Bu makalenin ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Kamp ateşini yakmak
Herkesin işbirliği yapması gerekli. Yorumlar bölümünü cesaretlendirmek için BusinessWeek.com sitesi her bir kanal sayfası için ve ana sayfa için “In Your Face – Gözünüzün Önünde” adlı en iyi yorumlardan oluşan bir liste oluşturdu. Her yorumun yanında yorumcunun fotoğrafı da yer alıyor. Bu özelliğin sponsorluğunu bir içki firması üstlenmiş.
Byrne “Bazen okuyucularımızın yaptıkları yorumlar hikayeden daha fazla trafik çekiyor,” diyor ve ekliyor: “Bazı hikayeler 5000 yoruma bile ulaşabiliyor.”
Gazetecilerin okuyucular ile etkileşimini cesaretlendirmek adına firma “Yazarlarla Diyalog” adı verilen bir bölüm bile yaratmış ve eğer bir gazetecinin hikayesi yeterli sayıda yorum alabilirse bu bölümün ana sayfasında yayınlanmayı başarıyor. Bu bölümde maaşlarda yapılan kesintiler ve Microsoft’un yeni arama motoru oldukça önde gözüküyor.
Sitede ayrıca bir okuyucunun fikrini temel alarak yazılan bir hikaye de her hafta “Sizin Fikriniz Nedir?” bölümünde fikrin sahibi okuyucunun bir fotoğrafı ve biyografisi ile birlikte yer buluyor. Buna örnek olarak yayınlanan makalelerden birisi Amerika’daki üniversite mezunu gençlerin okul borçlarını konu alıyordu ve lisans, master ve MBA öğrenimi sırasında 90.000 dolar borç edinmiş olan bir okuyucunun önerisi ile hazırlanmıştı.
BusinessWeek.com okuyucu tarafından yazılan hikaye ve makaleleri de yayınlıyor ancak oldukça nadiren. Byrne “Okuyucu sunularına pek yer vermiyoruz,” diyor ve ekliyor: “Yalnızca yaklaşık olarak haftada bir kez en iyi yorumcularımızın yazılarını yayımlıyoruz.”
Web’den Yararlanmak
Byrne BusinessWeek.com’un Twitter’da 50’nin üzerinde yazar ve editörünün olduğunu ifade ediyor. Steve Baker adlı bir yazar kısa süre önce bir makalenin her bir paragrafına ait başlık cümlelerini Twitter’a yazarak kullanıcı girdileri ile daha iyi bir hikaye oluşturulmasını ve daha yüksek bir okuyucu kitlesine ulaşılmasını sağladı. Byrne The Wall Street Journal’ın çalışanlarının Twitter kullanmasını sıkıca kısıtladığının da altını çiziyor.
Byrne “Pek çok şirket sitelerine trafik çekmek adına Twitter’ı yanlış kullanıyor,” diyor. “Yalnızca başlıkları ve özet kısımlarını almak ters tepen bir yöntem.”
BusinessWeek.com’daki medya geleneklerine en ters olan şey belki de Business Exchange sitesi. Byrne “Editörler ürünleri ve diğer sitelere verilen linkleri kontrol etmiyorlar. Biz içerik, başlık ve özetler için Web’i adeta didik didik ediyoruz,” diyor.
Burada amaç spesifik bir anahtar kelime için her gün birkaç site oluşturabilmek. Bu girişim geçtiğimiz yılın Eylül ayında başlamıştı ve şimdiye dek 1,500 site oluşturulmuş durumda. Bu makale yayına hazırlandığı sırada A.B.D. deki Ekonomik Teşvik konusunda oluşturulmuş olan bir site büyük haber sitelerinin yanı sıra sıradan komplo teorilerini de barındıran pek çok içerik barındırmaktaydı ancak Byrne verdiği demeçte sitenin akıllı bir insan filtresi özelliğini kullandığını belirtiyordu.
Byrne, Business Exchange’deki başlıklar arasında Starbucks, ticari uzay yolculuğu, İnsan Kaynakları politikaları ve materyal biliminin de olduğunu belirtiyor. Oluşturulan 1500 siteden 200’ü Google endeksinde yer alıyor.
BusinessWeek.com sitesini kullananların LinkedIn profillerini de siteye aktarıyorlar. Byrne bu konuda “Bu profilleri yayınlıyor ve paraya dönüştürüyoruz,” diyor. “Devasa bir reklamcılık başarısı ve bunu satmayı başardık.”
Site satış yapmayı başarıyor zira eşsiz, özelleşmiş ve mikro-hedefli siteler sağlıyor. Byrne “Eğer müşterilerimizden birisi çevresel sürdürülebilirlik ile ilgileniyorsa, bizde tek bir paket halinde satabileceğimiz bir düzineden fazla makale ve başlık bulabiliyor,” diyor.
Byrne “Bu satışlar oldukça yüksek CPM’ler üretiyor, belki de sitenin en yüksek CPM’lerini,” diyor. Sitenin bu konu üzerinde çalışan bir editör ve bir stajyerden oluşan iki çalışanı mevcut ve diğer editörlerden de katkı alıyorlar.
Bu makalenin son bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz..



Kaynak : 