1 Milyarı geçen nüfusu, ülkede işlem gören 14 mobil operatör ve yaklaşık 600 milyon kadar mobil abonesi ile Hindistan devasa bir mobil pazar durumunda. Ülkedeki sabit hatların çok düşük oluşu nedeniyle mobil operatörler adeta yalnızca kendileri ile rekabet ediyor. Bu durum rekabet şartları, mobil pazarda pozisyon alma ve yeni gelir modelleri konusunda Hindistan’ı tüm dünyadaki mobil operatörler için eşsiz bir örneklem alanına dönüştürmekte.
Hindistan mobil pazarı, büyük ölçüde dış kaynak kullanımı ile muazzam trafik hacimlerini yönetmek konusunda uzun bir süreden beri vaka çalışmaları için örnek teşkil ediyor. Öyle ki 2004 yıllarında bile ülkenin en büyük mobil operatörü Bharti Airtel, network yönetimi ve IT operasyonlarını dış kaynak yoluyla yönetmek için büyük Telekom ve ekipman sağlayıcılarına yönelmekteydi.
Bu uygulama operatörler için maliyetleri düşürmek ve adeta birer “dakika fabrikalarına” dönüşerek markalaşma ve pazarlamaya odaklanmalarında yardımcı olmuştu. Düşen ARPU’lara karşı, dış kaynak kullanımı sayesinde operatörler karlılıklarını sürdürmeyi başarabilmişlerdi. Dolayısıyla da Hindistan’ın dünyadaki en düşük ses tarifelerinden birine sahip olması operatörler için bir sorun teşkil etmiyordu.
Hindistan’ın herhangi bir pazar için sağladığı engin büyüme imkanlarına rağmen ülkedeki nüfusa oranla SIM kart penetrasyonunun yüzde 50’yi yeni geçmiş olması ve dünyadaki en yüksek MOU (Dakika Kullanımı) oranlarından birisine sahip olması bile mobil pazarın karlı olmasını engelleyemedi.
Ancak yeni mobil operatörlerin ve yeni ortaklıkların pazara girişi ile birlikte Hindistan’daki mobil pazar yeniden kıpırdanışa geçti ve dış kaynak kullanımı ile karlılığın korunması teorisi tekrar test edilmeye başlandı. Aslına bakarsanız Hindistan’da zaten oldukça uzun bir süreden beri ciddi bir rekabet söz konusu.
Nüfusu 1,1 Milyarı bulan ülkede hali hazırda tam 14 mobil operatör mevcut. Bharti Airtel, Reliance Communications, Idea Cellular, Loop Mobile ve Ping Mobile gibi holding destekli operatörler, BSNL ve MTNL gibi devlete ait operatörlerin yanı sıra Hinistan’da faaliyet gösteren Aircel veya Vodafone gibi uluslar arası operatörlerle de sürekli rekabet halindeler.
Ancak şimdi Rus Sistema’nın desteklediği MTS India, Telenor’un Unior markası ve Batelco’nun S-Tel markasının da pazara girişi ile Hindistan pazarı iyice kalabalıklaştı. Üstelik Etisalat’ın DB markasının pazara girişi ve beyaz eşya üreticisi Videocon’un da Vivendi ile mobil pazara girme yolunda görüşmeler yaptığı düşünülürse Hindistan’daki rekabet daha da artacak gibi gözüküyor.
Pazara bu kadar çok oyuncunun girişinin ardından mobil ses tariflerinde ciddi düşüşler yaşanması sürpriz sayılmaz. Pazara yeni adım atan her oyuncu abone kazanabilmek için fiyatları daha da ucuzlatıyor. Hindistan zaten oldukça rekabetçi bir pazar olduğundan mobil tarifeler rekor düzeylere kadar gerilemiş durumda.
Örneğin yeniden yapılanmaya giden Tata firması bir süre önce GSM hizmetlerini dakikası 1,5 kuruş civarında sunmaya başladı. Başka bir yeni oyuncu olan MTS India da dakikası 1,3 kuruşluk paketi ile bu tarifeye yanıt verdi. Yine pazara yeni katılan Uninor firması ise 2009 Aralığında servislerinin açılışı nedeniyle indirimi dakikası 0,7 kuruşa dek çekti.
Fiyatlarda yaşanan bu ucuzlama ve rekabet ortamının iyice kızışması ile Hindistan’daki mobil abone sayıları da hızla tırmanmaya başladı. Sadece Aralık 2009’da eklenen mobil abone sayısı 19 milyon oldu. B noktada tarifelerdeki ucuzlamanın sürdüğü dolayısıyla da her ay yaklaşık 18 milyon abonenin mobil pazara dahil olduğunu belirtmekte fayda var. Şubat 2010 sonu itibarı ile Hindistan’daki toplam mobil abone sayısı 564 milyona ulaştı.
Ancak mobil operatör ve kullanıcı sayısının bu denli yüksek oluşunun ardında yatan en önemli neden, ülkedeki sabit hat aboneliğinin gerçekten çok düşük oranlarda kalması. Nüfusu 1 milyarı bulan ülkede toplam sabit hat sayısı sadece 37 milyon. BTK’nın yayınladığı rakamlara göre 70 milyon nüfusu olan ülkemizde sabit hat sayısının 16,6 milyon olduğu düşünülürse fark daha iyi anlaşılabilir.
Bu durumun nedenleri arasında ülkenin çok uzun süre boyunca sömürge olarak kalması, ev telefonunun Hindistan’da bir ihtiyaçtan ziyade statü sembolü olarak görülmesi ve yanlış devlet politikaları sayılabilir.
Hindistan’da kısa süre önce kızışmaya başlayan mobil savaşın zamanlaması ise mobil operatörler için özellikle iki sebepten dolayı çok büyük önem taşıyor.
Bu sebeplerin ilki özel sektör tarafından uzun süreden beri beklenen 3G ihalesinin bu yıl gerçekleşecek olması. Sürekli yeni oyuncuların katıldığı pazarda yalnızca 3 adet ilave 3G lisansı verilecek ve bu yüzden 3G lisanslarının bedelinin aşırı yükselmesi bekleniyor.
Hindistan hükümeti ihale sürecinden 7,5 Milyar Dolar gelir elde etmeyi bekliyor (Türkiye’deki 3G ihalesi bugünkü değerlerle yaklaşık 1,1 Milyar Dolar gelir getirmişti). Bu durumda önümüzdeki süreçte operatörleri yalnızca gittikçe büyüyen trafik artışı değil sermaye giderleri, operasyon giderleri ve olası 3G konuşlandırmaları nedeniyle sıkıntılı günler bekliyor.
Mobil savaşın zamanlamasında ikinci handikap ise yanlıca 3 gün sonra yani 1 Nisan’da Hindistan’da mobil numara taşınabilirliğinin uygulamaya girecek olması. Özellikle pazara yeni giren firmalar faturalı hat abonelerinde numara taşınabilirliği ile bir anda ciddi bir pazar payı kapmayı umuyorlar. Tabi buna yönelik kampanyalar fiyatları daha da ucuzlatacak.
Bunların dışında pazara yeni girmiş olan iki firmanın yani Datacom ve Etisalat DB’nin henüz hizmet vermeye başlamadığını belirtmekte fayda var.
Elbette yaşanan fiyat savaşlarında mobil operatörler için en önemli olan soru bu savaşın ne kadar süreceği. Hindistan’daki duruma en yakın fiyat savaşı daha önce 2007-2008 yıllarında Endonezya mobil pazarında yaşanmıştı. Endonezya pazarına yeni giren Hutchinson firması, yeniden yapılanan Axis firması ve Mobile-8 ile Bakrie Telecom gibi CDMA oyuncularının uyguladığı kampanyalar Endonezya pazarında bir anda hareketliliğe neden olmuştu.
Telkomsel, Indosat ve XL firmaları yeni oyuncuların paketlerine hızla yanıt vermiş ve fiyatlar bir anda düşmeye başlamıştı. Operatörler rekabete ara verene dek dakikası 1 kuruş dolayına kadar gerileyen ücretler operatörlerin karlılıklarının ciddi oranda düşmesine neden olmuş, birden fazla SIM kart sahipliği Endonezya’da bir anda yayılmıştı (şu anda ülkede kullanıcı başına 1,7 SIM kart düşüyor). Ülkede şu anda ciddi anlamda konsolidasyon düşünülmekte.
Büyük ihtimalle önümüzdeki günlerde Hindistan’da da benzer bir ücretlendirme savaşı patlak verecek ve Endonezya’dakinden daha uzun sürecek. Zira Hindistan pazarında çok daha fazla operatör mevcut ve ya yerel holdingler ya da uluslar arası firmalarca korunmaktalar.
Hindistan pazarında öne çıkan bir diğer soru ise mevcut ücretlendirme savaşının mobil data pazarına da sıçrayıp sıçramayacağı. Aslına bakılırsa Hindistan’da mobil data kullanımı hiçbir zaman yaygın olmamıştır ve SMS kullanımı ile sesli aramalar arasında ciddi bir fark oluşmamıştır. Hindistan’da mobil data kullanımından elde edilen gelir tüm bölgedeki en düşük oran olarak toplam mobil gelirlerin ancak yüzde 11’ine tekabül etmektedir.
Hindistan’da 3G hizmetler 2009 yılında devletin sahip olduğu BSNL ve MTNL ile verilmeye başlanmıştı. Ancak ülkedeki 3G abone sayısı henüz 1 milyona bile ulaşmadı. Hindistan’daki CDMA data kart sahipleri de sadece 1,5 milyon kadar. Dolayısıyla Hindistan’daki operatörler için ses hizmetlerinde verilen savaş bir bakıma veri hizmetleri fiyatlandırması için öncü rol oynayacak diyebiliriz. Bharti Airtel ve Reliance Communicaitons şimdiden kendi uygulama mağazalarını açmaya yönelik çalışmalara başladılar bile.



Kaynak : 