Ülkemizde internet ne kadar geri bırakılsa da (hız, fiyat ve geniş bant yayılım olarak), interneti kullanarak iş yapan insanlar çabalıyor. Geçtiğimiz günlerde, Twitter üzerinde “internet yasaklarına karşı manifesto” yayınlayan İnsan Kaynakları Blogger’ları böyle bir grup.
Daha önce başka yazılarımızda ifade etmiştik; bu blog yazarları önemli çünkü, ülkemizde eksik olan “ihtisas gazeteciliği” boşluğunu bir anlamda dolduruyorlar. Ama bu sefer, daha önemlisi kendileri açısından internetin değerini ortaya koymuş durumdalar.
“Come Together” çok sevdiğim bir şarkının adıdır. Müzik ve özellikle de gitar tınlamalarının efsaneliği bir yana, asıl önemlisi sözleri. Müzisyenliğini insana dair konularda da kullandığı için daha bir sevilen John Lennon[1][2] tarafından yazılmış. 1980’lerde üniversite gençliğine bazı şeyleri dikte etmeye çalışan ve Kaliforniya Valiliğine aday olan Ronald Reagan’a karşı yazılmış bir şarkı[3]. (Gezi parkı ve internet protestolarının şarkısını yazan olur mu?)
IK Blogger’larının yayınladığı internet manifestosunu gördüğümüzde, bu şarkıyı dinlerken hissettiklerimizi düşündük.
Dünya tarihi gösteriyor ki; iktidarı ele geçiren, kral, başkan ya da başbakan, kim olursa olsun, orada uzun yıllar kalmak istiyor. Bunun için gerekirse (Kanuni örneğinde olduğu gibi) çocuğunu ve torununu bile öldürebiliyor.
İktidar mücadelesinin doğru yapılma yöntemi, halka hizmet etmek, halkı memnun ederek iktidarda kalmaksa, kötü yöntemi, iktidarı dengelemek için oluşturulan diğer 2 kuvvet olan yargı ve yasamayı[4] ve de 4cü kuvvet olarak kabul edilen basını, dolayısıyla interneti-sosyal medyayı kontrol altına almaktır. Bugün ülkemizde gördüğümüz durum da bunu gösteriyor.
İK Blogger’ları Manifesto Yayınladı – InternetOzgurdur.com Sitesini Açtılar
Siyasi fikirleri Fransız Devrimini etkileyen Jean Jacques Rousseau[5], “Ülkeler, hakettikleri yönetimle yönetilirler” demiştir. İşte olay buradadır. Demokratik dediğimiz ülkelerde, bu demokrasi hediye edilmemiştir. Halkın kendisi bu demokrasi için mücadele etmiş, ısrarda bulunmuştur. Yasama, yargı ve hatta basın ile internet kontrol altına alınsa bile halkın kendi hakklarını farkında olması ve koruması gerekir.
İşte IK bloggerları bu farkındalığı göstermiş ve daha da ilginci, profesyonelliklerini ortaya dökerek, bu konuya methodlu bir yaklaşım göstermiştir. IK bloggerlarını bu nedenle kutluyoruz.
İnternet önemli. Haberleşmemizi sağlaması, ticaret alanında sağladıkları, hatta sanata katkıları vs gibi pek çok konunun yanısıra asıl önemlisi “kendimizi ifade etmek için önemlidir”. Ancak bunun sınırlanması, zaman içinde insanın kendine yabancılaşması, yazacaklarına özdenetim uygulaması, insan olamaması anlamına gelir.
Darbeler ülkemizi uzun sure bu seviyede tuttu. Bu dönemden artık çıkıyoruz darken, yeniden aynı döneme ve hatta daha kötüsüne geçmek kabul edilebilir değil. Ama acaba nasıl bir yönetimi hakediyoruz?
İK Blogger’larının İnternet Yasakları Manifesto’sunu okuduğumuz zaman, olayı nasıl iyi kavradıklarını gördük ve kendileri ile temasa geçtik, birlikte yaptığımız söyleşiyi başka bir yazımızda okuyacaksınız. Ama Cumhurbaşkanı’nın yeni internet maddelerini içeren torba kanunun imzalanmasının ertesi günü davet edildiğimiz +1 TV’daki Tuluhan Tekelioğlu’nun “Gece Masası” programına, onların da davet edilmesini sağladık.
Aydan Çağ ve İpek Aral birlikte geldiler ve internet yasası konusundaki düşüncelerini, mesleği internet olan bizlerden çok daha ilginç kelimeler ve benzetmelerle anlattılar. “Devlet internet yasası yoluyla internet kullanıcılarına mobbing uyguluyor” cümlesi bunlardan birisiydi. Bu programı aşağıdaki bölümde izleyebilirsiniz. IK Blogger’larının sözcüsü durumundaki İpek Aral’ın konuşmasını 34cü dakikadan sonraki bölümde bulabilirsiniz.
İK Bloggerları InternetOzgurdur.com başlıklı bir site açtılar. Bu siteden de düşüncelerini anlatıyorlar. Lütfen sizler de ziyaret ediniz ve hatta katkıda bulununuz.
[2] “Imagine” ya da “Woman is the Nigger of the World”ü biliyorsanız ya da dinlerseniz, ne dediğimizi anlarsınız.
[3] Wikipedia : Come Together’ın hikayesi



Kaynak : 