Bu değerlendirmenin ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
15 gün önce yaptığım değerlendirmeye mail yoluyla çeşitli yorumlar geldi. Elimden geldiğince, herkese cevap vermeye çalıştım. Öncelikle bir izlenimimi aktarayım; bu maillere ve grevle ilgili bloga bakınca, kapsamdışı personel ile kapsamiçi personel arasındaki çatışmanın arttığını görüyorum . İki taraf aynı konularda (sabotaj, grevden vazgeçip çalışmaya başlama gibi) birbirini suçluyor. Doğrusu neyin doğru olduğunu anlamak da zorlaşıyor.
Gelen maillerde çok çeşitli yorumlar var. Ama takdir ettiğim husus, bana yazanlar arasında anlamsız mail görmedim. Hepsi bir şeyleri izah etmeye çalışan, yazıdaki yorumlarıma başka açıdan görüşler getiren maillerdi. Tabi okumuşsunuzdur, Sendika da bir açıklama yolladı. Onlar da aynı şekilde, benim gördüğüm açıdan farklı olan açıları anlattılar. Bazı noktalarda aynı düşünmediğimizi söylemeliyim ama kendilerine açıklamaları için yine de teşekkür ediyorum. Farklı bakışları gösterdiler, düşünmemizi sağladılar.
Dediğim gibi Sendika ile Türk Telekom, birbirini hemen hemen aynı konularda suçluyor. Bunları da aktarmak istiyorum. Bakın aşağıda Anadolu’nun bir şehrinden, kapsamdışı bir Türk Telekom çalışanından gelen mail var. Neler diyor;
- 10 yıllık 8.derece Lise mezunu memur (Eşi çalışmıyor) 836.-YTL
- 10 yıllık 4.derece mühendis (Eşi çalışıyor) 1.380.- YTL
- 19 yıllık Üniversite mezunu Şube Müdürü (Eşi çalışmıyor) 1.362.- YTL
- 31 yıllık 1.derece öğretmen 1.185.- YTL
- 21 yıllık 1.derece öğretmen 1.050.- YTL (Eşi Prof)
- 22 yıllık 1.derece Profesör) 2.250.- YTL (Eşi öğretmen)
Ülkemizde yasalarla belirlenmiş biçimde grev yapmak Anayasal bir haktır. Fakat görüyoruz ki Türk Telekom grevinde grev Anayasal bir hak olmaktan çıkmış, ülkemizin haberleşme alt yapısını çökertmeye yönelmiştir. Elbette sorumluları yakalanmadıkça kimseyi suçlamak mümkün değildir. Ancak, yapılan sabotajların Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından dakikalar sonra başlaması ve çığ gibi büyüyerek ülkenin haberleşme alt yapısını hedef alması ne derece tesadüftür onu Türk Milletinin sağduyusuna bırakmak gerekir.
Yapılan bazı sabotajları Türk Telekom mensupları ile olay yerinde bizzat görme şansını yakaladım. Bunlardan bazıları fiber optik kabloların kesilmesi, bazıları ise saha dolapların yakılması ve tahrip edilmesi olaylarıdır. Buna rağmen Haber İş Sendikası Genel Başkanının kendi sitelerinde yayınlanan Diyarbakır konuşmasında sabotaj olarak gösterilen olayların daha önceden çekilmiş eğitim görüntüleri olduğunu ileri sürmesini hayretle ve üzüntüyle karşılıyorum. Ayrıca, yapılan açıklamalara bakıldığında bu sabotaj ve tahribatların öyle bilinçsiz, hırsızlık amacıyla yapılan hasarlar olmadığının açıklanması ise olayın arkasında kimlerin olacağının açık ip uçları olarak değerlendirilmelidir.
Kaldı ki; 2882 sayılı Grev ve Lokavt Kanununun 3.maddesinde;
- Greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçenlerin işyerinde çalışmaları, hiçbir şekilde engellenemez. Greve katılan veya lokavta maruz kalan işçilerin, işyerine giriş çıkışı engellemeleri veya işyeri önünde topluluk teşkil etmeleri yasaktır.
Çalışan işçilerin ürettiği ürünlerin satılmasına ve işyeri için lüzumlu maddelerin, araç ve gereçlerin işyerine sokulmasına engel olunamaz.”
Hükümleri yer almasına rağmen bir çok işyerinde çalışanların ve müşterilerin Türk Telekom!a girişlerinin engellendiğini duymaktayız. Yine İstanbul’da Türk Telekom çalışanları ile yaptığım görüşmelerde gerek çalışanların ve gerekse de vatandaşların Türk Telekom binalarına girişte greve katılanlar tarafından girişlerine izin verilmediğini anlattıklarını görüyorum.
Sitenizde bir süre önce yayınlanan “Grevden insan manzaraları” başlıklı makalede greve katılanların “Ne kadar az maaş aldıklarından, aynı işi yapmalarına rağmen kapsam dışı olan personelden daha az maaş aldıklarından” bahsettikleri anlattıkları görülmektedir.
Gerçek acaba onların anlattıkları gibi mi? Size örnek teşkil etmesi için çok fazla ayrıntıya girmeden bu gün ülkemizde çalışan ve 657 sayılı Kanuna göre memur olanların maaşlarına bir göz atalım;
Bu altı örnek dahi bize ülkemizde özellikle kamu çalışanlarının aldıkları ücret düzeylerini göstermesi açısından önemlidir. Diğer kamu görevlileri de bundan farklı değildir. Özel sektör çalışanlarına baktığımızda ise üst yönetici veya kalifiye olanların dışındaki büyük kesiminin ya asgari ücretle veya asgari ücretin biraz üstünde ücret aldıkları bilinen bir husustur.
Türk Telekom’da çalışan ve bu gün greve katılanların ise aynı yazıdan görüleceği üzere yılda aldıkları 112 günlük ikramiye hariç 1.100.- YTL olduğu ve Türk Telekom’un % 10’luk bir artış önerdiği dikkate alındığında çalışanların ücret için grev yaptıklarını söylemek mümkün değildir.
Şahsen bir çok sendikalı işçinin greve isteksiz katıldığı yönünde duyumlarım var. Greve katılanların büyük çoğunluğu, greve katılma gerekçesini “İşveren sendikayı yok etmeye çalışıyor” şeklinde açıklıyor. Bazıları ise sendikanın kendilerini üyelikten atma, Toplu İş Sözleşmesinden yararlanma hakkından mahrum etme gibi yetkisinden bahisle greve katıldıklarını söylüyor. Bir kesimin ise greve katılmadıkları takdirde bir şekilde zarar görecekleri endişesini taşıdıklarını duyuyoruz.
Sonuç olarak; grevin başlamasına birkaç saat kala başlayan ve her geçen gün artarak devam eden sabotajlara, müşterilerin işyerine sokulmamasına, grev dışı çalışan personelin çalışması yasaklarla belirlenmiş iken bunların sürekli taciz edilmesine, binlerce müşterinin yapılan sabotajlar dolayısıyla haberleşmesinin kesilmesine ve ülkenin haberleşme omurgasının büyük bir tehlike içinde olmasına rağmen Sendikanın Türk Telekom yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıklamasına ne denilebilir bilmiyorum.
Kapsamdışı bir Türk Telekom personeli bunları söylerken, kapsamiçi yani greve katılanlar neler söylüyor? burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Türk Telekom’un 7.Dönem Toplu İş Görüşmeleri konusundaki gelişmeleri ve detayları, burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Düşüncelerinizi yazmak isterseniz aşağıdaki yorum bölümünü ya da Özelleşen Türk Telekom’da Personelin Durumu blogunu deneyebilirsiniz.



Kaynak : 