Türkiye dünya nüfusunun %1.1’,ne, toprak/su zenginliğinin %0.6’sına sahip olmasına karşın kişi başına düşen yaklaşık 3000 $ milli gelir ile Dünya ortalaması olan 6000 $’ın yarısında bir refah seviyesine sahiptir. Yeteri kadar üretmeyen Türkiye dünyanın önemli tüketicileri arasında yer almaktadır. Türkiye her türlü yer altı kaynağı/hammaddeye, kalifiye/eğitimli işgücüne/emeğe sahip olmasına rağmen teknolojilerini kendi üretemeyip her şeyi anahtar teslimi yurt dışından almasından dolayı yeterli sermayeyi bulmakta ve/veya sermaye birikimi oluşturmada sorunlar yaşamaktadır. Türkiye Bilime ve Araştırma&Geliştirmeye yeterince önem ve teşvik vermeyince gerçek kalkınma olmamakta ve halkın refah seviyesi de artmamaktadır. Gelişmiş ülkelerin çoğu bilim ve teknolojiyi, Araştırma veya Araştırma-Teknoloji Bakanlıkları ile desteklemektedir.
1970’li yıllardaki Japon Mucizesinin ve 1980’lerdeki G. Kore Mucizesinin en önemli sebebi Bilim Şehirlerinin kurmalarıdır. 1955 yılında Japonya’da kişi başına düşen milli gelir 280$, G. Kore’de 70 $ ve Türkiye’de 300 $ iken, 1995 yılında Japonya’da kişi başına düşen milli gelir 25 bin $’a, G. Kore’de 15 bin $’a ve Türkiye’de ise ancak 2.5 bin $’a çıkmıştır. 40 yılda Japonya Türkiye’yi 10 kat ve G. Kore’de 6 kat geçmiştir.
Dünya’da Bilim Şehirleri (Japonya Örneği)
Japonya ve G. Kore mucizelerindeki ana tetikleyici bilim şehirleri, bilim şehirlerinin ana çekirdeği de nükleer teknolojiler olmuştur. Japon Tsukuba bilim şehri Tokyo’nun 60 km kuzey doğusunda ve 24.4 bin hektar üzerine kurulmuştur. 1963 yılında Japon Hükümeti Tsukuba Bilim Şehri fikrini kabul etmiştir. 1966’da arazi kamulaştırması, 1970’de inşaatlar başlamış, 1972’de kamu araştırma kurumları bilim şehrine taşınmaya başlamış, 1973’de Tsukuba Üniversitesi kurulmuş, 1980’de 43 araştırma ve eğitim enstitüsü faal duruma geçmiştir. Tsukuba bilim şehrinde bugün 46 ayrı ulusal araştırma merkez/ enstitüsü/laboratuvarı yer almaktadır. Japonya’nın ulusal araştırma olanaklarının %27’si, ülkenin araştırma bütçesinin %40’ı ve 13 bin personel (bunun 8.5 bini araştırmacı) bilim şehrinde çalışmaktadır. Tsukuba Bilim Şehri Japonya’nın en geniş bilimsel ve teknik araştırma yapılan araştırma alanıdır. Tsukuba Bilim Şehrinde 8 Eğitim Birimi, 5 Yapı/inşaat Araştırma Birimi, 16 Bilim ve Mühendislik Birimi, 16 Bioloji/Yaşam Bilimleri Birimi ve 1 Ortak Kullanım Birimi olmak üzere 46 enstitü bulunmaktadır ve toplam 188 bin kişi yaşamaktadır. 188 bin kişinin 65 bini 2.7 bin hektarlık Araştırma ve Eğitim Bölgesinde 123 bin kişi ise bitişik uydu kentte ikamet etmektedir. Uydu kentte daha çok özel araştırma enstitüleri, endüstri parkları genellikle tıp, kimya, elektronik, elektrik, mekanik mühendisliği ve inşaat konularında araştırma yapmaktadırlar. Özel araştırma enstitülerinde 4500 kişi çalışmaktadır.
Türkiye “Bilim – Teknoloji Trenini” Kaçırmamalıdır!
Türkiye’nin teknolojide sıçrama yapabilmesi için Bilim ve Teknoloji Bakanlığı kurup Japon ve G. Kore Modellerini örnek alıp Bilim Şehirleri/Kentlerini en uygun yerlere kurması gerekmektedir. Eskişehir 21. yüzyılın jenerik teknolojilerinden bazılarına ev sahipliği yapabilecek alt/üst yapıya sahip bir kenttir. Dünyanın en büyük bor ve ikinci büyük toryum rezervlerine sahiptir. Bu iki yer altı zenginliğini yeterince değerlendirme Eskişehir’i Dünyanın Bor Merkezi ve Türkiye’nin Enerji Merkezi yapabilecek nimetlerdir. Eskişehir vizyonunu büyük tutup Türkiye’nin ilk bilim şehrini, iki Üniversitesi ve gelişmiş sanayisi ile kurmada geç kalmamalıdır.
BOR ENSTİTÜSÜ ve TORYUM yakıtlı NÜKLEER TEKNOLOJİLER Bilim Şehrinin nüvesini oluşturmada çok önemli rol oynayabilecek Eskişehir’in kaçırılmaması gereken iki şansıdır. Eskişehir’in Bilim Şehri projesine katılabilecek üçüncü bir sektörde UÇAK ve UZAY sanayidir. Eskişehir’de Üniversitelerin önderliğinde, milletvekilleri, vilayet, yerel yönetimler, sanayi odası, ticaret odası, sivil toplum örgütleri işbirliği ile Bilim Şehri/Kenti projesi sahiplenilmeli ve hemen ulusal ve uluslararası girişimlere başlamalıdır. Eskişehir, Türkiye’ye bilim trenini yakalatmakta lokomotif olabilecek şansını iyi kullanmalıdır. Böylece hem Eskişehir Türkiye’de laik olduğu üst sıralara tırmanır hem de ülkemizin refahının artmasına önemli katkılarda bulunabilir.



Kaynak : 