YÖK’ün, twitter’a girmesi sosyal medyayı şenlendirdi. Eğer, doğru kullanılabilirse bir kamu kuruluşunun bu mecraya girmesi kurum-vatandaş etkileşimini daha pozitif yönde geliştirebilir. Hele hele, çok farklı siyasal çekişmelerin “göbeğindeki bir kurum” olarak YÖK, kendisini daha iyi anlatarak süreci rasyonel yönetebilir.
Sosyal ağlar, ilk ortaya çıktıklarında kurumlar buralardan nasıl yararlanabileceklerini tam olarak kestirememişlerdi. Artık, onlar da bu mecraya adım atıyorlar. Ancak, zaman zaman bazı kurumlar, sahip oldukları sosyal medya hesaplarını gerektiği gibi kullanamıyorlar. Hızlı bir etkileşim sağlayamayabiliyorlar.
Geçtiğimiz günlerde ABD’de yaşanan bir olay, sosyal medya doğru kullanılıyor mu sorusunu akıllara getiriyor. Yazılanlara göre; bir Hollywood yönetmeni, seyahatinden dönüşünde bindiği uçaktan “cüssesi” neden gösterilerek indirilir. Yaşadıklarını, twitter üzerinden uçak şirketine yazan yönetmene cevap 20 dakika içerisinde gelir. Özür dileyen şirket, yönetmene bir de 100 dolarlık “hediye çeki” takdim eder. Görünüşte her şey güzel, ancak gözlemciler, yolcunun bir “yönetmen” olduğunun anlaşılmasının farklı bir muameleyi tetiklediğini düşünüyor. Sosyal medyayı kullanan kurum ya da kuruluşların tüketicilerle aynı mesafede olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Yani, tüm kullanıcılara eşit muamele.
Sosyal medya, doğru kullanıldığında 1’e 10 veren, yanlış kullanıldığındaysa “ters tepen” bir görüntü sergiliyor. Kendisine yapılan bir haksızlığı aktaran, ancak bir cevap dahi alamayan her hangi bir tüketicinin, sosyal medyayı kullanarak neler yapabileceğini sanırım herkes az çok tahmin ediyordur. Sosyal medya sitesi Mashable.com’un editörü Adam Ostrow, büyük markaların artık bir kaç kişiyle değil, hatırı sayılır sayıda bir personelle sosyal ağları takip etmeye başladıklarına dikkat çekiyor. Zira, Ostrow’un deyimiyle “olumsuz yorumlara ivedilikle cevap vermemenin bedeli pekala bir kabus” olabilir.



Kaynak : 