Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen dün Ankara’da yaptığı bir basın toplantısında, ocak 2005 – mart 2006 döneminde Türkiye’ye 2,5 milyon adet cep telefonunun gerçek değerinin altında fiyatlarla girdiğini tespit ettiklerini açıkladı.
Bu haberi daha önce Cep Telefonunda Kaçak, Kayıtlıya Döndü başlığıyla vermiştik hatırlayacaksınız. Hatta konuyla ilgili olarak 10 gün kadar önce 12 kişi de gözaltına alınmıştı. İşte Tüzmen dün yaptığı açıklama ile bu yeni kaçakcılık türünü teyit etti.
Tüzmen, son 1.5 aylık çalışmalar sonucunda ilk aşamada 10 ithalatçı firma belirlediklerini, İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca Kaçakçılık Yasası kapsamında 17 milyon YTL (13 milyon dolar) adli para cezası verildiğini ifade etti. Ancak, bu şekilde işlem yapılan 2,5 milyon adet telefonda 247,5 milyon $’lık düşük vergi beyanı olduğunu da not eden Tüzmen, bu miktarın 3 katı olan 750 milyon $’lık ceza kesebileceklerini bildirdi.
Tüzmen konuyla ilgili açıklamayı rakamlarla şu şekilde verdi
SOn 1,5 aylık araştırma sırasında olaylarda, tespit edilen 10 ithalatçı firma, 2.5 milyon cep telefonu gerçek fiyatının onda birine düzenlenmiş faturalarla getirdi. Bu cihazların gerçek değeri ortalama 225 $’dı. Dolayısıyla gerçek değer üzerinden 2.5 milyon telefon 562.5 milyon $ gibi bir ithalat hacmine sahipti. Bu değer üzerinden alınacak vergi ise 234 milyon $’dı.
Oysa 2,5 milyon telefonun değeri toplam 56,25 milyon $ olarak gösterildi. Bu nedenle de % 41.6 üzerinden sadece 23.4 milyon $ vergi ödendi.
Sonuç olarak toplam vergi kaybı 210.6 milyon $’ı buldu. Bu kapsamda doğan gelir ve kurumlar vergisi kaybı ise 34.5 milyon $ oldu. Dolayısıyla 2.5 milyon cep telefonundan toplam vergi kaybı 247.5 milyon $ olarak hesaplanıyor.
Tüzmen bu 10 firmaya düşük ödedikleri 247 milyon $’lık verginin 3 katı kadar ceza kesebildiklerini. Ödenmeyen vergi ile birlikte bu meblağın 1 milyar $ olacağını söylerken “Müdahale edilmemiş olsaydı, düşük fiyat beyanlı cihaz ithalatındaki artışı da dikkate alarak yaptığımız hesaplamalara göre yıl sonuna kadar ki vergi kaybı 1 milyar dolara ulaşacaktı. 1 milyar dolarlık vergi kaybının önüne geçildi” diye ekledi.
Tüzmen, işlemlerin Gümrük Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi durumunda 3 kat, Kaçakçılık Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi durumunda ise Cumhuriyet savcılıklarının takdirine bağlı olarak 3 ile 6 kata kadar da ek cezalandırma yapılabileceğini de not etti.
Konuyla ilgili araştırmaların sürdüğü ve kayıtlı kaçağı gerçekleştiren ithalatçı firma sayısının 10 taneden yukarlara çıkabileceği de bildiriliyor. Ancak bu firmaların bir kısmının, ilk haberimizde de belirtildiği gibi hem yakalanmamak, hem de garanti türü tüketici yükümlülüklerinden kurtulmak amaçlı olarak 3 aylığına kurulan firmalar olabileceği de not ediliyor.
Sektör Yetkilileri Ne Diyor?
Sektör yetkilileri, kayıtlı ya da kayıtsız kaçağın önlenmesi ile
- Ülkemizin vergi kaybının en aza indirgenmesi
- Satış sonrası tüketici mağduriyetinin engellenmesi
- Kaçak ve düşük fiyatlı ithalat nedeniyle, yatırım yapmaktan kaçan yerli girişimcinin önünün açılması
- Sektörel haksız rekabetin önlenmesi
Ve en önemlisi - Bu kanalla bir takım suç örgütlerine akan parasal kaynağın kesilmesi
konularında yarar sağlandığını bildiriyorlar.
Öte yandan geçen yıl gerçekleştirilen kayıt altına alınma işlemi sonrası, cep telefonunda kaçak ithalat yapanların, sabit telefonlara yöneldiği ve sektörde büyük bir DEC telefon fazlalığı yaşandığı da not ediliyor. Ancak fiyatların 15 YTL’lere düşmesi ile bu kaçakçılığın da sonu geldiği aldığımız bilgiler arasında.
İlgili Kurumlarca Çalışmalar Perakendecilere de İniyor
Öte yandan, ilgili kurumlarca yürütülen çalışmaların perakendicilere kadar ineceği duyumunu da aldık. Müeyyidelerinin hapis cezalarına kadar varabileceği de not ediliyor. Nitekim kayıtlı kaçakçılarla temas halindeki bazı perakendecilerin son günlerde işyerlerini kapatıp, ortalıktan yokolduğu da bildiriliyor.
Hürriyet Gazetesi; “Cep telefonunda müthiş vergi kaçırma tezgahı başlığıyla” vermişti
Kürşat Tüzmen’in açıklamalarını “haberi ilk biz vermiştik” şeklinde bir notla yayınlayan, Hürriyet gazetesi, olayı ekonomi yazarı Vahap Munyar’ın köşesinden, ilginç bir şekilde sunmuştu.
Vahap Munyar konuyla ilgili gelişmeleri, turk-internet.com’da yayınlanmasından 2 hafta sonra, köşesinde doğru bir şekilde ve “Cep telefonunda müthiş vergi kaçırma tezgahı” başlığıyla işledi.
Ancak kısa bir süre sonra aynı köşede, Munyar “bir arkadaşımdan aldığım duyum” diyerek, “meğerse ben cep telefonlarının ucuzlamasını istemeyen büyük cep telefonu üreticilerinin oyununa gelmişim” türü bir mesaj içeren yazısını yayınladı. Bir soru cümlesiyle biten ve her 2 tarafa da çekilebilecek bu yazı, doğrusu o günlerde çevremizde, “acaba Munyar’ın kendisi mi kaçakçıların oyununa geldi” sorusu yarattı.
Daha sonra Munyar, konuya tekrar, “sektör yetkilileri bunun kayıtlı kaçakçılık olduğunda ısrar ediyorlar ve belgeleri ile bana kanıtladılar” şeklindeki bir yazısıyla açıklık getirdi.



Kaynak : 