Japon tüketici elektroniği ve bilişim firmalarından Fujitsu, Japonya Ulusal Bilgi ve İletişim Teknolojileri Enstitüsü (NICT) ve Kyushu Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirdikleri bir çalışmayla, 278 haneli (923-bit) eşleme tabanlı şifreleme sistemini başarılı bir biçimde kırarak bir dünya rekoruna imza attıklarını duyurdu. Şimdiye dek, 278 haneli eşleme tabanlı şifrelerin geleneksel şifre kırma yöntemleriyle yüz binlerce yılda ancak kırılabileceği düşünülüyordu ve bu şifreleme tekniği son derece güvenli görüldüğü için de giderek yeni nesil kriptografi standartlarından birisi haline gelmekteydi.
Yapılan basın açıklamasına göre, Fujitsu firmasının Ar-Ge birimi olan Fujitsu Laboratories çalışanları, Japonya Ulusal Bilgi ve İletişim Teknolojileri Enstitüsü (NICT) ve Kyushu Üniversitesi ile işbirliği gerçekleştirerek 278 haneli eş tabanlı şifreleme sistemini 148,2 günde kırmayı başarmışlar. Bir önceki şifre kırma rekorunun 2009 yılında Japon Hakodete Future Üniversitesi ile NICT’ın ortaklaşa bir çalışmayla gerçekleştirdiği ve 204 haneli (676 bit) şifrenin kırılması olayı olduğu söylenmekte.
Fujitsu tarafından yapılan açıklamada 2009 yılında kırılan şifrelemeden yüzlerce kat daha zorlu bir şifreyi kırdıkları duyurulmakta. Firma bu zorluğun üstesinden gelebilmek için ise, bazı yeni teknolojilerden yararlandığını açıklıyor. Bu yeni teknolojiler arasında; bilgisayar cebiri kullanarak parametre ayarlarını optimize eden yeni bir teknik, lineer aramanın genişletilmiş bir versiyonu olarak iki boyutlu arama gerçekleştirebilen bir algoritma, bilgisayar gücünü maksimum seviyeye çıkartan paralel programlama teknolojisi ve de devasa bir veri yığını içinden bir eşitlik elde etmek için kullanılan çeşitli programlama teknikleri yer almış.
Eşleme tabanlı kriptoloji sistemleri, yeni nesil şifreleme için standart adayı olarak gösterilmekteydi. Dolayısıyla da Fujitsu’nun akademik birimlerle gerçekleştirdiği bu çalışma, söz konusu sistemlerin gerçekte ne ölçüde güvenilir olduğunun anlaşılabilmesi için son derece büyük bir önem taşıyor. Klasik yöntemlerle yüz binlerce yılda çözülebileceği düşünülen bir sistemin 5 aydan kısa sürede kırılması, bilgisayar biliminin ve bilgi işleme teknolojilerinin geldiği yeri göstermesi açısından olduğu kadar, güvenlik sistemlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği açısından da önemli bir gelişme.



Kaynak : 