Karasal Sayısal Yayıncılık ile ilgili önemli bir konferans olan Bölgesel Radyokomünikasyon Konferansı (Regional Radiocommunications Conference-RRC 06) 15 Mayıs – 16 Haziran 2006 tarihleri arasında Cenevre’de gerçekleştirildi.
Birleşmiş Milletlerin telekomünikasyon alanındaki uzman kuruluşu olan Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından düzenlenen Konferansa Telekomünikasyon Kurulu Başkanı Dr. Tayfun Acarer’in başkanlığında, Telekomünikasyon Kurumu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu, Haberleşme Genel Müdürlüğü ve Dışişleri Bakanlığı temsilcilerinden oluşan Türk heyeti katıldı.
TK yetkilileri, Konferans’ta Türkiye ile ortak frekans kullanımı konusunda 22 ülke ile karşılıklı görüşmeler gerçekleştirdi. Bu görüşmelerde, talep ve müzakere edilen 1085 frekanstan 1052’sinin tahsisi sağlandı, 33’ü ise sağlanamadı.
Yayıncılığa İlişkin ITU Konferansları Ve RRC06’nın Önemi
Analog yayınlar için ITU tarafından, Avrupa Yayın Bölgesini kapsayan bölgesel anlaşma 1961 yılında Stockholm’de (ST61) ve Afrika Yayın Bölgesini kapsayan anlaşma 1989 yılında Cenevre’de (GE89) yapılmış ve frekans planlamaları da gerçekleştirilmişti. O günden bu yana, ülkeler arasında analog yayıncılık konusunda teknik ve idari anlamda önemli bir sorun görülmedi.
Bu tür bölgesel anlaşmalar olmadığı zaman, ülkelerin 2’li anlaşmaları, sınır bölgelerinde karşılıklı bazı teknik çalışmalar yapmak yoluyla gerçekleştirilmek zorunda. Bu da hem başarı oranı düşük, hem de sonuçlandırılması uzun zaman alan çalışmalar oluyor. Anlaşma olmadığı zaman da yayın faaliyeti başlatılamıyor.
İşte bu nedenle, 15 Mayıs – 16 Haziran 2006 tarihleri arasında Cenevre’de yapılan ve karasal sayısal radyo ve TV yayıncılığı için Avrupa Yayın Bölgesi, Afrika Yayın Bölgesi ve İran İslam Cumhuriyeti’ni kapsayan RRC-06, sayısal yayıncılığa geçişte önemli bir adımı gerçekleştirdi.
ITU bünyesindeki toplam 190 üye ülkeden 118’ini bir araya getiren RRC-06 Konferansının sonunda Cenevre-06 Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma ile; ülkelerin sayısal yayıncılığa hızla geçebilmesine imkan sağlayacak teknik ortamın sağlanmış olduğu bildiriliyor.
Cenevre06 Anlaşmasında Karasal Sayısal TV Yayıncılığı (DVB-T) için VHF ve UHF, Karasal Sayısal Radyo Yayıncılığı (T-DAB) için ise VHF Band içinde ülkelerin taleplerine göre ayrı ayrı frekans planları yer alıyor. Konferans öncesi sürdürülen bir dizi uluslararası faaliyet sonucu belirlenen yönteme göre, kurulu ve halen faaliyetini sürdüren VHF ve UHF’deki tüm analog TV yayınları ile UHF Band V içinde kalan “Diğer Öncelikli Servisler” in mevcudiyeti korunuyor.
Geçiş döneminde, konferans kapsamında belirtilen coğrafi bölge ve buradaki ülkeleri kapsayacak şekilde analog ve sayısal yayınların birarada sürdürülmesi ve sonra, UHF’de 2015 yılında ve VHF’de de 2020 yılında analog yayınlara tamamen son verilerek sayısal yayıncılığın devam etmesine karar verildi.
Daha çok ekonomik yeterliği düşük olan ülkelerin talep ve onların korunmasına yönelik bir değerlendirmeyle belirlenen bu tarihler için, bazı ülkeler sırasıyla 2020 ve 2025 olarak uygulaması hususunda deklarasyonlar da verdiği bildiriliyor. Bununla birlikte gelişmiş Avrupa ülkelerinin mevcut sayısal yayıncılık konusundaki politika ve faaliyetleri dikkate alınarak; bundan sonraki süreçte Ülkemizde de paralel hızlı bir geçiş olacağı ve bu tarihlere kalmadan geçişlerin tamamlanacağı öngörülüyor.
TK ve RTÜK Ne Yapıyor?
Telekomünikasyon Kurumunun iş planına göre, 2006 yılı sonuna kadar karasal sayısal TV yayıncılığı için yeni emisyon noktalarının tespiti tamamlanacak.
Haberleşme Yüksek Kurulunun karasal sayısal TV yayıncılığına geçiş kararı doğrultusunda; halen Ankara ve İstanbul’da TRT tarafından karasal sayısal TV deneme yayınları yapılıyor. İzmir ve diğer illere de süratle yaygınlaştırılması ve 2007 itibariyle karasal sayısal TV yayıncılığı konusunda yetkilendirme yapılmaya başlanması öngörülüyor. Karasal sayısal yayına geçilmesi ilk etapta planlanan 10 il Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Samsun, Trabzon, Diyarbakır, Gaziantep, Adana ve Konya olarak düşünülüyor.
Bu çalışmalar kapsamında frekans planlarının yapılması, Cenevre-06 Anlaşması ile yapılan ITU tahsislerinin ülke tahsislerine dönüştürülmesi ve koordinasyon-tescil işlemlerinin tamamlanması, sayısal yayıncılık ve bu kapsamda verilecek telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin düzenlemelerin yapılması, belirlenen usullere göre yayıncılık ve telekomünikasyon hizmeti sunulmasına ilişkin yetkilendirmelerin yapılması diğer faaliyetler olacak.
Türkiye’deki Karasal Sayısal Yayıncılık konusunda işbirliği yapan Telekomünikasyon Kurumu ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu konuyla ilgili olarak aşağıdaki hedef ve politikaları belirlemiş durumda;
- Sektörün oluşan yayıncılık pazarını gözeterek yerli üretim, arge ve yerli katkı oranını artırmak üzere birikim ve sermaye imkanlarını zorlaması gerekmektedir.
- Yayıncılarımızın dünyanın yapılanmakta olduğu sayısal yayıncılık ekseninde pozisyon alarak bu konuya altyapı ve yayın içeriği yönünden süratle adapte olmasına ihtiyaç vardır.
- Günümüzün gelişmiş ülkelerindeki imkanlara layık olan vatandaşlarımızın ve tüketicilerin daha modern ve gelişmiş yayıncılık imkanlarına kavuşturulması hepimizin hedefi olmalıdır.
- Analog yayıncılıkta yaşanmış tecrübenin, tepelerde görüntü ve elektromanyetik kirliliğe yol açan çarpık yapılaşmanın ortadan kaldırılarak gelişmiş ülkelerdeki düzenleme çerçevesinin oturtulmasına tüm tarafların gerekli katkı ve katılımı yapması zorunluluğu vardır.
- Genişband erişim teknolojilerinin bir parçası olan karasal sayısal yayıncılık altyapısının geleceğin telekomünikasyon dünyasının şekillendirilmesinde önemli bir konuma sahip olduğu dikkate alındığında; yayıncılar ile birlikte telekomünikasyon işletmecilerinin bu noktada daha fazla yakın çalışmasına ihtiyaç olacağı ortaya çıkmaktadır.



Kaynak : 