Solar Impulse projesi kapsamında güneş panellerinden elde ettiği enerjiyle icat ettiği yeşil uçağıyla en uzun uçuşu gerçekleştirerek Guiness Rekorlar Kitabına giren Andre Borschberg, eşi Yasemin Borschberg ve İsviçre Başkonsolosu Monika Schmutz Kırgöz ile Bilfen Okulları Fen Kulübü öğrencilerinin davetlisi olarak Türkiye’ye geldi. Bilfen Çamlıca Kampusunda öğrencilerle bir araya gelen ve İngilizce bir söyleşi gerçekleştiren Andre Borschberg, 2015 yılında gerçekleştireceği dünya turu öncesi öğrencilerin sorularını yanıtladı ve gelecekte yolcu uçaklarının da güneş depolayıp uçmasının mümkün olduğunu müjdeledi.
Bu gelişme karşısında akaryakıt kartellerinin nasıl bir pozisyon alacağının sorulması üzerine Borschberg, “Kendileriyle iletişim halindeyiz ve bizden korkmuyorlar. Geleceği görenler bizimle birlikte yol alacaktır.” yanıtını verdi.
“Bu teknolojiyle dünyanın geleceğini değiştireceğiz”
12 yaşındayken izlediği bir filmden etkilenen Borschberg, havacılık ve jetlere ilgi duyarak bu alana yöneldi. Araçların yüzde 85’inin fuel-oil, kömür ve benzinle çalıştığını, bunun da dünya kaynaklarının kötü kullanılmasına yol açtığı düşüncesinden yola çıkan Borschberg, partneri Bertrand Piccard ile güneş enerjisiyle çalışan uçak projesini hayata geçirdi. Gündüz 26 saat uçan, gece de depoladığı enerji ile yoluna devam eden yeşil uçak olarak adlandırılan “Solar Impulse” projesiyle Andre Borshberg şöyle dedi :
“Bu teknolojiyle dünyanın geleceğini değiştireceğimize inanıyoruz.”
“Hedefimiz 100 km hızla okyanus üstü uçmak”
Yeşil uçak ile 2015 yılında dünya turuna çıkmayı hedefleyen “Solar Impulse” ekibi, şimdilerde bir kıtadan diğerine durmadan 20 gün sürecek bir uçuş programına hazırlanıyor. Daha önceki uçuşunda saatte 70 km ile uçan uçağın dünya turu için daha hızlı olması tasarlanıyor. Dünya turuna Hindistan, Çin, Pasifik üzerinden başlayacaklarını ve batıdan doğuya doğru gideceklerini belirten Borschberg,
- <
“Bu sayede rüzgar enerjisinden de destek alarak hızımızı 100 km’ye çıkarmayı amaçlıyoruz. Bu zamana kadar hiç okyanus üstü uçmadık. Bunu da gerçekleştirmek en büyük hedefimiz” dedi. Bilfen Okulları Fen Kulübü öğrencilerinden gelen “Havada veya yerde karşılaştığınız problemler nelerdir?”sorusuna Borschberg, “Çok problemle karşılaştık. Hatta bu kadar sıkıntıların olacağını bilseydim başlamazdım belki de. Kalkış ve inişlerdeki türbülanslar bizim için en büyük problem. Bu nedenle sürekli yerdeki hava tahmini ekibimizle iletişim halinde oluyoruz.”
yanıtını verdi.
“Güneş depolayarak uluslararası uçmak mümkün”
Güneş enerjisiyle uçuş yapabilecek uluslararası yolcu uçaklarının olup olamayacağı sorusuna ise Borschberg,
“Daha hafif uçaklar ve geniş panellerle bunu yapmak mümkün.”
dedi. Bu gelişme karşısında akaryakıt kartellerinin nasıl bir pozisyon alacağının sorulması üzerine Borschberg şu cevabı verdi :
“Kendileriyle iletişim halindeyiz ve bizden korkmuyor, bu gelişmeleri bir tehdit olarak görmüyorlar. Gelişmeler ışığında ileride birlikte yol alınabileceği düşüncesindeler.”
“Uçuşa meditasyonla hazırlanıyorum.”
Aralıksız 20 saati bulan bu uçuşlara mental olarak hazırlanmanın işin en önemli parçası olduğunu söyleyen Borschberg, Türk eşi Yasemin Borchberg’in bu konuda kendisini hazırladığını söyledi. Ekibin bir parçası olan Yasemin Borchberg ise şöyle dedi :
“Uçuş öncesi mutlaka nefes egzersizleri yaptırıyorum. Yemesine içmesine dikkat ederek, meditasyon yaptırarak hem bedensel, hem zihinsel olarak hazırlanmasına destek oluyorum. ”
Andre Borschberg’e sahneden sorulan sorular ve cevapları ise şöyleydi :
Uçuşlara hazırlanmak için mental ve fiziksel olarak nasıl hazırlanıyorsunuz?
Mental olarak hazırlanmak işin en önemli parçası. Çünkü öncesinde birçok nefes egzersizleri de yapmak gerekiyor. Kendimi şarj etmek içinse zihinsel olarak hazırlanmam lazım. Bu anlamda eşimin desteğiyle meditasyon yapıyorum
Dünyanın etrafını dolaştıktan sonraki hedefiniz ne olacak?
Bu projenin en önemli parçası da dünya turu. Ancak bu bir son değil. Çünkü projenin farklı boyutları da var ve derinleşmesi gerekiyor. Sonrasında uluslararası tüm farklı kanalları kullanarak diplomatlar aracılığıyla tüm dünyayı harekete geçirmemiz ve bilinçlendirmemiz gerekiyor. Standford Üniversitesi’nde de bir kursa başlayacağız. Bundan sonra bunun eğitimi konusunda çalışmalar yapmak istiyoruz.
Uçakta olduğunuz sırada havada ne düşünüyorsunuz?
Uçarken çok fazla zaman var gibi görünüyor ama yok. Ben uçuş sırasında aşağıdaki ekibimle sürekli kontak halindeyim. Bunu size anlatabilmem için bir uçuşuma katılmanızı öneririm bunu size ancak orada gösterebilirim.



Kaynak : 