4502 sayılı yasanın uygulanmamasının faturasını tabi ki halk, ama daha çok internet sektörünün yatırımcıları ve şirketleri ödedi. Yüzde sekseni ya kapattı ya da iflas etti. Bunun sonucunda internet kullanım oranı ülkede %5 i geçmedi. Bugün sektörün 10 milyar dolar olan cirosunun 100 milyar dolara çıkması engellendi. Bunun sonucunda şirketlere ve bireysel tüketicilere yeni ve ucuz hizmetler sunulamadı.
Yasa neden uygulanmadı? Çünkü hizmetlerini geliştirmemiş olan Monopolcü şirketin, henüz ayakta kalması gerekliydi. Ama 4502 nolu yasaya güvenip yatırım yapan işletmeler ne olacak?
Kaldırılmak istenen 4502 nolu yasada var olan, VPOP, ADSL hizmetlerini sadece TTnet şirketi verebiliyor ama yasal hakkı olan ISS şirketleri, o tarihten bugüne fiilen engelleniyor. Ülkenin teknolojik gelişmesi ve çocuklarımızın okullarda bedava alması gereken hızlı internet erişimi bu yeni yasa ile daha da imkansız kılınıyor.
Neden yeni yasayı istemiyoruz?
Çünkü yasa gerek işletmecisiyle, gerek kurumsal ya da bireysel kullanıcısıyla Türk milletine haksızlıktır.. Bu yasa hazırlanırken de yazdık ve söyledik. Bu yeni yasa bir tuzaktır. 4502 sayılı yasa Avrupa standartlarında bir yasadır. Belki bir iki ekleme ve değişikliğe ihtiyacı olabilir ama çok değil. Ancak şimdi bir oldu bittiye getirilen, TK ve sektörün görüşlerini içermeyen bu yasa karşımıza getirildi. Bu daha işin başlangıcı. Bu yeni yasanın parlamento koridorlarında uğrayacağı değişikliklere de hazır olalım.
Bütün bu süreçlere, bağımsız kurul olarak el koyması ve sektörü regüle etmesi gereken Telekomünikasyon Kurumu, ne yazı ki hükümet bakanlarının siyasi iradesi altına girdi. Sektörün yanında yeralmadı.
“4502 sayılı yasayı, bu lkeyi sevmeyenler çıkardı, biz yasa masa tanımayız” diyen monopolcü şirket, eski bakanın Telekomünikasyon Kurumuna karşı kaybettiği yetki savaşının rövanşını aldı.
Yeni yasanın 4k maddesinde ayrımcılık var. ‘Özürlü, yaşlı ve sosyal açıdan korunmaya muhtaç diğer kesimlerin özel ihtiyaçlarının dikkate alınması ve Kurum tarafından belirlenen ilkeler, kurallar ve şartlar uyarınca kullanıcılara ekonomik avantajlar ihtiva eden özel programlar sunulması’ şeklinde madde giderek, şirketlerin, çocukların vb. tüketici guruplarına karşı bir haksızlık haline gelebilir.
Madde 4f’de ise “ara bağlantı ücretleri ile hat ve devre kiraları da dahil elektronik haberleşme sağlanması karşılığı alınacak ücretlerin, yatırım ve işletme maliyetlerini ve genel masraflardan ilgili payının, amortismanı ve makul ölçüde karı’ mümkün olduğu ölçüde yansıtması.’ ifadesi var. Yatırım ve işletme maliyeti ve genel masraf tariflerinin çok net olması gerekir. Ölçü yani üst sınır konulmalıdır. Şu anda yurtdışında 10 dolara alınan bir uluslararası karasal kiralık hat hizmetini, TTAŞ 80 dolara toptancıya satıyor. Bu karasal hatlar sadece TTAŞ’de vardır. Burada makul olan düzey 10 dolardır. O halde bu üst sınırlar tahmini de olsa konulmalıdır. Aksi takdirde bu madde de haksız rekabete yol açabilecektir. Kaliteli ve ucuz hizmeti veremeyecek olan rakipler kısa zamanda zor duruma düşeceklerdir.
Yeni kanunda monopolcü şirket için, “bir hizmetin fiyatının gerekçesini açıklayacak” deniyor. Bu şirket bağımsız bilirkişi değildir. Üst tarifesi belli olmayan ve bu hizmetin asgari maliyet hesaplanmasında bu maliyete ektilemeyecek kalemlerinde hesaba katılmasıyla, monopolcünün yüksek tarife belirlemesi kolaylaştırılmıştır.
Kısaca şu an bu yeni çıkacak yasadan da önemli olan tüm tarifelerinin belirlenmesi konusu en önemli konudur.
Madde 5a’da “Elektronik haberleşme sektöründeki politika hedef ve ilkeler Bakanlık tarafından belirlenir. b. Elektronik haberleşme sektöründeki düzenleme ve denetlemeye ilişkin görevler Kurum tarafından yürütülür’ diyor. Buradaki yaklaşım serbestleşme ruhuna aykırıdır. Kim kimdir belli değildir. Bu maddeye göre regülatör fiiliyatta TTAŞ’dir. Maddenin b bendindeki düzenleme ile TK düzenleme ve denetleme dışında bir görevi olmayan kurum haline getirilmek istenmektedir. Bu işin doğrusu, sektör temsilcilerinin de içinde olduğu bir Kurum olmalıdır.
c. maddesinde “Kurum tarafından sayısının sınırlandırılması gerektiği belirlenen kullanım haklarına ilişkin kullanım ücretlerinin asgari değerleri Kurumun teklifi üzerine, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenir’ diyor. Şimdiye kadar görünen odur ki, Bakanlık politik sebeplerle, onaylanması gereken ücretleri ertelemektedir. VoIP yönetmeliklerini kamuoyundan saklayan bir bürokrasiden, vatana ve millete olumlu ‘hedef ve ilke’ belirlemeyeceğini aşikardır.
Şimdi açıkça görüyoruz ki, Telekomünikasyon Kurumu kendi ifadesinin aksine bağımsız bir kurum olamamıştır. Çünkü TK yasaları, yönetmelikleri uygulatmayarak, “bakanlığa gönderdik” türü taktikler ile, sektörün önünü tıkayarak, bağımsız bir kurul olmadığını kanıtlamıştır.
Telekomünikasyon Kurumu hazırladığı yönetmelikleri uygulatsa idi, neden uygulattın mı diyeceklerdi? Bakanlığın bu konuda yasal bir yetkisi yoktu. Ancak şimdi bu gerçekleşiyor. Yeni yasa ile resmileşiyor.
Bu kanunla Kurum’un yetkileri sınırlandırılmış, fiili konumu yasallaştırılmak istenmiştir. Bakanlık ofisi haline getirilmiştir.
Ücretlerin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmesi çok sakıncalıdır. Bugüne kadar bu tavrın büyük zararları olmuştur. Bakanlık, geciktirmiş yada imza çıkarmamıştır. Bu fiyat belirleme işini Kurum üstlenmelidir. Bütün dünya’da Telekom alanına özgü bir düzenleyici kurul kurulmasının amacı da budur. Buna da dikkatlerinizi çekmek isterim.
Sayın Başbakan R.T. Erdoğan, kurul ve kurumlar mevzuatını değiştireceğini söylemişti. Şimdi bu yasaların değiştirilmesi ile mevcut haklardan geri gidildiğini görüyoruz.
Bu yeni kanunla, devlet, telekomünikasyon sektöründe monopolcü kalmak istemektedir. Madde 6. ve madde 7 ile hükümetlere büyük tasarruf ve sektöre müdahale imkanı verilmektedir.
Liberalleşme ya da tüketicilerin daha ucuz iletişim hakkı engellenmek isteniyor.
Madde 10 ile İşletmecilere ‘makul gerekçesi olması’ durumunda abonelerin sözleşmelerini imzalamama yetkisi verilmektedir. Makul gerekçe muallaktır. Burada tek esas, teknik sisteme zarar vermek veya işletmeciye borçlu olmak gerekçesi olmalıdır. Monopol zihniyetin ‘makul ya da batıl’ gerekçelerle bazen aylarca yıllarca sözleşme imzalamayarak veya sözleşmeleri tek taraflı iptale giderek, hatları kestiği bilinmektedir.
Monopolcü şirket, ISS’lere istediği sözleşmeleri, hatlarınızı keserim tehdit ve şantajı yaparak, zorla imzalatmaktadır.
Şimdi TK yürürlükteki kanunlara dayanarak, hat kapamaya mahkeme veya Kurum kararı ile olabileceği hükmünü getirmişti. Doğru bir karar. Ancak bu yeni kanunla ‘makul gerekçesi olması’ durumunda monopolcü işletmeci, rakiplerinin hatlarını kapatabilecektir. Kanunsuz ve mahkeme kararı olmaksızın hatları kesmek suçtur. Yeni kanunda, gerçek ve tüzel kişilerin Kurum ve mahkeme kararı olmaksızın hatlarının kesilemeyeceği belirtilmelidir. İletişim hakkı bir özgürlük hakkıdır.
Madde 15’de “Yetkilendirme” bulunuyor. Kurum’a sektörde faaliyete başlamanın bildirim esasına dayandırılması bürokrasiyi hafifleten bir yaklaşım olduğu kadar kullanılan teçhizatın standartlara uygunluğunu denetlemeye yetkili kılınması sıkıntılar yaratabilir. Örneğin, monopolcü şirket, ara bağlantı yükümlüsü olarak, ara bağlantı talebinde bulunan bir rakip şirkete, cihazlarının uygunluğunu Kurum’a onaylatmasını, eğer Kurum bu cihazları tanımıyorsa, test, kontrol vb. gerekçelerle zaman uzayacak ve ciddi sıkıntılar olacaktır. Bu durum yeni rakiplere çok zaman kaybettirecektir.
Bu yasanın “bir son dakika hakem penaltısı” olduğu düşünülürse, liberalizm uygulamaları en az 2 yıl daha geciktirilmiş olacaktır.
Yeni kanuna göre, bu kanun yürürlüğe girdiğinde lisans almadan ‘herkes’ telekomünikasyon faaliyetine başlayabilir deniyor. O halde 3 yıldır lisans isteyen sosyete dernekleri boşuna istekte bulunmuşlar. Herkes pazara girecektir. Çok güzel. Bir çok şirket lisans almadan faaliyete başlayacaktır. Acaba? Altyapısını kuramamış, engellenmiş ve bugüne kadar lisans bekleyen şirketler, altyapısını kurmuş şirketler karşısında haksız rekabete uğramayacaklar mı?
Kurum, kamu yararı gereklerinden kaynaklanan sebeplerle, gerçek ve tüzel kişilerin haberleşme sağlamalarını engelleyebilir denmektedir. Bu antidemokratik ve ayıp bir durumdur. Bu durumda, bildirim sahibi tarafından herhangi bir hak iddiasında bulunulamaz denilmektedir. Monopolcü engelleyecek, geciktirecek. TK cihazlara el koyacak. Kaos daha büyüyecek.
Yeni yasa, Evrensel hizmet adı altında, geri kalmışlığın faturasını yeni operatörlere çıkarmak istiyor. Mobil operatörler bunun dışında bırakılıyor.
Evrensel Hizmet fonu monopolcü şirket için bir destek fonu olarak düşünülebilir. Kullanım hakkı ihale edilecek. Şartlar ağır, çıta çok yüksek. Birileri önceki yasalara kızdı. Yeni yasa istediler. Çünkü bu yasalarla telekom olmazmış. Bu çıtadan TTnet’i sembolik 1 dolara alıp 5 yılda 20 milyar dolar sözü veren birleşmiş şirketler de atlamaya çalışacaklar.
Taslak Kanunun son hükmünde yani madde 69’da ‘TTAŞ Genel Müdürlüğünün yapılandırılmasına ilişkin yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar 406 sayılı kanunun bazı maddelerinin uygulanması devam ediyor olacaktır’ denilmektedir. Peki, bu yapılandırma ne zaman bitecektir.? Yani.. kısaca monopolcülük uygulaması devam edecektir.
Madde 64’de Kurum, operatörlerin cihazlarına gerekli hallerde el koyup, müsadere edecek deniyor. Eğer bu madde el konulmak istenen operatörler için düşünüyorsa, çağ dışıdır, hukuksuzdur. Üstelik Kurum, bu müsadere ettiği cihazları ihtiyacı olan kamu kurum ve kuruluşlarına hibe edebilir deniliyor. Tövbe estağfurullah. Şu an zaten monopolcüye cihaz hibe etmek diye ayıp bir mecburiyet var zaten. ‘Kurum, el koyduğu cihazların nakliye, depolama piyasa gözetimi ve denetimi ile, personel giderleri gibi tüm harcamalar cihazlardan sorumlu kişi veya işletmeci tarafından karşılanacaktır’ deniyor. Tüyler ürpertici bir durum.
Sütü alacaklar, sonra ineğe el koyacaklar, sonunda sahibini de cezalandıracaklar.
Mama mia! Ben bu filmi bir televizyonda seyretmiştim.
Ali Yavuz Hakkında
Ali Yavuz Hollanda’da, Belçika’da, Almanya’da ve Afrika’da şirketleri –ve diğer bir kaç ülkede ortaklık şeklinde– ve telekomünikasyon alanında çeşitli yatırımları olan bir işadamıdır. Yavuz’un Türkiye’deki yatırımları ETT Telekomünikasyon adı ile yapılmaktadır.
turk-internet.com Notu : Sektör açısından önemi nedeniyle “Yeni Telekomünikasyon Kanunu” taslağı ile ilgili görüşleri olanlara sayfalarımız açıktır. Bize görüşlerinizi gönderebilirsiniz. Her kesimden görüşleri yayınlayacağız.



Kaynak : 