Yazının önceki 4 bölümünü
- Kablo TV ve TT Özelleştirmesi Üzerine Düşünceler-1
- Kablo TV ve TT Özelleştirmesi Üzerine Düşünceler-2
- Kablo TV ve TT Özelleştirmesi Üzerine Düşünceler-3
- Kablo TV ve TT Özelleştirmesi Üzerine Düşünceler-4
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Önceki bölümlerde hatırlattığımız bütün bu görüşleri inceleyerek bir yorum yapalım. Öncelikle Rekabet Kurumu yönüyle;
- Rekabet Kurumunun öncelikle şeffaf bir şekilde resmi WEB sayfasına koyduğu görüşle kendi pozisyonunu açıkladığını,
- Rekabet Kurumunun görüşünün TK tarafından çeşitli tarihlerde hazırlanan rapor ve Kurul tarafından alınan Karar ile uyumlu ve paralel olduğunu,
- Rekabet Kurumunun bu öngörü dokümanını Rekabet Kanunun Madde 2 ve Madde7’de Kuruma verilen açık yetkiler çerçevesinde kullandığı,
görülüyor.
İkincisi Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırımın görüşlerine Akşam gazetesi yazarı Zülfikar Doğan’ın ifadesiyle göz atalım;
“Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın Türk Telekom A.Ş.’nin (TTAŞ) özelleştirilme süreci ile ilgili son açıklamaları dikkatinizi çekiyor mu? Özelleştirmenin yargıya gideceğini, bunun ‘Allah’ın emri’ olduğunu söyledi. Ben de ‘Hukuki boşluklar olduğu kanaatindeysiniz, gereğini yapın, boşluk bırakmayın’ diye yazdım.
Sayın Bakan’dan, son günlerde yeni açıklamalar geldi ardarda; Telekom özelleştirmesi yine başarısız olursa, artık bu işten vazgeçmek lazım… Telekom özelleştirmesinde halka arzı düşünebiliriz…vb
….
Benim kanım, Telekom’un özelleştirilmemesi. Yıllardır bu düşüncedeyim. Deutshce Telecom, France Telecom, British Telecom, Telecom Italia, Belgocom (Belçika) kamu payı, ağırlığı olan Avrupalı Telekom şirketleri. TTAŞ’ı da mutlaka satmak gerekmez. Ama işletmeciliği, başarısı, teknolojisi, piyasanın serbestliği ve rekabeti sağlamak kaydıyla.
Oysa bizde tam tersi. TTAŞ ADSL’de indirim üstüne, indirim yaparken, kendi altyapısını kullandırdığı internet şirketlerine, kablo internetçilere yüksek fiyat uyguluyorsa, ya da paralarını kesiyorsa, orada serbest piyasa, rekabet olmaz.
Telekomünikasyon Kurumu’nun (TK) adı var kendi yok. Telekom piyasasında serbestleşmenin başladığı 2000 yılından bu yana sektörde serbestleşme sadece yüzde1! Enerji Piyasası daha sonra serbestiye açıldığı halde oran yüzde 17! Uzak mesafe telefon lisansları törenle dağıtıldı, TTAŞ’nin istediği ücret tarifesine bile müdahale edemedi TK.
İş programlarına bakarsanız, Kablo TV piyasasında lisansların dağıtılması geçen yıldı, bu yılın sonu geldi hala yok.
Telekom özelleşmesinde Rekabet Kurumu (RK) ‘Kablo TV birimi ayrılsın öyle satılsın, sonra hukuki kargaşa çıkar, hakim durumdan ötürü rekabet olmaz’ diyor, TK ‘Kablo TV birimini ayırmaya gerek yok’ diyor. ÖİB ayrı, danışman şirket ayrı, RK ayrı, TK ayrı telden çalıyor.” [8]
Akşam gazetesi yazarı Zülfikar Doğan tarafından telaffuz edilen bu ifadeye telekomünikasyon sektöründe geçmişi, bilgisi ve görgüsü olan neredeyse herkesin katıldığını yapmakta olduğum görüşmelerden anlıyorum.
Öte yandan Sayın Bakanın açıklamalarında iki konuya değineceğim. Birincisi halka arz konusu. Eğer halka arzda çoğunluk hissesi kamunun elinde kalacaksa bu Türk Telekoma rekabetçi koşullar içinde çalışması için gerekli esnekliği sağlamayacak bu gün değilse bile ileride siyasilerin işe karışmasına engel olamayacak, bugüne kadar olduğu gibi serbestleşme sürecini baltalayacak, Zülfikar Doğanın dediği gibi güzide olması gereken bir kurumu adı olan sanı olmayan hale getirecek, ABD seçimlerinde herkesin geniş bandı nasıl yaygınlaştırsak dediği bir ortamda biz yaya bırakacak bir süreç haline gelecektir.
Ülkenin gelişmesinde hiçbir işe yaramayacak benim anlamadığım gerçekten kendisini kimlerin nasıl bilgilendirdiğini bilmediğim bir husus var izninizle bu konuya da bir sonraki bölümde biraz değineyim..
yazının devamında Kablo TV ve TT Özelleştirmesi Üzerine Düşünceler-6 başlığı altında okuyabilirsiniz.
[8] Zülfikar Doğan Akşam Gazetesi 02.11.2004



Kaynak : 