Hareket, lisansları, geliştiricilerin Paylaşımlı Kaynak Teşebbüsü teknolojisini kullanabileceği şekilde sadeleştirmek için düşünüldü. Lisanslardaki azaltma aynı zamanda üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olarak göze çarpıyor çünkü, açık kaynak topluluğu hararetli bir şekilde, şu ana kadar başarılamamış olan açık kaynak lisanlarında azaltmayı tartışmaktaydı.
FSF, Özgür ve Açık Kaynak Yazılımı hareketlerinin tanımlayıcı lisansı olan ve aynı zamanda Linux çekirdeğinin üstünde geliştirildiği lisans olan GNU-GPL’in kaynağıdır. FSF şu anda GPL’in üçüncü versiyonu üzerinde çalışmakta.
George Greve, FSFE başkanı, bir demecinde “Microsoft hakkında olumlu bir şey söyleme fırsatını nadiren yakaladığımız için, bırakın sözlerime onları tebrik ederek başlayayım” diyor.
FSFE’ye göre, yeni paylaşımlı kaynak lisanlarından ikisi Özgür Yazılım Tanımlaması gereksinimlerini karşılar nitelikte. FSFE yine de, değerlendirmelerinin başlangıç niteliğinde olduğu ve Microsoft tarafından sunulan diğer lisansların halen açık bir biçimde hususi, “ücretsiz olmayan” lisanslar olduğu konusunda uyarıda bulunuyor.
Sebest Yazılım Tanımlaması, FSF’nin, lisansları eğer gerçekten Özgür Yazılım Lisansları diye bir şey varsa,dört özgürlükler(1) bağlamında değerlendirdiği ortadadır.
FSFE tarafından yürütülen bir hazırlık analizine göre, hem Kamusal Lisans (Ms-CL) hem de Serbest Lisans (Ms-PL) “Özgür Yazılım’ı tanımlayan dört özgürlüklükleri tatmin eder nitelikte”.
Ayrıca FSFE’nin analizinde Ms-CL, GNU-GPL’nin, koda yapılan tüm modifikasyonların da orijinal kod ile aynı biçimde serbest kalmasını gerektiren“Copyleft(2)” konseptini kullanıyor.
FSFE bir demeçte “Copyleft yaklaşımı ve özellikle GNU-GPL ile ilgili Microsft’un daha önceki açıklamalarında “virüslü”, “kanserli” ve “komünist” iddialarından sonra, şimdi Microsoft’un da çok benzer prensipler kullanarak lisanslar yayınlaması tamamiyle bir evrim gibi gözüküyor,”diyor.
FSFE’nin demeçleriyle ilgili yorum yapamasa da, bir Microsoft sözcüsü şimdiye kadar almış oldukları geri-beslemeden memnun olduklarını teyit etti.
“Yeni lisanlarla amacımız, tüm dünyadaki geliştiricilerin kaynak koduna basit öngörülebilir bir yolla ulaşabilmesi” diyor sözcü. “ Böyle bir karşılamadan dolayı oldukça mutluyuz ve Paylaşımlı Kaynak Teşebbüsü’nün büyümesini dört gözle bekliyoruz.”
Her şeye rağmen, FSFE’nin köprünün altında sadece su olmadığı konusunda endişeleri var.
Lisans tekstinin yayınlanmasının tek başına “özgürlük” anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Yazılımı özgür yapan şey, Özgür Yazılım Lisansı altında bir sürümünün çıkarılmasıdır.
FSFE tüm lisansların özgür olmadığı gibi “Paylaşımlı Kaynak” etiketinin özgür anlamına gelmek zorunda olmadığı konusunda uyarıyor.
Vakıf, en azından kendi bakış açılarına göre, Microsoft’un GNU-GPL ve Lesser GNU-GPL (L)GPL kullanmayı tercih etmesinin daha doğru olacağını düşündüğünü açıkladı.
FSFE’den Greve “Microsoft büyük bir yol kat etti ve ve şimdi GNU (L)GPL’ye sadece bir kaç santim uzaklıkta duruyor: Microsoft’un Özgür Yazılım topluluğuna girerken önce küçük parmağının tırnağını suya daldırmak istemesini tamamen anlıyor ve hoş karşılıyoruz” diyor..
“Ancak zaman içinde, Microsoft’un geniş global ticari GNU (L)GPL sağlayıcılar topluluğuna katıldığını görmeyi tercih ederiz.”
1- Franklin Roosevelt’in Amerika Başkanı olarak 6 Ocak 1941’deki bir konuşmasında değindiği 4 temel insan özgürlüğü olan “dil, din, toplanma ve seyahat” özgürlüklerine atıf olarak düzenlenen özgürlük listesi:
- Her türlü amaç için programı çalıştırma özgürlüğü (özgürlük 0).
- Programın nasıl çalıştığını inceleme ve kendi gereksinimleri doğrultusunda değiştirme özgürlüğü (özgürlük 1). Program kaynak koduna erişim bunun için bir ön şarttır.
- Yeniden dağıtma ve toplumla paylaşma özgürlüğü (özgürlük 2).
- Programı geliştirme ve gelişmiş haliyle topluma dağıtma özgürlüğü (özgürlük 3). Böylece yazılım bütün toplum yararına geliştirilmiş olur. Program kaynak koduna erişim bunun için de bir ön şarttır
2-. Copyleft, kopyalama, değiştirme, aynen yada değiştirerek parayla satma, herkese ve her yerde dağıtma ve bedava verme özgürlüklerine sahip olmak anlamında, Copyright kelimesinden yola çıkılarak üretilmiştir. Bu özgürlüklere sahip olmak, kimseden izin almamayı ve izin için hiçbir bedel ödememeyi de içerir. Yalnız, copyleft” kavramı su kuralı koyar: Programı herhangi bir biçimde dağıtırken, kullanıcıların temel özgürlükleri kısıtlanamaz. Açıkça görüldüğü gibi, bu kural temel özgürlüklerle çelişmemekte, tam tersine onları korumaktadır.



Kaynak : 