Hikayenin önceki bölümünü Kiralık Beyin – 1 – Kiralık Beyin – 2 ve Kiralık Beyin – 3 başlıkları altında okuyabilirsiniz.
“Ama demin ölümden döndün” diye itiraz etti asistan.
“Öyle mi?” diye sordu Anaxa şaşkınlıkla.
Tam bu sırada üç kişi ünite kapısından içeri girdi. Gelen büyük rahipti. Parlak kağıttan yapılma şirket yıllığında “Sistem Baş Sorumlusu” olarak geçen ve “Anne” ile doğrudan konuşmaya yetkili olan üç kişiden biri olduğu için “Büyük Rahip” diye anılan şirket yöneticisi. Onun bir üniteye gelmesi pek sık rastlanan bir şey değildi.
Büyük Rahip, Asistanı kenara çekip Anaxa’nın meraklı bakışları altında olan bitenle ilgili bir sürü sordu. En çok da deneğin ne gördüğü ile ilgiliydi. Neyi hatırlıyordu? Bir ışık… “Ne tür bir ışık? Rengi ne?” Tek tek tüm soruları cevapladı ama Büyük Rahip pek tatmin olmuşa benzemiyordu. Asistan da “seans sırasında Annenin Anaxa’yı ne için kullandığını” sordu ama Büyük Rahip bu soruyu duymazdan geldi. Asistan da ısrar etmedi.
Büyük Rahip demin asistana sorduğu soruları kahvesinden sakin yudumlar almaya devam eden Anaxa’ya da sordu, mümkün olduğunca detaya inmeye çalışıyordu, ama mavi ışığın ötesinde bir şey öğrenemedi. Sorgu bitince Anaxa’ya fazladan beş yüz kredi verilmesini emretti. Bu on seans ücreti demekti. Fakat Anaxa beklenilenin aksine bu ödüle tepkisiz kalmıştı. Onun için bir servet sayılacak beş yüz kredi umurunda değil gibiydi. Kahve için asistana teşekkür etti. Kafasındaki jeli bir kağıt mendille sildi. Büyük rahibin yanında gelen iki adam Anaxa ile birlikte kapıdan çıkıp gittiler…
Büyük Rahip kaygıyla önündeki sabit bir noktaya bakarken asistan bu gergin sessizliği bozmaya cesaret edemedi.
Neden sonra bakışlarını hayali sabit noktadan kurtaran “Baş Rahip” olan biteni kimseye söylememesini asistana sıkı, sıkı tembih edip geldiği gibi hızlıca odadan çıktı. Uzun boylu adamın arkasından şaşkınlıkla bakan asistan hiç bir şey anlamamıştı.
En üst kattaki çalışma odasından hiç çıkmayan baş rahibi, sıradan bir üniteye getiren sebep neydi? Ölümden dönen Anaxa’nın yüzünde gördüğü huzur nasıl oluşmuştu?
Bütün sorduğu sorular cevapsız kalmıştı.
Bilgisayarın başında biraz daha uğraştı ama sorduğu soruların hiç birine cevap bulamadı. Öylece çaresizlik içinde ekrana bakarken telefon çaldı. Yukarıdan arıyorlardı. Baş rahip onu görmek istiyordu.
Camdan yapılmış asansör en üst kata doğru çıkarken tedirginlikle aşağıya baktı. Kel kafalardan oluşmuş bir grup insanı görünce ister istemez gülümsedi. “Anne’nin evlatları” diye iç geçirdi.
Asansör son kata gelince kendisini baştan aşağıya siyahlar giyinmiş sarışın bir kadın karşıladı. Kadının peşinden tamamen camdan yapılmış gibi duran odalardan geçip baş rahibin odasına geldiler.
Baş Rahip elleri cebinde dışarıya bakıyordu. Kadının sesini duyunca onlara döndü ve oturması için asistana eliyle yer gösterdi. Kadın odadan çıkınca ikisi de bir süre sessiz kaldılar.
“Bilgisayarların tarihini bilirsiniz değil mi?”
“Evet” dedi asistan.
Hikayenin devamını Kiralık Beyin – 4 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 