Savaş uçağı ve yat yarışları gibi pahalı hobileri ile ünlenen dünyanın en zengin ikinci adamı Larry Ellison, aynı zamanda servetini ve zamanını insanlık adına yararlı bir uğurda da harcıyor.
Dünyanın hakkında en çok konuşulan insanlarından biri olan Larry Ellison, tıp dünyasının en önemli bilim adamlarından oluşan bir arkadaş grubuna sahip olmanın, artık savaş uçağı ve yat gibi pahalı zevklere sahip olmaktan daha değerli olduğuna inanıyor. Ellison’ı bu inanca sürükleyen neden, annesinin ve Oracle’ın kurucularından Bob Miner’ın ölümüne neden olan kanser ve benzeri hastalıklara çare bulmak için merak sardığı ve şu anda en önemli uğraşısı haline gelen bir bilim dalı: Moleküler Biyoloji.
Larry Ellison, kendisiyle aynı adı taşıyan vakfında geleceği şekillendireceğine inandığı bu bilim dalı için yılda 50 milyon dolarlık bir kaynak aktarıyor. Birkaç yıldan bu yana süren çalışmalarda henüz insan yaşamını kurtaracak somut bir sonuç elde edilemese de Ellison, önümüzdeki yıllarda bu kaynağı yılda 100 milyon dolara çıkartmak niyetinde olduğunu vurguluyor. Zira Ellison’a göre insanoğlunun geleceği er ya da geç genetik bilimi ile içiçe olan bu alanda şekillenecek. Ellison Tıp Vakfı da Ellison’ın bu vizyonundan hareketle Parkinson, Alzheimer ve kanser gibi ölümcül hastalıkların tedavisi için yöntemler üzerinde AR&GE faaliyetleri yürütüyor.
İki çocuk sahibi olan Larry Ellison kararlılığını şu sözlerle açıklıyor: “Bu uğurda bütün servetimi ölmeden önce harcamaktan çekinmem.”
En samimi dostu Nobel ödülü sahibi
Larry Ellison’ın bilimsel çalışmalara destek vermesine neden olan belki de en önemli kişi, Rockefeller Üniversitesi’nin kurucu başkanı, 1958 yılında 33 yaşındayken tıp alanında Nobel Ödülü kazanan Joshua Lederberg. Larry Ellison ile Dr. Lederberg’in dostluğu Nobel ödüllü bilimadamının Stanford Üniversitesi’nde yapay zeka hakkında ders verdiği 90’ların ikinci yarısına dayanıyor.
Dr. Lederberg’in Larry Ellison’a bir tıp vakfı kurarak kendi uzmanlık alanları dışında kalan konularda araştırma yapan, ancak ödenek alabilmek için yeterli bilimsel sonuçlar elde edemeyen bilim adamlarını desteklemeyi önermesiyle başlayan proje, Ellison Tıp Vakfı ismini alarak yılda 20 milyon dolarlık bütçe ile 1998 yılında hayata geçti. Bugün çok daha kapsamlı bir hal alan bu proje, Larry Ellison’un yaşlanmaya karşı duyduğu merak karşısında Parkinson, Alzheimer ve kanser gibi ölümcül hastalıklarla ilgili yapılan çalışmaları da bünyesine katmış durumda.
Ellison Tıp Vakfı
1998 yılında kurulan Ellison Tıp Vakfı 50 milyon dolarlık bütçesi ve dünyanın en saygın bilim adamlarından oluşan kadrosuyla, yaşlanma ve bulaşıcı hastalıklar olmak üzere 2 değişik alanda araştırma faaliyetlerini sürdürmektedir.
Yaşlanma: Bu alanda yürütülen çalışmalar yaşlılığın neden olduğu hastalıkların araştırılmasını ve yaşlanma sürecinin keşfedilmesini hedeflemektedir. Amerikan Nüfus Bürosu’na göre Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da yer alan 50’den fazla endüstrileşmiş ülkenin 60 yaş üstü nüfusu toplam nüfusun %15’ini oluşturmaktadır. 2025 yılında ise dünyadaki 60 yaş üstü nüfusun 1.2 milyar olacağı düşünüldüğünde Ellison Tıp Vakfı’nın çalışmalarının değeri anlaşılacaktır.
Bulaşıcı Hastalıklar: Çeşitli bakteri ve virüslerin neden olduğu, insan sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıkların modern teknoloji ve moleküler biyolojinin temelleri doğrultusunda tedavi yöntemlerinin keşfedilmesini amaçlamaktadır.



Kaynak : 