Failsafe Designs’ın sahibi F. Scott Deaver, Microsoft’un, kendi ürün isminin ve zihinsel mülkünün “haklarının çalınması” suçunu işlediğini ve bu sebeple Redmond, Washington yazılı devinden ve e-postanın hangi bölgeden geldiğini tanıtan teknolojiyi kullanan herkesten hukuksal ve Finansal olarak haklarını talep edeceğini belirtiyor.
Eğer bu gerçekleşirse, Microsoft’un e-posta tanımlaması için kullandığı Arayan Kimliği ve Sender Policy Network (SPF)’nin bir kombinasyonundan oluşan ve spam göndericilerle savaşmak için dünya çapında kullanılan Gönderen Kimliği tanımlamasında bazı değişikliklere yo açacağı kesin.
E-posta için Arayan Kimliği özelliğinde kullanılan teknoloji, şu anda birçok spam mesajda bulunan lakayit e-mail adreslerinin devreden çıkartılabilmesi için bir Internet standardı olarak bir Internet Mühendislik Görev Ekibi (IETF) tarafından sunulan Gönderen kimliği özelliğinin.bir parçası.
Deaver, yaklaşık iki yıl gibi bir süredir calleridforemail.com adlı oluşumun sahibi olarak görünüyor ve bu süre zarfında, ironik olarak bir Microsoft ürünü olan Outlook Express içerisinde çalışan bir e-posta doğrulama uygulaması olan Caller ID (Arayan Kimliği) beta sürümleri geliştirdi.
Şu anda “E-posta için arayan kimliği” terimi için ticari marka başvurusu (6 Mart 2003’te dosyaya alındı) ABD Patent ve Ticari Markalar kurumunda (USPTO) beklemede ve Deaver’ın bir e-mail röportajında kullandığı ifadelere göre, Ocak 2003 ve 2004 yıllarından itibaren USPTO ‘da kayıtlı ve diğer tüm talepleri geçersiz kılacak bir çok resmi patenti bulunuyor.
Microsoft yetkilileri Deaver’ın iddiaları üzerinde yorum yapmayı reddettiler.
İnsanlar E-Posta için Arayan Kimliği özelliğini ilk kez, Microsoft’un kurucusu ve baş mühendisi Bill Gates, Şubat ayında firmasının yeni anti-spam ürününü anons ettiğinde duydular. Amazon.com, Sendmail ve Brightmail, Microsoft’un Hotmail servisinde E-Posta için Arayan Kimliği testlerinde yardımcı olarak görev aldı.
Deaver’ın ise, Microsoft ve Gates’i kendi fikir ve çalışmalarını çalmakla suçlayan kendine ait bir bakış açısı mevcut. Bu iddialarını, beklemede olan patent ve ticari marka başvuruları ve Firmanın geçmişte güvenini sarstığı IP ile ilgili şahsi yorumlarına dayandırıyor. Microsoft, “spam mesajlara karşı verilen mücadelede yer alma konusunda son derece isteksiz” diyor bir paragraf.
Ve ekliyor “Bu sayfa, tek bir olayla, yıllar boyu süren değeri bilinmemiş çalışmanın kaybolup gitmesine verilen bir reaksiyondu”.
Ancak Deaver için, USTPO tarafından onaylanan patentler olmaksızın Microsoft’a karşı bir dava yürütecek bir avukat bulmak oldukça zor. İfadesine göre birçok avukat bu davada yer alma şansını elde etmek için “yalvarıyor”—ancak patentler geçerli olduktan sonra.
Bu aşamadan sonra dahi, kendisi ve avukatının Microsoft’un bu teknolojiyi çaldığını ispat etmeleri oldukça zor olacak. Burnes, Doane, Swecker & Mathis, LLP’nin ortağı olan Lloyd Smith, patent ya da ticari marka hakkı bekleme sürecinde olan birçok müvekkili büyük firmalara karşı savunmuş bir avukat.
Smith’e göre, Microsoft’un avukatları, eğer dava herhangi bir şekilde mahkemeye taşınırsa, ilk olarak Deaver’ın patentlerinin Microsoft’un E-Posta için Arayan Kimliği özelliğini ihlal edip etmediğini araştıracaktır. Redmond avukatları, Microsoft’un teknolojisinin Deaver’ın patentlerinin kapsamının dışında kalacak kadar farklı olduğundan oldukça emin. Ve yine bu patentlerin geçerliliğine karşı saldıracaklar.
Smith’in ifadesine göre, “USPTO’daa kayıtlı bir patentiniz olsa dahi, mahkemenin bunu iptal etmeyeceği anlamına gelmez, iyi avukatlar bu patentin geçerliliği üzerine yoğunlaşırlar ve birçok sebeple onu geçersiz kılmaya çalışırlar; bunlardan en sık kullanılanı, bir başkasının teknolojiyi daha önce bulduğu ve patentin diğer kişiye verilmemesi gerektiğini iddia etmektir.”
Deaver’ın stratejisi direkt olarak Microsoft’a saldırmak değil ancak, küçük ortakları hedef almak ve bu ihlal davalarından elde edilen haklarla bu savaşta kullanabileceği bir kalkan oluşturmak.
“Benim çalışmalarımı ya da fikirlerimi, karşılığını vermeden çalan kişilerin oyunu kuralıyla oynamış olmasına kadar düştük” diyor, “bu yaklaşımdan rahatsız oluyorum, bu uygulanabilen kanunun hem anlamı hem de amacı bu. Bir gün Bill Gates’i kapımı çalıp “Ah, özür dilerim, sizin ürün adınız ile birlikte fikirlerinizi yanlışlıkla çaldım ama bunu düzeltmek istiyorum” diyeceği düşüncesi hiçbir zaman gerçekleşmeyecek”.
Smith’e göre, Deaver, kendisine bir anlaşma önerilirse bunu kabul etmekle en akıllıca işi yapmış olacak. Patent iddialarını ve Microsoft’un ürününü görmeden herhangi bir davadan sonuç beklemek oldukça zor bir karar ve dava ne kadar güçlü olursa olsun kazanması çok zor.
“Microsoft’un şu anki konumunu korumak için harcadığı kaynaklar ve çaba göz önüne alındığında, Microsoft ile, kabul edilebilir bir tür ticari anlaşmaya imza atmak, sonucunda hiçbir şey kazanamama ihtimali olan bir dava için masraflara katlanmaktan daha akıllıca olacaktır” diyor.
Bu zaman gelinceye kadar, Deaver kendi yazılımını pazarlamaya devam edecek. Şu anda, Çin’de, devlet ve ticaret dünyası liderleri ile, yazılımını doğrudan satmak yerine, ülkedeki Linux işletim sistemli bilgisyarlara dağıtmak üzere çekirdek e-posta göndericisinin tanımlaması ve doğrulaması ile ilgili çalışmalarını sürdürüyor—GNU tarz bir lisans ile hep açık kaynak dağıtımıdan yana olduğunu belirtiyor.
Ve ekliyor, “Adı Microsoft olan 350 kilokuk bir gorille bir kafeste sıkışıp kaldığım bu probleme geliştirdiğim en iyi çözüm buydu—ve daha büyük bir gorille çok daha iyisini yapıyorum”.



Kaynak : 