazının ilk bölümünü Türk Telekom’un Devri 1.Yılını Doldurdu başlıklı yazıda okuyabilirsiniz.
2 gün evvelki bölümde sizlere devir öncesi dönemi anlattık. Bu yazıda devir sonrasını anlatacağız.
Bilindiği gibi Türk Telekom yönetimi 14 kasım 2005 tarihinde Saudi Oger’e devredildi. Saudi Oger ihale öncesinde, ortakları arasında Telecom Italia’nın da bulunduğu bir Telekom firması kurmuştu. Oger Telecom adını taşıyan bu firma Dubai merkezli bir firma ama Paul Doany, ihale sürecinde Oger Telecom’un merkezini Istanbul’a taşıyacaklarını da söylemişti. Saudi Oger, Türkiye’deki işleri için daha sonra Türkiye içinde Ojer Telekomünikasyon adıyla başka bir firma kurdu. Bu yılın başında da “Oger Yönetim Hizmetleri” 3.bir firma kuruldu.
Oger Türk Telekom’u Dubai’de kurduğu Oger Telecom üzerinden ve Türkiye’de kurduğu bu “Ojer Telekom” ile “Oger Yönetim Hizmetleri Ltd” şirketleri ile yönetiyor.
Son 1 yıla bakıldığında, hem kamuoyunun, hem telekom ve internet sektörünün, hem de Türk Telekom’un kendi personelinin, Türk Telekom içindeki gelişmeleri yeterli görmediği biliniyor. Telsim’i devralan Vodafone da, Türk Telekom’u devralan Oger de bu halleriyle sınıfta kalmış gibi görülüyor. Şimdi durumu, genel beklentileri ve neler olduğunu kısa kısa notlar halinde sunalım.
Organizasyona ve Personele Yönelik Gelişmeler
Özelleştirmeden az önce sayılarının 65.000’lerden, 55.000’lere inmesine karşın Türk Telekom, Türkiye’nin en çok sayıda personeli olan şirketlerinden birisiydi. Çeşitli dönemlerdeki hükümetlerin, kendi parti taraftarlarına istihdam ve potansiyel oy depolarından birisi olarak kullanılan şirketin, verimli hale dönüşmesinin yolunun, organizasyonunu değiştirmesi ve verimli personelle, verimsizi ayırması olduğu düşünülüyordu. Özellikle de şirketin bizzat kendi personeli tarafından.
Ancak 1.yılı sonu itibariyle henüz bu beklenen gerçekleşmedi. Zaten Oger, daha özelleştirmenin üzerinden 1 ay geçmişti ki, “İş Güvencesi” ve “Vergi Dilimi” duvarlarına çarptı.
Devlet memuru güvencesinde çalışmaya alışmış olan Türk Telekom personeli, belirsizlik içermesi nedeniyle özelleşmiş bir Türk Telekom’da çalışmayı tercih etmedi ve “devlette kalma hakkı verilmiş 21.000* kadar” sözleşmeli personelin 13.000* kadarı yani % 60 civarı bu hakkını kullandı. Hem de 5 yıl içinde devlete geri dönme hakkı verilmesine karşın.
Diğer 4-5000* kadarı yani % 20’si de hala bu hakkı elinde tutmak için Tip 2 denilen modele geçti. (Tip 1’e geçen 3000* civarı). Tip 2’de çalışanların önümüzdeki 5 yıl içinde (şimdi 4 yıl kaldı) herhangi bir anda, ben burdan memnun değilim diyerek ya da Oger tarafından beğenilmemesi durumunda başka bir devlet şirketine geçiş hakkı saklı.
Çokça tartışılan konulardan birisi zaten bu “geçiş hakkı” oldu. Türk Telekom sözleşmeli personeline eylül 2005’de yayınlanan bir tebliğ ile verilen hak sayesinde, devletin herhangi bir başka kurumuna geçişin önü açılmıştı.
Bilindiği gibi, özelleştirmelerin bir nedeni şirketlerin verimli çalışır hale geçmesini sağlamak ise, diğer bir nedeni devletin sırtından bir kamburu yani maliyetleri almak olarak tanımlanır. Maliyetlerin içindeki önemli bir kalem de personel maaşları ve giderleridir. Kambur derken, özellikle partizan nedenlerle bu tür şirketlerde aşırı istihdam yapılması kastedilir. Türk Telekom’un özelleştirme öncesinde (65.000 civarı personeli varken), sadece maaşların yıllık brüt toplamının 1 milyar $’ı bulduğu biliniyor.
Bu kadar çok sayıda elemanın –ki aileleri de hesaba katıldığında Türk Telekom camiasının, özelleştirme öncesi ortalama 200-250.000 kişilik bir topluluk olduğunu unutmamak lazım– işini kaybetme riskinin, toplumda dalgalanmaya yol açma olasılığına karşı–, özelleştirme sırasında firmalardan istihdam sözü alındı. Nitekim Oger’in değerlendirmede en yüksek puanı aldığı konu buydu. Oger Türk Telekom’da 48.000 kişiye istihdam sağlama garantisi vermişti.
Ancak durum böyle olmadı. 13.000* sözleşmelinin ve sonraki kişilerin ayrılamalarıyla birlikte Türk Telekom mevcudunun 39-40.000* civarına düştüğü tahmin ediliyor.
Özel bir şirkette çalışmanın maaş ve diğer avantajlarına karşın, devlet memurluğunda olduğu gibi iş güvencesi taşımayışı, özellikle parti ilişkileri ile iş bulmuş personel açısından bir soru işareti olarak algılandı.
Tabi bunda Oger’in yaklaşımının da payı olduğu söylenebilir. Çünkü Oger’in 1.Tip personel olarak tanımladığı ve kendi personeli olarak gördüğünü söylediği kesime yaklaşımı bugüne kadar, Tip 2 personeline gösterilen yaklaşımdan çok büyük bir fark göstermediği, özellikle de maaşlarda Tip 1’e büyük bir ayrıcalık tanınmadığı iddia ediliyor. Tip 1’e geçmeyi kabul eden personel, –ki bunların kendi mesleki bilgi ve becerilerine güveni olduğu düşünülüyor– öncelikle beceri ve bilgi düzeyi değerlendirmesine tabi tutulacağını düşünüyordu. Yanısıra, bu tipe % 7-20 arasında zam verilmesine karşın, zaman içinde vergi dilimi atlamaları ile Tip 2’ye yaklaşan maaşları olması bu insanları “fark nerede o zaman?” sorusuna itiyor.
Diğer yandan, Türk Telekom içinde yıllardan bu yana politik atamalarla ilgili rahatsızlıklar var. Kendisini gerçek Türk Telekom personeli gören ve becerisini iyi kullandığını, Türk Telekom içinde çalışmaya layık olduğunu düşünen kişiler, politik olarak gelen kişilerin, özelleştirme sırasında elimine edileceğini düşünüyordu.
Ancak, Oger organizasyonel anlamda böyle bir çalışma yapmadı. Bazılarınca Türk Telekom’da kalmaması gerekirdi denilen tipte kişilerin hem Tip 1, hem de Tip 2’de yer aldığı söyleniyor. Bu nedenle de, şirketin içinde “özel şirkette ancak verimli çalışanlar kalabilir” inancı sarsılmış durumda. Bu konuya cevabı Şirketin Başkanı ve Genel Müdürü, Paul Doany “15 dakikalık bir mülakatta kim, ne anlaşılabilir.” diyerek cevap veriyor ki, buna da katılmamak mümkün değil. Bu büyüklükteki bir şirketin personel politikasını şekillendirmenin kolay olmadığına katılıyoruz. Ancak gecikme olduğu da görülüyor.
Bu döneme ait pek çok tartışmayı bölümündeki yazılarda bulabilirsiniz.
Yazının devamında personel konularının devamı, organizasyon, yatırımlar, sektörün düşünceleri bölümlerini yarın ve sonraki günlerde okuyacaksınız..
Site üyelerimiz yorumlarını aşağıdaki bölüme bırakabilirler. Ayrıca yorumlarınızı burayı tıklayarak ulaşacağınız blog’a da bırakabilirsiniz.
* Sayılar tahminidir.



Kaynak : 