Qualcomm’un, sponsor olduğu bir pilot program, Kuzey Carolina eyaletindeki 4 okulda öğrencilerin akıllı telefonlar kullanmasını ve sonuçlarını inceliyor. Yıllardan beri akıllı telefonların sınıf içi eğitimlerde etkili olabileceğini düşündüğünü ifade eden Jacobs’un aksine, araştırmadan şu ana kadar elde edilen sonuçlar, öğrencilerin daha çok okul sonrası saatlerde arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle yaptıkları bilgi alışverişleri dolayısıyla ilerleme sağladıklarını gösteriyor.
Bir sosyal ağ kurulmasının ve paylaşımcılığın çok ciddi geri dönüşler sağlayabildiğinin ortaya çıkartıldığını hatırlatan Jacobs, öğrencilerin, akıllı telefonları vasıtasıyla takıldıkları her hangi bir problemi arkadaşlarından öğrenebildiklerini ifade ediyor. ‘Project K-Nect’ olarak da adlandırılan çalışma çerçevesinde, matematik öğrencilerine dağıtılan HTC akıllı telefonlarda, Drexel ve Florida Eyalet üniversitelerinde geliştirilen materyallerle de destek olundu. Öğretmenlerin, müfredatlarını akıllı telefonlara uyarlamaları sağlandı.
Öğrencilerin, telefonlarını okul sonrasında da kullanmaları teşvik edilerek, ev ödevlerini yapmakta kullandıkları bilgisayarlarına karşı ciddi bir alternatif sunulmuş oldu. Akıllı telefonların, kolay taşınabilmeleri dolayısıyla, bilgisayarlara nazaran çok daha büyük kazanımları beraberlerinde getirdiklerini savunan Jacobs, bu tür ürünlerin, düşük gelirli insanların yoğun oldukları pazarlara sunulabileceğini ifade etti.
Mobil telefonların, çok daha dayanıklı ve buna karşılık daha düşük bakım maliyetlerinin bulunduğunu belirten Jacobs, kablosuz geniş bant olanağına sahip Amerika’da bu tür uygulamaları yaygınlaştırabilmenin de aynı ölçüde kolay olabileceğine dikkati çekiyor. İnternet olanağının daha kısıtlı olduğu dünyanın çeşitli coğrafyalarda öğrencilerin eğitim içeriklerine ve dolayısıyla web’e mobil operatörler üzerinden bağlanabileceklerine dikkati çeken Jacobs, bunun, pek çok açıdan bu ülkelerin kalkınmasına da ciddi katkılar sağlayabileceğini ifade ediyor.
Qualcomm’un, çalışmalarına katılan matematik öğretmeni Suzette Kliewer, derslerinde ortalama başarı sahibi öğrencilerin, akıllı telefon kullanmalarının ardından takdir belgesi alabilecek düzeye kadar gelişebildiklerini söylüyor. Akıllı telefonların, öğrencilere, arkadaşlarının ders sunumlarını kaydedebilme olanağını getirdiğini belirten Kliewer, bunun, aynı zamanda bu öğrencilerin kendilerine güven duymalarını sağladığını ifade ediyor.
Irwin Jacobs’ın, CDMA standartını kabul ettirmesinin uzun bir zaman aldığını hatırlatan gözlemciler, akıllı telefonların eğitim amaçlı satılmalarının kolay bir dönüşüm olmayacağını belirtiyorlar.



Kaynak : 