Genişband teknolojilerinin arkasında genişce bir imkanlar ve fırsatlar seçenekleri varken, önünde de genişce bir yığılma ve beklenti umutları var, ülkemizde.
Yaklaşık 10 yıldır terminolojisini ezberleyip, teorisini hazmedip, küçük çapta da olsa deneme fırsatları yaşadağımız bu teknolojilerdeki duruşumuz, arabası vitrine kilitlenmiş dinamik çocuğun ne olacak da bu oyuncağa erişebileceğim merak ve beklentisine benzemektedir.
Amsterdam da geçen hafta icra edilen IBC2008 yayıncılık fuarına gidenler yakından tanık olmuşlardır, IPTV nin gerçekte daha fazlasını kapsayan bir IP platform formatına geldiğini. Bu duruşuyla da global çaplı firmalarla birlikte, bireysel boyutlu küçük firmaların da rol alabileceği, var olabileceği, bütünleşebileceği hatta rekabet edebileceği bir er meydanı.
Fırsat eşitliğinin olabildiği, klavyesine ve beynine güvenebilenin tam ürün, yarım ürün, yama ürün oluşturabileceği geniş bir imkanlar manzumesi. IPTV deki TV diğer ihtimallerin ve yapılanların arkasında kalmış bile.
Geldiğimiz noktada IBC2008’i gezerken onlar sergilediler ve pazarladılar, biz baktık ve yutkunduk. Kimi zaman konuşamadık da, nasıl bir projeniz var diye sormalarına cevap yetiştiremediğimizden. Kimi yerde de hayali projelerle durumu idare ettik, iştah kabarttık, sonunda ürünün kaç para olduğunu öğreneceğiz.
Nasıl olsun ki, ölçeklik ekonomisinde sıfırı görerek bir girişim olabilir mi. Genişband altyapı ortamlarını yakalayabileceğimiz telli-telsiz ortamlar ve imkanlar yıllardır vitrinde kitli tutuluyor. Oynarsanız kırılır, beceremezsen sana da yük olur, ekonomiye zararı olur (babalık) düşüncesiyle bekletilirken, çocuk büyür ayakkabı boyacılığında kalifiye olur.
3. nesil GSM, Wimax, Wifi, VDSL, Karasal Sayısal DVB-T, Ethernet over Powerline, CATV ve daha niceleri… Yıllardır vitrinlerde seyrediyoruz. Neden mi, herhalde iyiliğimiz ya da iyiliği için. Bunlar büyük oğlanın ona söz verdim biraz daha büyüsün ondan sonra sana veririm, ya da sen bunu alırsan beceremezsin kırarsın, zarar verirsin sonunda hüsran olursun, en iyisimi komşunun oğlu bu işleri bilir onu bekleyelim o oynar sende seyredersin. İcraatlar böyle.
5 yıldır oksijen çadırında tutulduktan sonra günyüzüne çıkarılıp alelacele göreve çağrılan Haberleşme kanunu, yokuştan geri dönmüşken, 3. nesil ihalesi yakında yapılacakmış, arkasına Wimax sıra alacakmış, numara taşıma yanına garnitür olarak sunulup, müşteri tırtıklamaya imkan sunulacakmış, VDSL in tek sahibi var üzümü kendine, DVB-T nin T2 si çıkmış biz analogla katolik nikahındayız, CATV 3 yıldır, 8 yıl öncesinde yapılanların üzerinden yeniden geçerken hep ileriyi gösteren geliyoruz ifadelerini tekrarlarken, global krizin türbülansına girmiş bulunuyoruz, kemerler bağlanacak, cüzdanların fermuarı sıkıca kapatılacak (içinde birşeyler duruyorsa), ve beklenecek. Bu defa bekleten cephesi değişmiş durumda.
Bu da geçer.



Kaynak : 