iPhone’la, ilgili tarihe bir not düşülecekse, bu muhtemeldir ki; “piyasaya daha ilk çıktığı gün peşinden kalabalıkların koştuğu bir fenomen” şeklinde bir cümle olacak. Ancak, gelen haberler düşülecek notun bu kadarla kalmayacağını gösteriyor. Zira, ABD’de 3G şebekelerini çökerten cihazların başını da yine iPhone’un çektiği haberleri geliyor.
Başta video, müzik ve web 2.0 olmak üzere pek çok uygulamaya erişimde kullanılan iPhone, diğer akıllı telefonlara nazaran çok daha fazla veri tüketiyor. Bu ise operatörün sağladığı bant genişliğinin önemli ölçüde iPhone’lu kullanıcılara ‘tahsis edilmesi’ gibi bir anlamı ortaya çıkartıyor. Sonuç olarak, aynı şebekeyi paylaşan diğer telefon aboneleri; zaman zaman kesilebilen, aynı kalitenin tutturulamadığı, ‘gecikmeli giden kısa mesaj’ olgusunun yaşandığı bir ortamı kullanmak durumunda kalabiliyorlar. Şebeke, her an patlamaya hazır bir buhar kazanı gibi limitlerde çalışıyor. Bu, öfkeli aboneler anlamına geliyor.
AT&T, halihazırda benzer bir durumla karşı karşıya bulunuyor, ancak analistler satışları iyi giden akıllı telefonların diğer şebekeleri de aynı zor durumun içerisine sokabileceğine dikkat çekiyorlar. Türkiye’de, hala daha 3G lansmanı öncesinde yaşanan ‘çekmeme’ gibi klasik şebeke problemlerinin devam ettiğini duyuyoruz. Bu, akıllı telefon sayısı hızla artan ülkemizde benzer problemlerin yaşanabileceği anlamına geliyor. Zira, her 3 operatör de 81 il merkezinde 3G vaat ediyor. Ancak, merkez ile ne genişlikte bir alanın tanımlandığına kimse açıklık getirmiyor. Telekom yazarı bir arkadaşım, çok değil daha 2 gün önce; “önce, 2G şebekeyi verimli sağlasınlar” diyordu. Evet, yatırım var, ama yeterli mi? Bu soruya operatörlerin cevap aradığını umut ediyoruz.
Amerika’da, yaşanan olaya geri dönecek olursak, AT&T’nin, iPhone dışında akıllı telefonu olan 20 milyon daha abonesinin bulunuyor. ancak bu aboneler şebekeyi kullanan 9 milyon iPhone kadar veri tüketmiyor. Şebeke sıkışması, iPhone kullanıcılarının çokça bulunduğu New York, San Francisco gibi dev metropollerde yoğunlaşıyor. Analistler, iPhone’un yeni modeli olan 3GS’nin kullanımı yüzde 100 artırmasını sıkışmanın ana etkeni olabileceğini belirtiyorlar.
AT&T’nin, ABD’de iPhone’u exclusive sunma yetkisine haiz yegane mobil operatör olması, şirket için bir şans. Ortalama bir iPhone kullanıcısının AT&T’ye 2 yıllık kontrat süresi boyunca 2 bin dolara yakın para ödediği düşünülecek olursa, sadece iPhone kullanıcılarından elde edilen gelir şirket için çok ciddi bir meblağı ifade eder. Tabii, şirketin bunu gereği gibi kontrol ettiği varsayılırsa. Kullanıcı davranışlarında, bir anda meydana gelen köklü değişikliklerin şebekeyi ne şekilde etkilediğini gördüklerini belirten AT&T’nin, teknolojik altyapısından sorumlu yetkilisi John Donovan, 2009’un kendileri için mücadelelerle dolu bir yıl olduğunu ifade ediyor.
AT&T, 18 milyar dolarlık bütçesinin önemli bir bölümünü şebeke iyileştirmeye ve özellikle de 3G altyapısına harcayacağını açıkladı. Şirket, cihazların çekmediği 2100 farklı noktaya yeni baz istasyonu dikileceğini, ilave fiber optik kanallarla da veri akışını hızlandırmak istediğini duyurdu. AT&T, ‘her şeye rağmen’ iPhone kullanıcılarına karşı her hangi bir data kullanım sınırlaması getirmeyi düşünmediğini ifade ediyor. Tüm operatörlere duyurulur.



Kaynak : 