Tansuğ, e-imza Kanun Tasarısı hakkında, Telekomünikasyon Kurumu’nun yetkilerinin “abartıldığı” yönünde görüş bildirdi. Tansuğ, Kanun Tasarısı’nda 8. Maddede sıralanan şartların, “yetki kullanımında” potansiyel olumsuzluğa yol açacağı tespitini yapıyor.
E-imza Kanun Tasarısı’nın, daha önce gerçekleştirilen tasarıya göre kendi içinde tutarlı olduğunu vurgulayan Tansuğ, şöyle dedi: “Kanun Tasarısı’nın gerekçesinde de belirtildiği gibi model olarak, AB, AP ve Avrupa Konseyi Direktifleri ile Almanya, Belçika ve Fransa’nın yasal düzenlemeleri dikkate alınmış. Yani elektronik imzayı kesin delille eş tutan Anglo-Sakson hukuku ağır basıyor. Bu durum, Türkiye’de delil sınıflandırması olan hukuk düzenlerinde sorun yaratacak bir yaklaşım. Hakime serbestçe takdir hakkı verecek bir düzenleme yapılabilirdi. Bu Kanun tasarısı daha minimalist olmalıydı.”
“Rekabeti Engellemeyecek Düzenlemeler Gerekli”
Elektronik İmza Yasa Tasarısı ile devletin onaylamadığı kurumlardan alınan elektronik imzaya yasaklar da getiriliyor. Bu konuda aşırı korumacılık yapıldığını savunan hukukçular, bir yazılım geliştirildiğinde, bunun hangi ülke patentli olacağının önemine dikkat çekiyorlar.
Tursign Dijital Sertifikalar Hizmetleri’nden Sertifika Yöneticisi Muharrem Büyükbahçeci, elektronik imza veren bir kuruluş olarak Kanun Tasarısı’ndaki çekincelerini anlattı.
turk-internet.com : Kanun Tasarısı’nda sizin için kapalı kalan, uygulamada sorunla karşılaşılır düşüncesinde olduğunuz maddeler var mı? Kanun Tasarısı yasalaştıktan sonra ne gibi yönetmelikler gerekebilir?
Muharrem Büyükbahçeci : Tasarı hakkında görüşlerimizi daha önce Internet ve Hukuk Platformu, radyo ve dergiler yoluyla aktarmaya çalıştık. Yasa genel olarak çerçeveyi belirlemiş o yüzden yönetmeliklere çok dikkat etmek lazım. Yönetmeliklerin AB yönergesinde belirtildiği gibi yerel ve uluslararası yasalara uygun, rekabeti engellemeyecek, tüketici ve ticari dengeyi bozmayacak şekilde hazırlanmalıdır.
Tasarıyı doğrudan “biometrik şifreleme” gibi belirli bir teknoloji ile doğrudan bağlamamak gerekir. US ve AB e-imza yönergeleri yasaların teknoloji bağımsız olarak hazırlanmasını öngörür. Ayrıca Kurum’a verilen denetleme yetkileri bu haliyle bile abartılı ve suistimale açık.
turk-internet.com : Yabancı sermayeyi çekici etkisi olacaktır? Belki de beyin göçünü tersine çevirecek bir gelişme olarak karşımızda duruyor. Başka ne gibi olumlu etkileri olabilir. Kısa-orta ve uzun vadede beklentileriniz nelerdir?
Muharrem Büyükbahçeci : Faydası bir kaç yönde olacaktır. Öncelikle kurumsal verimlilik boyutunda. Çoğu uygulamanın kurum içi başyalacağı düşünülürse zaman, işgücü, yer, sevkiyat süreç ve giderlerinde çok büyük kazançlar sağlanacaktır. Özelikle kamu uygulamalarında.. Tamamlayıcı bir çok ürün ve hizmetlerin gelmesiyle de bugüne kadar var olan e-iş çözümlerinin “daha çok kağıt yaratıyor” argümanı ortadan kalkacaktır.
AB uyum sürecinde elektronik ticaret alanında büyük bir adım atmış olacağız. Bununla birlikte yapılacak kişisel verilerin korunması, gizlilik ve e-ticaret ilgili yasal düzenlemelere de önayak olacaktır.
Diğer bir fayda bu alanlarda özel sektör tarafından geliştirilecek katma değerli ürün ve servislerin yaratılmaya başlanması ile Avrupa’da özellikle Belçika ve İrlanda örneklerinde olduğu gibi Türkiye’nin global pazarda rekabet edebilir bir oyuncu olmasına yardımcı olacaktır. Özellikle Sertifika Mercii olarak yeni doğrudan yabancı sermayenin fazla geleceğini sanmıyorum çünkü bu niş sektör global telekom pazarının şu anki konjoktürü ile paralel bir durumda. İnternet kullanımını teşvik edecek yeni uygulamalar (killer app) ortaya çıkacaktır.
turk-internet.com : Kanun Tasarısı’nda Telekomünikasyon Kurumu’na yetki veriliyor. Bu konuda uzmanlaşmış kadroya ihtiyaç nereden karşılanmalı dinamik ve gelişmeye açık bir konu olduğu için önerileriniz olacak mı?
Muharrem Büyükbahçeci : Genel olarak baktığımızda tespitiniz doğrudur. Göreceli olarak yeni ve teknoloji yoğun bir konu olduğu için uzmanlaşmış eleman sayısı sınırlıdır. TÜBİTAK ve üniversiteler iki önemli kaynak olarak sayabiliriz. Ancak bunun sadece ülkemize özgü bir sorun olmadığını da belirtmek isterim. Kanada, ABD, Belçika gibi bir çok ülke konu ile ilgili eğitim çalışmaları ve kampanyaları düzenlemektedir. Burada konuyu sadece teknik eleman boyutunda algılamamak lazım. İnternet kullanıcılarından adli ve emniyet birimlerine sağlık sektöründen finans sektörüne kadar her sektörde çalışan için temel bilgi seviyesinin arttırılması gerekiyor.. TurSign olarak uzun zamandır bizden talep eden kurumlara çok çeşitli uzun eğitimler düzenlemekteyiz. Bunun ileride daha da artacağını görebiliyoruz.



Kaynak : 