ITU’nun Dubai’de 3-14 Aralık tarihleri arasında düzenlediği ve öncesinde ve sürerken, büyük tartışmalara neden olan toplantıyla ilgili BTK bir açıklama yayınladı. BTK açıklamasında, Dubai’deki konferansta hazırlanan ve milletlerarası bir anlaşma mahiyeti taşıyan Uluslararası Telekomünikasyon Düzenlemeleri’nin (ITR) sektör adına getirdiği kazanımlara dikkat çekilmekte. Negatif konular ya da konuşulması beklendiği halde konuşulmayan konular, açıklamada yer almuyor.
BM’nin bir kolu olan 193 üyeli ITU’da bu metni sadece 89 üye ülkenin imzalamadıkları ve oybirliğinin değil oy çokluğunun bile sağlanamadığı görülmüştü. Hazırlanan metne Avrupa’dan tek imza koyan ülkenin ise BTK liderliğindeki Türk heyeti olması dikkat çekici.
Toplantı öncesinde “internetin yönetimi” ve çoğunluğu Amerikan olan “paylaşım sitelerinden vergi alınması” gibi konularda karar alınacağı, ABD’nin internetin yönetimi konusunda ısrarcı olduğu, “zaten bizim malımız” gibi ifadeler kullanıldığı belirtilmiş ve bu nedenle bütün dünya bu toplantıya gözünü dikmşti. Ama pek bir şey olmuş gibi gözükmüyor.
Toplantıda neler olduğunu, Türkiye adına katılan BTK bir özetle açıkladı.
BTK’nın açıklamasında, 3 – 14 Aralık tarihleri arasında düzenlenen WCIT Konferans’ında Türkiye’nin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Dr. Tayfun ACARER’in başkanlığındaki bir heyet tarafından temsil edildiği bildiriliyor. 28 Kasım’da ITU tarafından gönderilen listelere bakıldığında, Türk heyetinde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığından 1, BTK’dan 5, Avea’dan 3, Türk Telekom’dan 3, Turkcell’den 1 ve TRT’den 6 kişi olmak üzere toplam 19 kişinin yer aldıkları görülüyor. Eğlence ile telekomünikasyonun yakınlaşmasının sonucu olsa gerek, bu toplantıda heyet içindeki en kalabalık grubun TRT’den gelmiş.
Bir diğer enteresan konu ise, Türkiye’nin hazırlanan anlaşmaya imza koyması. ABD, Kanada ve Batı Avrupa ülkelerinin başını çektiği bir grup bu anlaşmayı imzalamayacaklarını açıklamış ve toplantıyı son gününde terk etmişlerdi. Pek çok ülke ise, gergin bir ortamda geçen Konferans sonunda çekimser kalmış ve anlaşmayı reddetmemekle birlikte şimdilik imza da atmamayı tercih etmişlerdi. Aşağıdaki haritadan da görebileceğiniz üzere, Avrupa’da bu anlaşmayı imzalayan tek ülke Türkiye oldu.
Uzmanlar bu durumun sebebi olarak Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler sınıfında yer almasını ve doğal olarak da gelişmiş ülkelerle saf tutmak yerine gelişmekte olan ülkelerle saf tutmasını öne çıkartmaktalar. Ancak diğer taraftan ITU içindeki güç dengelerinin de ön plana alındığı ve stratejik bir hamle yapıldığı not ediliyor.
BTK yaptığı basın açıklamasında adeta neden heyet olarak bu anlaşmayı imzaladıklarını göstermeye çalışıyor zira açıklamada Dubai konferansında masaya yatırılan konularla ilgili negatif hiçbir ifade yer almıyor. BTK’nın yaptığı açıklama şu şekilde:
- Anlaşmanın başlangıç bölümüne, üye ülkelerin insan hakları ile ilgili yükümlülüklerine, bu anlaşma çerçevesinde de saygı duyduklarını teyit eden bir hüküm eklenmiştir.
- Anlaşmanın amaç ve kapsam maddesine, “ITR’ın telekomünikasyonun içerikle ilgili boyutuna” değinmediği hususu eklenmiştir.
- Telekomünikasyon numara kaynaklarının” ilgili ITU Standardizasyon Sektörü (ITU-T) Tavsiye Kararları doğrultusunda ve sadece özgülenmiş amaçlarla tahsis edilmiş kişiler tarafından kullanılması hususunda irade birliği oluşturulmuştur.
- Uluslararası dolaşımda; “hizmet sağlayıcıların ücretlendirme bilgilerini” ücretsiz, şeffaf, güncel ve doğru olarak son kullanıcılara sağlaması yönünde çaba göstermesi taahhüt altına alınmıştır.
- Ayrıca hizmet sağlayıcıların, “yurtdışında uluslararası dolaşım hizmeti alan kişilere sundukları hizmetin kalitesinin tatmin edici seviyede olmasını” sağlamaları istenmiştir.
- Sınır bölgelerinde oluşabilen istenmeyen dolaşım ücretlerinin azaltılması ve engellenmesi için hizmet sağlayıcıların işbirliği yapmasının teşvik edilmesi,
- Uluslararası dolaşım hizmetlerinde rekabeti geliştirmek ve son kullanıcıların yararına politikalar geliştirmek amacıyla çaba gösterilmesi,
- Hizmet sağlayıcılar, uluslararası dolaşım kullanıcıları da dahil olmak üzere tüm kullanıcıları zamanında ve ücretsiz olarak acil yardım numaraları konusunda bilgilendirmeleri kararlaştırılmıştır.
- Uluslararası telekomünikasyon şebekelerinin güvenliği ve sağlamlığını teminen bunların verimli kullanılması ve teknik zararlardan kaçınılmasının sağlanması kararlaştırılmıştır.
- Üye devletlerin “istenmeyen toplu elektronik haberleşmenin önlenmesi ve etkilerinin en aza indirilmesi” yönünde çaba harcamaları ve Üye devletlerin bu konuda işbirliğine önem vermeleri kararlaştırılmıştır.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından düzenlenen Uluslar arası Telekomünikasyona İlişkin Dünya Konferansı (WCIT), 3-14 Aralık 2012 tarihleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai şehrinde gerçekleştirilmiştir.
Türkiye, Konferans’ta Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun ACARER’in başkanlığındaki bir heyet tarafından temsil edilmiştir.
Konferansa ilişkin hazırlık çalışmaları, Kurumumuz eşgüdümünde 2010 yılında başlamıştır. Bu amaca münhasıran görevlendirilen personel, bu konuda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımızın belirlediği politikalar doğrultusunda; milletlerarası bir anlaşma mahiyetindeki Uluslararası Telekomünikasyon Düzenlemeleri (ITR) konusunda hassas bir dizi çalışma yürütmüştür. Bu kapsamda kamuoyu görüşlerinin alınması amacıyla Kurum internet sayfasından 2011 ve 2012 yıllarında duyurular yapılmış, konuyla ilişkili kamu kurumlarının ve işletmecilerin görüşleri alınmıştır. Ayrıca, konuya ilişkin sektör ile çok sayıda toplantı gerçekleştirilmiştir.
Konferansa hazırlık çalışmaları kapsamında, konu ayrıca bölgesel ve küresel Uluslar arası toplantılarda da hassasiyetle takip edilmiştir.
ITU Genel Sekreteri Hamadoun Touré, Konferansın başlangıcında yaptığı açılış konuşmasında WCIT’te internete ve içeriğe yönelik konuların tartışılmayacağını, 1988 yılında Melbourne’de imzalanan Anlaşmanın güncelleneceğini ancak kapsamının genişletilmeyeceğini vurgulamıştır.
Konferans sırasında Ülkemizce; Anlaşma’nın ülkelerin egemenlik haklarına saygı duyması gerektiği, bu kapsamda ITU-T Tavsiye Kararlarının daha önce de olduğu gibi gönüllülük esasına göre uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca çeşitli ülke delegasyonlarınca ortak hazırlanan, “ülkelerin bu Anlaşmayı uygularken insan hakları alanındaki yükümlülüklerine” işaret eden hüküm, tarafımızca da desteklenmiştir. Yine; uluslararası dolaşım hizmetlerine ilişkin hükümlerin eklenmesi, deniz haberleşmesi ile ilgili hususların korunması, uluslararası dolaşım hizmeti alanlara acil çağrı numarasının bildirilmesi ve fiyatlandırmada rekabetçi yapının korunması konularında olumlu yönde görüşlerimiz belirtilmiş ve desteklenmiştir.
Bu Konferansta ayrıca; “numara kaynaklarının doğru kullanımı, uluslararası dolaşım, güvenlik, istenmeyen haberleşme, enerji verimliliği ve e-atık, engellilerin erişimi” gibi hususlar görüşülerek, tüm dünyanın yararlanabileceği önemli kazanımlar elde edilmiştir.
Ayrıca;
Anlaşmanın en önemli kazanımlarından birini “enerji verimliliği ve e-atık konusunda, üye ülkelerin ITU-T Tavsiye Kararlarını dikkate alan en iyi uygulama örneklerini teşvik etmeleri” hususu teşkil
Aynı şekilde “engellilerin uluslararası telekomünikasyon hizmetlerine erişimi” de anlaşmaya giren bir diğer önemli husus olarak öne çıkmaktadır. Anlaşma metnine, internet yönetimi ile ilgili herhangi bir hüküm eklenmemiştir.
Henüz imza atmamış veya konferansa katılmamış devletlerin de bilahare taraf olabilecekleri Anlaşma, imzalayan devletler için iç hukuk süreçlerini tamamlamalarının ardından 2015’te yürürlüğe girecektir.
turk-internet.com 22 Aralık 2012 tarihli güncelleme : Bilişim Sektörünün duayenlerinden CHP Milletvekili Prof.Dr.Osman Coşkunoğlu turk-internet.com’a konuya ilgili bir karşı cevap yolladı. Bu cevabı [1] Osman Coşkunoğlu, Dubai Toplantısı BTK Açıklamasına Tepki Gösterdi başlığı altında okuyabilirsiniz.




Kaynak : 