31 Mayıs Cuma günü İstiklal Caddesinde gaz maskeli polisleri görünce önce gözlerime inanamadım. Kaçarak dükkanlara sığınan turistlere aldırmıyor, ellerindeki tüfek benzeri bombaatarları patlatıp duruyorlardı. Çığlık atan turist kadınlar vardı. İstiklal’de böyle fütursuz bir polis müdahalesini daha önce ne görmüş ne duymuştum, ama bir devrim başladığını da düşünmedim açıkcası. Devrim, bloğum için dünyadaki yeni devrim anlayışını da inceleyen bir yazı yazmaktayken başladı, yazıyı hâlâ tamamlayamadım.
Benzersiz ve tarihî bir olay yaşadığımızı, direnen gençlerle konuşmaya başlayınca anladım. Yeni bir dünya doğuyor. Artık Gezi’ye gidip, gençlerin içinde yaşadığı atmosferi soluyorum ve onları anlamaya çalışıyorum. Gezi, bir tür doğal ziyaret mekanı gibi oldu. Turistler de, dünyada fırtına gibi esen bu devrimin başladığı yere gelip fotoraf çaktiriyorlar.
Açıkcası, ilk şaşkınlığıma rağmen, olay benim için büyük bir sürpriz olmadı. Geçtiğimiz yıl, klasik politikaya alternatif yeni siyasallaşma biçimlerinden bahseden yazılarınmdan birinde, 2015’te tamamlanacağını tahmin ettiğim hızlı dönemin, 2013 yılının ikinci yarısından itibaren Türkiye’de büyük bir değişim-dönüşüm patlaması yaşatabileceğini, siyasi arenaya yepyeni “Üçüncü bir güç”ün çıkabileceğini ve siyasetin kodlarını tayin edici ölçülerde değiştirebileceğini yazmıştım. Ama geleceği asla tamı tamına kestiremezsiniz, asla tam hayal ettiğiniz gibi olmaz.
Ben, 1990 gençliğinin gizli gücünün farklında olmakla birlikte, bu gücün bir devrimin ana unsuru haline gelebileceğini düşünmemiştim. Gençlik, malum siyaset dünyasında değil, başka bir paralel dünyada yaşıyordu. Onlar, öznesi siyasi partiler olan ve Türkiye’de horoz döğüşüne dönebilen malum politika dünyasıyla ilgilenmiyorlardı ve bu yüzden de siyasetçiler tarafından “apolitik” sayılıyorlardı.
Gezi Hareketiyle birlikte Türkiye’de, siyasi iktidar ve siyasi Muhalefet dışında Üçüncü bir siyasi güç, yeni bir siyasi dünya doğdu. “Dünya” sözcüğünü özellikle kullanıyorum, çünkü bu dünyada çok çeşitli siyasi düşünce, onun yeni demokrasi kurallarına ve kültürüne uydukları takdirde yer alabilirler. Gezi Hareketi, Türkiye’nin dindarlarından solcularına, ülkücülerinden transseksüellerine kadar bütün kesimlerini kucaklayarak herkesi şaşırttı.
Türkler, Gezi Hareketinin açtığı kapıdan baktıkları zaman, yeni bir siyasi hareket değil, yeni bir dünya gördüler. Neşeli, esprili, birbirine saygılı, doğayı sevip savunan, yaşadığı alanlara ve şehrine sahip çıkan, tavizsiz demokrat, kimsenin yaşam biçimine karışmayan, kendi hayat biçimine karışılmasına da kesinlikle izin vermeyen, kim olursa olsun herkesle aynı göz hizasında konuşan, zengin-fakir ayırmayan, kendi içinde elitizme ve imtiyazlara izin vermeyen, paraya önem vermeyen, satın alınamayan, çoğunluğu 16 ile 25 yaşları arasında, nazik, zeki, mücadeleci gençler. Verdikleri mücadele, aslında bireysel özgürlükleri için, ama buradan yola çıkarak ülke için özgürlük ve demokrasi mücadelesine dönüşmüş durumda.
Gezi Hareketi, duruma göre ortaya çıkıp hemen örgütlenen ve harekete geçen, belli kişilerden oluşmayan, anonim, zamanın özgürlükçü gençliğinin ruhunu yansıtan bir hareket. 31 Mayıs’da ortaya çıktığı gibi, belli hedeflere ulaştıktan sonra tamamen görünmez de olabilir. Yeniden itiraz edip ilk fırsatta yaniden ortaya çıkıp on milyon insanı gene sokağa dökebilir. İleri demokrasilerde olan özgürlükler garanti altına alınana kadar, Gezi Hareketinin yalktığı ateş sönmeyecektir, çünkü işlemeyen demokrasilere karşı kendiliğinden doğan bir tepkidir.
Gezi Hareketi, siyasi bir güç olmanın çok ötesinde, bildiğimiz parlamenter demokrasi konteksinin hem dışında hem içinde bir yerde yaşıyor ve siyaset dünyasını bambaşka bir alandan, onun ruhunu ve alışkanlıklarını değiştirerek etkiliyor. Belli önderliği, belli sofistike siyasi talepleri yok. Muhtemelen bir parti kurmayacaktır. Onun yerine bambaşka yaptırım yöntemleri kullanarak, siyasetin ve ekonominin üzerinde Demokles kılıcı gibi sallanarak onları -kendi anladığı anlamda- nazik evrensel demokratlar olmaya zorlayacaktır.
Bu makalenin devamına burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.



Kaynak : 