web analytics
Cuma, Haziran 26, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Linux’a Taşınmak – 2

Linux'a taşınmak düşünüldüğünde, bir önceki bölümde anlattığımız avantajların yanısıra, Linux'un yapısından ve taşınma sürecinden kaynaklanan bazı zorluklar da yok değildir. Bireysel olarak bir sorun olmayabilecek bazı konular büyük bir kurumun taşınması söz konusu olduğunda üzerinde ciddi çalışılması gereken bir işe dönüşmektedir.

Ali Erkan İmrek-Ali Erkan İmrek
13 Ekim 2008
-Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Bu makalenin ilk bölümünde taşınma nedenlerini burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

Tüm bu avantajlarının yanında Linux’un yapısından ve taşınma sürecinden kaynaklanan bazı zorluklar da yok değildir. Bireysel olarak bir sorun olmayabilecek bazı konular büyük bir kurumun taşınması söz konusu olduğunda üzerinde ciddi çalışılması gereken bir işe dönüşmektedir.

  • Eğitim kurumsal açıdan düşünüldüğünde belki de en önemli sorundur. Her ne kadar söz konusu ettiğimiz taşınma işlemi, temel kullanım prensipleri her sistemde aynı olan ve basit masaüstü kullanımını içeren sistemlerin taşınması olsa da alışkanlık kavramı önemli bir direnç oluşturmaktadır.

    Unutulmamalıdır ki masaüstü kullanıcılarının sahip olduğu pratik bilgiler aslında birer alışkanlıktır. Aynı programın farklı bir sürümünü bile kullanamayacak durumdaki bir kullanıcı başka bir yazılım ve masaüstü ortamı ile karşılaştığında yeni alışkanlıklar edinene kadar verimlilik düşüşü kaçınılmaz olacaktır.

    Bu noktada eğitimli personelin direnci sanılanın aksine daha yoğun olabilir. Çünkü zamanında belli bir bütçe ayırarak eğitimini aldığı, inceliklerini öğrenmek için çok değerli olan zamanını ve emeğini harcadığı ofis yazılımlarını artık kullanamayacak olması kişilerin motivasyonunu olumsuz etkileyebilir.

    Üstelik Linux’da bulunmayan ve piyasada bugün için yaygın kullanılan ofis yazılımlarını kullanamayacak olması zaman içinde kariyer ve iş yaşamında sanki bir geri kalmışlık duygusu yaşamasına ve kendisini geliştiremeyeceği düşüncesine yol açacaktır.

    Her ne kadar tüm bu durumlar personel için yapılacak hizmet içi eğitimler ile giderilebilecek olsa da bu eğitimler de kurumlar için artı bir maliyet demektir. Yine de olumlu açıdan bakmak istenirse bu durumun personelin kendisini geliştirmesi için iyi bir fırsat olduğu, Linux sistemlerin giderek yaygınlaştığı, bu değişimin herkes için yeni bilgiler ve kazançlar getireceği gerçeği üzerinde durulabilir.

  • Makine parkı ve özel yazılım uyumu ise bir başka sorunlu konudur. Yazıcı, faks, fotokopi gibi en temel ofis cihazlarının kurulacak Linux sistemi ile uyumlu çalışmaması taşınmayı kabusa dönüştürebilecek ciddi bir sorun olabilir.

    Bilgisayarda bir donanımı kullanabilmek için sürücü yazılımı adı verilen o donanıma özel bir yazılımı çalıştırmak gereklidir. Bu konuda Linux’un geçmişten gelen kötü bir ünü vardır, gerçekten de bundan 5-10 yıl öncesi düşünüldüğünde Linux masaüstü sistemleri henüz olgunlaşma aşamasında olduğundan yaygın kullanılmamaktaydı. Donanım üreticileri de Linux için sürücü yazılımı geliştirme konusunda hem istekli değildi hem de bunları yazmak isteyen gönüllü programcılar için donanımların teknik verilerini paylaşmıyordu.

    Günümüzde bu durum artık değişmiş ve hemen her tür donanım için destek sağlanmış olsa da piyasada az bulunan çevre birimleri hala riskli olabilir.

    Yani taşıma işleminin planlanması aşamasında bu konu mutlaka araştırmalıdır.

    Eğer kurumda özel otomasyon yazılımları kullanılıyorsa ve bu yazılımların Linux sürümü yoksa bu da ciddi bir sorun olabilir. Böyle bir durumda benzetme (emulator) yazılımları imdada yetişecektir.

    Benzetme yazılımları bir sistemi belli ölçüde taklit eden programlardır, örneğin Wine adlı benzetme yazılımı Linux üzerinde Windows’u taklit eder. Wine yardımıyla çalışan bir program kendisinin bir Windows sisteminde çalıştığını sanır. Ancak bunun da bir sınırı vardır, Wine programı Windows sisteminin kodları gizli olduğundan ters mühendislik yoluyla geliştirilmiştir ve %100 benzetme yapamamaktadır. Kurumda bu durumda bir yazılım kullanılıyorsa taşınma işleminden önce mutlaka tam olarak test edilmesi gerekecektir.

    Benzetme yazılımlarının iş görmediği durumlarda sanallaştırma yazılımları da çare olabilir. Sanallaştırma yazılımları benzetmeden farklı olarak sanal bir bilgisayar ortamı sunar. Tabii ki bu sanal bilgisayar aslında gerçek sistemin kaynaklarını ve donanımlarını kullanmaktadır ancak sanallaştırma yazılımı sayesinde üzerinde çalışan sistem kendisini bağımsız bir bilgisayarda çalıştığını sanır.

    Örneğin Virtualbox adlı yazılımla Linux üzerine Windows sistemi kurulabilir ve aynı anda kullanılabilir. Yine de bu konudaki en kesin çözüm daima yazılım üreticisinden programın Linux sürümünü geliştirmesini istemek veya Linux’ta çalışan bir alternatifini kullanmaktır.

  • Kurumsal iletişimin taşınması gerçekte bir sorun olmasa da ihmal edildiğinde sorun yaratabilecek ve üzerinde çalışılması gereken bir konudur.

    Günümüzde veri iletişimi büyük oranda sayısal ortamda çeşitli standartlara uygun olarak yapılmaktadır. Taşınma ile iletişimde kullanılan verilerin üretiminde kullanılan yazılımlar değişeceğinden hangi standartların değişeceği araştırılmalıdır.

    Kurumun iletişim halinde olduğu müşterileri, diğer kurumlar, 3.şahıslar vb. ile paylaşılan verilerin standardının değişmesi bu kesimlerin veriyi kullanamamasına neden olabilir. Örneğin kurumun e-posta ile gönderdiği bir teklif mektubunun karşı tarafta açılamaması veya farklı şekilde açılması hiç istenmeyen bir durumdur.

    Bu konu aslında Linux’a taşınmaya özel bir konu değil tüm sistem dönüşümlerinde karşılaşılabilecek bir senaryodur.

    Adı üzerinede standart olarak kabul edilmiş biçimlerin her ortamda rahatça paylaşılabilmesi beklenen bir durumdur. Ancak pratikte bu standartları yorumlayanlar yazılımlar olduğundan bazı yazılımlar bazı standartları tam olarak desteklemeyebilmekte veya hiç desteği olmayabilmektedir. Bunun nedeni yazılımın henüz bu destek için geliştirilmemiş olması olabileceği gibi bu standardı ikame eden daha güvenli ve basit bir standart bulunması ve onun tercih edilmiş olması olabilir.

    Örneğin ofis dokümanlarında kullanılan ODF (Open Document Format) standardı ile aynı işlevi sağlayan OOXML (Office Open XML) standardı buna güzel bir örnektir. Bazı ofis yazılımları her iki standardı desteklemek yerine sadece birini tercih edebilir. Eğer alıcıdaki yazılımların ODF desteği yoksa kurumun ODF standardında ürettiği belgeler alıcıda açılamayabilir.

    İş dünyasında en çok paylaşılan verilerin office programları ile üretildiği düşünülürse bu konunun ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu konuda ODF standardının OOXML standardına göre daha güvenli ve basit olduğuna dair inceleme sonuçları vardır, dünyada ve ülkemizde OOXML standardına karşı bazı kampanyalar bile yapılmıştır.

    Benzer bir sorun ses, video, animasyon, grafik gibi medya biçimleri için de ortaya çıkabilir. Tüm bu olası sorunların taşınma işleminden önce masaya yatırılarak kullanılacak yazılımlar ve değişecek standartlar incelenerek gerek kurum içi gerek kurum dışı iletişimin sorunsuz devam etmesi için planlama ve tespitler yapılmalıdır.

Görüldüğü gibi Linux’a taşınmanın uzun vadede getireceği yararlar cezbedicidir ancak kurumların kısa vadeli taşınma süreci oldukça riskli bir dönemdir. Bu nedenle geniş katılımlı ve ölçekli bir planlama ile süreç boyunca alınacak profesyonel destek taşınmanın en az sorunla geçmesini sağlayacaktır. Bu noktada akla gelen soru taşınmanın mümkün olan en hızlı şekilde ve aniden mi yapılacağı yoksa tam tersi bir yol mu izleneceğidir. İşte planlama sürecinin geniş katılımlı olmasının amacı bu soruyu cevaplamaktır, zaten kurumun büyüklüğüne göre sürecin nasıl yürütüleceği az çok tespit edilir ancak sürecin ne kadarlık bir zaman dilimine yayılacağı ve hızı geniş katılımlı bir planlama ile ortaya çıkacaktır.

Linux’un gelişim çizgisine bakıldığında sunucu sistemlerde çok kararlı ve hızlı bir gelişme gösterdiği ayrıca özel sistemler için de genelde tercih edildiği Google ve Nasa gibi örneklerden görülmektedir.

Buna rağmen ne yazık ki son 5 yıl dikkate alınmazsa bu gelişim ivmesinin masasütü Linux sistemler için çok hızlı olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle kişisel bilgisayarların ve internetin hızla tüm düyaya yayıldığı 1995-2005 yılları arasında masaüstü kullanıcısı için güçlü bir alternatif olamadı.

Ancak bu tablo artık değişmiş görünüyor ve Linux’un sunucu ve özel sistemlerde görülen hayranlık verici gelişim hızının nedeni olan enerji artık masaüstü sistemlerin de arkasında görülüyor.

Ülkemizdeki Gelecek Linux ve Pardus projeleri ile dünyada yaygın olan Ubuntu ve Mandriva gibi projelerin geldiği nokta bunun en güzel örneği. Her gün artan bu enerjinin ve Linux’un nimetlerinden bir an önce faydalanmak için kurumların da çok geç kalmadan taşınma projelerini hayata geçirmeleri gerekiyor.

Etiketler: Bilgiİşletim Sistemi

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Ali Erkan İmrek

Ali Erkan İmrek

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.