web analytics
Cumartesi, Haziran 27, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Halkla İlişkiler, Yani Masanın Diğer Tarafı için Yorumlar

Medya organlarında yayınlanan haberlerin içeriği, kalitesi, haberciler kadar bazen bu halkla ilişkiler bölümlerinin ve şirketlerinin de katkılarıyla gelişebiliyor. Ama bazen, şaşırtıcı gelişmelerle karşılaşabiliniyor.

Murat Çehreli-Murat Çehreli
16 Temmuz 2008
-Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Değerli okuyucular, bizler şu ve ya bu şekilde basın sektörüne emek veren, okuyucularını bilgilendirmeye çalışan kişileriz. Haberlerimizi kendi görüşmelerimiz, araştırmalarımız kadar basın toplantılarıyla da sağlarız.

Bu noktada ‘masanın diğer tarafı’ndaki kişilerle yani firmaların kendileri daha doğrusu kurumsal iletişim ya da halkla ilişkiler tabir edilen departmanlarıyla ama genellikle bir Halkla İlişkiler firması üzerinden muhatap oluruz. Bu bölüm ya da firmalar, bir basın toplantısına gittiğimizde bizleri kapıda karşılayan ve yine çoğunluğunu bizim meslekten bu alana geçenlerin oluşturduğu kişilerden oluşur.

Haberin içeriği, kalitesi, haberciler kadar bazen bu halkla ilişkiler bölümlerinin ve şirketlerinin de katkılarıyla gelişebiliyor. Ama bazen, şaşırtıcı, tepki yaratıcı ya da üzücü gelişmelerle karşılaşabiliniyor.

Bulunduğumuz alanı güzelleştirmek, daha iyiyi sağlamak işimizin gereklerinden birisi olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle bundan böyle, bu satırlarda görevimi yerine getirirken, zaman zaman karşılaştığım şaşırtıcı konuları, iyileştirilmesi gerektiğini düşündüklerimi ya da yanlışlıkları ifade etmeye çalışacağım. Bunu yaparken, hedef göstermek amacında olmamakla birlikte sistemin daha iyiye yönelmesi için elimden geldiğince açıklık sağlayacağım.

İlk işaret edeceğim konu; işin yapılış şekli.. Bazen, e-postanızın alıcıya ulaştığından emin olmanızı sağlayan ve alıcının nezaketen de olsa ‘aldım’ şeklinde onaylayarak size yine bir mesaj şeklinde geri gelen o ufacık eylemi kimilerinin (ki bu bazen yine bir basın mensubu meslektaşımız da olabiliyor) yerine getirmediklerine hayret ile tanıklık ediyorum. Ben, şahsen göndericinin kimliğine bakmaksızın o mesajı onaylıyorum. Çünkü, karşı tarafta görevini yerine getirmeye çalışan bir kişi olduğunu düşünüyor ve kendisine “elime geçti” diyerek, görevini yerine getirdiği mesajını vermek istiyorum. Ama bazen o mesajın elime geçtiği onayını alınca, arayıp basın bülteninin illa yayınlanması sözü almaya çalışan halka ilişkilerciler var. Yani nezaketimi, bir zorlamaya dönüştürmeye çalışanlar. Bu aslında geri tepen, yani tepki uyandıran bir hareket. Bunu ifade etmek isterim.

Bir başka ilginç olay, aslında komik de.. Geçtiğimiz günlerde basın mensupları arasında hayli konuşuldu. Çünkü basın mensuplarını şaşırtan ve üzen bir olaydı. Şaşırtan dedim çünkü, o büyüklükteki bir halkla ilişkiler şirketinden farklı bir tavır beklenirdi. Üzen, çünkü bu olayın tarafı olan ve medya mensubu arkadaşları ‘kelle’ olarak gören kişi(ler) de basın geçmişi olan ve hatta hala aktif olarak içinde olan kişilerdi. Olay şu; Türkiye’nin önde gelen şirketlerine hizmet veren büyük halkla ilişkiler şirketlerinden bir tanesi, çok büyük bir şirketin basın toplantısı için İstanbul’un yıldızı en bol otellerinden birisi ile anlaşıyor. Ancak, toplantı sonunda hesap geldiğinde toplantıya beklenilenin üzerinde kişinin katıldığı görülüyor. Rivayet o ki, bu hesap, anlı şanlı halkla ilişkiler şirketinin sahibinin kızıp köpürmesine neden oluyor.

Bunun duyulmasının ardından basın mensubu arkadaşlar şunu dillendirdiler; “sen dev ölçekli firmaları temsil eden Türkiye’nin önde gelen bir halkla ilişkiler şirketi olarak bu kadar küçük hesaplar yapacaksan, ya toplantıyı daha hesaplı bir yerde yap, ya da en iyisi mi hiç bu tür organizasyonlara girme. Sadece basın bülteni geç!” Benden aktarması.

Başka bir olayda ise, yine büyük bir halkla ilişkiler ajansı, büyük bir firmanın gazetecilerle ve bir takım devlet adamları ve müşterileri ile ilişkilerinin iyi tutulmasına yönelik olarak, bir spor müsabakasına yönelik yurt dışı gezisi tertip ediyor. Ama o ne? Teşbihte hata olmaz, bir zamanlar Güney Afrika’da uygulanan ‘Apartheid’ misali bir ayrımcılık uygulanıyor ve o şirketin bütün faaliyetlerini takip edip, duyuran sektör mensupları yerine, başka başka kişiler seçiliyor. Doğal olarak sektör temsilcileri konuyu haber alınca. “Allah Allah, peki, ama biz sektör gazetecisiyiz ve bu bizim alanımız. Biz niye davet edilmedik?” diye sormaya başlıyorlar. Cevap ilgili firmanın ve halkla ilişkiler firmasının aklı evvel büyük büyük müdürlerinin “Bu geziye yüksek profilli gazetecileri çağırıyoruz!” ifadeleriymiş.

“Gazetecilerle ilişkileri iyi tutmak” amacının ne kadar gerçekleştiği bir yana, o firma ve halkla ilişkiler ajansının büyük büyük müdürlerinin bu konudan ne kadar anladığı bir başka yana, sonradan öğrendiğimize göre o geziye katılanlardan bazı ‘profili yüksek’ arkadaşlar alkol duvarını aşarak olmadık şeyler yaptığı ve alkole karşı duyguları bilinen bazı bürokratları sinirlendirdiği duyuldu.

Aynı kapsamda, firmaların kendi halkla ilişkilerini güçlendirmek adına yaptığı etkinlikleri güya en iyi şekilde planlaması gereken halkla ilişkiler firmalarından bazılarının, bu olanağı firmanın yararına değil, kendi yararına kullandığı ve kendisine yakın gazetecileri planladığı da konuşuluyor. Bu yolla, o halkla ilişkiler firmasının klanı haline gelen gazeteciler grubu yaratılabiliyor. Tabi bu durumda, firmanın kendisi kabahatli. Çünkü en azından “neden” sorusunu sormadığı için.

Bir de haberin basılmasına müdahele etmeye çalışan halkla ilişkiler şirketleri var. Biliyorsunuz, halkla ilişkiler, reklamın da içinde yer aldığı “tanıtım” fonksiyonun bir parçası ve aralarında bir hayli ince bir çizgi var. Halka ilişkiler firmalarının bazıları basılan haberleri “aynı alana reklam verilseydi şu kadar $ olurdu” yorumu ile sunuyorlar. Bu nedenle de medya kurumunun fonksiyonunu da yönlendirmeye çalışıyor. Mesela çok sevdiğimiz bir basın mensubu arkadaşımıza çok yakında benzer bir talep yapılıyor, yayınladığı ve oldukça büyük bir şirketin basın iletisi için, “neden yanında firmanın logosu konulmadı” sorusu soruluyor. Bu da ilginç.. Ama yine tepki yaratan bir olay oluyor..

Bunları yazıyorum, çünkü başta da dediğim gibi ve turk-internet.com’un da bulunduğu alanı güzelleştirme misyonuna katkıda bulunmak istediğim için, karşılıklı iş yaparken, bu tarafta neler düşünüldüğünü aktarmak istiyorum. Bunu hem şirketlerin kendi halkla ilişkilerini, hem işbirliği yaptıkları halkla ilişkiler firmalarının neler yaptığını, hem halkla ilişkiler firmalarının kendi ilişkilerini gözden geçirmelerini sağlamak için zaman zaman yapacağım. Umarım yararlı olur..

Bir sonraki yazımda, halkla ilişkiler departmanlarının, gazetecilerle ilişkilerinde yaptıkları bazı hatalarına işaret edeceğim.

Etiketler: Pazarlama İletişimiYazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Murat Çehreli

Murat Çehreli

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.