Elektronik İmza tasarısının görüşlere açıldığı Adalet Bakanlığı tarafından duyuruldu. Biz de bu konuda yapılmış olan bir çalışmayı dikkatlerinize sunuyoruz.
- 1. Elektronik imza günümüzde, kişinin elektronik ortamda tanınmasına olanak veren en basitten en karmaşığa kadar her türlü teknik çözüm için kullanılan bir üst kavramdır. Örneğin; kişinin kendi el yazısı ile attığı imzanın bir tarayıcıdan (Scanner) geçirilerek bilgisayara aktarılması ve hazırlanan metinlerin, mesajların altına (copy paste edilerek) eklenmesi en basit bir elektronik imza tekniğidir. Sanal ortamda bağlayıcı işlem yapma olanağını bugün sağlamaya çalışan diğer bir elektronik imza tekniği ise; sayısal imza veya dijital imzadır.
Dijital imza ise, kişinin el yazısı ile attığı imzanın sahip olduğu özellikleri elektronik ortamda gerçekleştirmeye çalışan matematiksel formüllere veya şifreleme programlarına verilen bir isimdir.
Bugün için dijital imza, internette işlem güvenliğini sağlamak için en çok tercih edilen bir elektronik imza çeşididir. Ancak dijital imza EŞİT DEĞİLDİR elektronik imza.
Elektronik imza kapsamına giren diğer bir gurup ise; biyometrik yöntemlerdir. Biyometrik yöntemler, kişinin kendi vücut özelliklerinin gerek bilgisayara girişte gerek internette yapılacak işlemlerde güvenliği sağlamak amacıyla kullanılmasıdır. Örneğin; çok yaygın olarak kullanılan parmak izi, avuç içi izi, ses, retina ve DNA kopyalama sistemleri, günümüzde internette yapılacak işlemlerin güvenliği bakımından değil, daha çok bilgisayar sistemine girişte güvenliği sağlamak amacıyla kulanılmaktadır. Şüphesiz yakın bir tarihte biyometrik yöntemler sanal ortamda işlem güvenliği bakımından belki dijital imza yerine daha çok kullanılacak olan yöntemlerdir. Ancak, kişilerin söz konusu özelliklerinin dijital imzadaki gibi bir sertifika kurumu tarafından kopyalanması ve sistemin bu tür kurum veya kurumlar aracılığı ile işletilmesi, dijital imzadakinden daha farklı bir alt yapıyı ve güvenliği gerektirmektedir. Bu nedenle her ne kadar Tasarının Genel Gerekçe bölümünde elektronik imza kavramının, sayısal imza veya biyometrik tanımlama yöntemlerinin kullanımına olanak veren bir üst kavram olduğu ve bu nedenle tercih edildiği belirtilmişse de; bilgisayar tekniği ve hazırlanış ve kullanılış (işleyiş) şekilleri bakımından dijital imza kullanımı ile biyometrik yöntemler arasında oldukça büyük farklar mevcuttur. Yapı itibariyle birbirinden tamamen farklı olan dijital imza ile biyometrik yöntemlerin, elektronik imza üst kavramı altında, aynı kanunda aynı hüküm ve sonuçlara bağlı olarak düzenlenmesi mümkün değildir. Biyometrik yöntemlerin teknik yapısı ve hukuki sorunlarının mutlaka ayrı bir kanunda düzenlenmesi gerekmektedir. Zaten Tasarıdaki hükümler dikkate alındığında, bu hükümler ile kanun koyucunun sadece dijital imza ile ilgili olarak düzenleme yaptığı anlaşılmaktadır.
2.Dolayısıyla bu Tasarının adının “TÜRK DİJİTAL İMZA KANUNU“ olması ve böylece Tasarıdaki hükümler ile Tasarının adı arasındaki çelişkinin giderilmesi yerinde olacaktır.
3.Tasarı md. 1’de “bu kanunun amacı elektronik imzanın hukuki ve teknik yönleri ile kullanımı için gerekli alt yapının kurulmasına ikişkin esasları düzenlemektir” denilmiş; ancak Kapsam kenar başlıklı 2. madde de ise “bu Kanun elektronik imzanın hukuki yapısını…kapsar” şeklinde bir hükme yer verilmiştir. Bu durumda elektronik imzanın teknik yapısına ilişkin esasları düzenlemek Kanunun amacıdır, ancak Kanunun kapsamına bu durum girmemektedir gibi bir anlam ortaya çıkmaktadır. Bu hükme en azından bir cümle daha eklemek ve belki “elektronik imzanın teknik yönleri ise; bu konuda çıkartılacak bir yönetmelikle düzenlenecektir“ demek belki daha uygun olacaktır.
Bildirinin 2.bölümünü Elektronik İmza Kanun Tasarısı Değerlendirilmesi-II başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 