Google Inc. Sadece yedi yılda, tek bir online arama motorundan her iki haftada bir şaşırtıcı yeni bir kol oluşturan teknolojik bir ahtapota dönüştü.
Şirketin gayretli hissedarlara şükranlarını sunmak için harcayabileceği $7.1 milyar (euro 5.9 milyar) ile, bir çok değişik yola yönelmek üzere konumlanmış durumda. Ve bu da sektörde, Google’ın yenilik heyecanının ne tarafa yöneleceği konusunda neredeyse günlük yürütülen bir tahmin oyununa dönüştü.
Google’ın takipçileri sadece Yahoo Inc. ve Microsoft Corp. gibi internet ve yazılım rakipleri değil. Büyük medya ve telekomünikasyon şirketleri de kendilerinin de sinsi bir tehditle yüzleşebileceklerinin farkında olarak takibi sürdüyorlar.
Google’ın bir sonraki hareketi hakkındaki teoriler çoktan masaya yatırılmış durumda.
Acaba Google Microsoft’un kişisel bilgisayarlar üzerindeki boyunduruğuna karşı internet tabanlı bir platformun parke taşlarını mı döşüyor? Acaba şirket ülke çapında bedava internet erişimi sağlayacak kablosuz bir network (ağbağlantısı) mı kurmaya hazırlanıyor? Acaba Google devasa bütçesine eğilip oradan çok kazançlı bir anlaşma mı çıkaracak?
Şimdilik bir noktada konsensus sağlanmış durumda: “Google insanların olduğu her yerde olmak istiyor,” diyor Search Engine Watch editörü Danny Sullivan.
Ancak Google’ın uzun vadeli hedefleri belirsizliğini sürdüyor. Acaba şirket sadece neredeyse gelirinin tamamını oluşturan reklamları dağıtmanın değişik yollarını mı araştırıyor? Ya da Google sonunda insanların çalışmasını, komünikasyonunu, alış verişini, okumasını ve hatta TV izlemesini değiştirecek çok daha büyük bir planın mı peşinde?
Eski Stanford Üniversitesi mezunları olan Larry Page ve Sergey Brin dünyayı değiştirme hırslarını paylaşmak konusunda hiçbir zaman utangaç olmadılar. Ancak şirketin “dünyanın bilgilerini organize etmek ve bunu tüm dünyanın ulaşabileceği ve kullanılabileceği hale getirmek” olarak beyan edilen misyonunun altında yatan ve spesifik anlamlar taşıyabilecek tartışmaları da pek sevmediler.
Google’un kararlarını Page ve Brin ile birlikte alan Başkan Eric Schmidt, şu an hiçbir şeye açıklık getirmek niyetinde değil. Schmidt, The Associated Press ile yakın zamanda yapılan bir röportajında ” Şirketin derinliklerinde yer almadığınız sürece ne yapmak üzere olduğumuzu bilemezsiniz” demişti.
Google’ın yarattıkları ve potansiyeli üzerine yakın zamanda bir kitabı çıkan yazar John Battelle, şirketin gizemini “Rorschach hokkası ile eşdeğer bir düzeye ulaştı. İçine bakan kişi tarafından, ümitler ve korkular olarak tanımlanan amorf bir obje.” diye açıklıyor.
Battelle “Ne zaman teknoloji endüstrisini yeni baştan tanımlayacak, kayda değer bir şirket ortaya çıksa, ya yapabileceklerinden dolayı ondan korkarız ya da ondan yapabileceğinin çok üstünde şeyler bekleriz” diyor.
Google’ın hareketlerini hakkında üretilen bazı eski teoriler çoktan tabansız çıktılar. Örneğin; geçen yıl, geniş bir kesimce şirketin kendi Web browserını (internet tarayıcısı) yaratmayı planladığı düşünülmekteydi. Schmidt bu fikirin üzerine soğuk su döktü.
Ama Google’ın daha fazla büyüyeceği hakkında küçük bir şüphe var.
Şirket geçen ay, NASA’nın Ames Araştırma Merkezi sahası üzerinde, “Googleplex” olarak da bilinen 82,350-metre kare (915,000-foot kare)’lik genel merkezinin sadece birkaç kilometre yakınına 90,000-metre kare (1-milyon-foot kare)’lik bir kampüs inşa etmeyi planladığını açıklayarak bu konuya netlik kazandırdı. Google’ın binlerce yeni işçi için alana ve NASA’nın roket mühendislerinin beyin gücü ile ilgili çizilecek planlara ihtiyacı var. Yeni işçiler son iki yılda neredeyse üç katına çıkarak 4200 çalışana ulaşan bir bordroya dahil olacaklar.
Bu yazının devamını Ezici Büyüklüğe Gelen Arama Devi; Google -2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 