Dün açıklanan lisans şartlarına göre, ulusal hükümetler ve uluslararası organizasyonlar, Office 2003 kaynak kodlarını alabilecek. Buna ek olarak, Windows 2000, Windows XP, Windows Server 2003 ve Windows CE’ye ulaşabilecekler. Microsoft ile GSP anlaşması imzalayan 30 kadar ülke bulunuyor. Bunların arasında Çin, İngiltere ve Avustralya bulunuyor.
Microsoft Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Teknik Başkan Yardımcısı Jonathan Murray, “Microsoft’da biz hükümetleri yazılımımızı kullanan güvenilir iş ortakları olarak görüyoruz. GSP Programına eklediğimiz Office 2003, hükümetlerle yaptığımız işbirliğinde taahhütlerimize yenilikler getirdiğimize işarettir. Hükümetlerin farklı ve özel bilişim ihtiyaçlarına çözümler sunacağız” dedi.
Microsoft’un bu hareketi, hükümetler arasında gittikçe daha fazla yayılan, OpenOffice benzeri açık kaynak yazılımları ile rekabete karşı alınmış bir önlem olarak görülüyor.
Microsoft yetkilileri, haberin yazılması aşamasında bu noktaya açıklık getirecek bir yorumda bulunmadılar. Ama OpenOffice.org savunucuları, bu inisiyatifin çeşitli ulusların hükümetlerinin alternatif ofis programlarını tercih etmelerindeki artışı engellemeyeceği görüşünü iletiyorlar.
OpenOffice.org toplumu yöneticisi Louis Suarez-Potts “Bu hareket şu anda ya da gelecekte OpenOffice.org’un hedeflerine zarar vermez. Microsoft paylaşılmış kaynak kampanyasını genişletmenin yollarını araştırıyor. Ama çoğu hükümet 2 kere düşünecektir. Çünkü, bir ülkenin kararı aynı zamanda o ülkenin önündeki yılların yazılım profilini bu karar şekillendirecek ve lisans ücretleri milyonlarca $’a mal olacaktır. Bu noktada ne kadar şirin oldukları önemli değil” diyor.
Suarez-Potts, Microsoft Paylaşılmış Kaynak İnisiyatifinin (Shared Source Initiative), açık kaynak yazılımı ile kıyaslanabilir olmadığını düşünüyor. “Çünkü, bu ikisi, 3.partilerle işbirliğinde aynı düzeyde değiller” diyor.
Suarez-Potts “Paylaşılmış kaynak, açık kaynak anlamına gelmiyor. Gerçekte kıyaslanamaz bile. Açık kaynakta, kaynağa herkes katkı yapabilir, işbirliği içinde çalışılabilir. Herkes yararlanır. Paylaşılmış kaynak ise, sadece birisinin kodlama yaparken duyduğu sancıları azaltır, Microsoft ile çalışmasını kolaylaştırır. Microsoft değişiklik yapabilir ama ancak isterse. Gerçekte bir işbirliği yoktur” diyor.
Suarez-Potts, Microsoft’un inisiyatifinin hükümetlere dosya formatlarının ortak işletilebilir olacağı ya da kod’ların daha sonra kilitlenip, kilitlenmeyeceği konusunda güvence vermediğin işaret ediyor.
Suarez-Potts “Microsoft’un ya da yalaşılmış kaynak inisiyatifinin iş planında, bugünkü dosyalarımızın, bugünden 10 yada 20 yıl sonra, hala okunup, okunamayacağı konusunda bir açıklama yok” diye ekliyor.
Suarez-Potts OpenOffice.org ya da KOffice gibi açık kaynak ofis programlarının standart OASIS dosya formatı kullandığını belirtti. Suarez-Potts, Microsoft u OASIS teknik komitesine acilen katılarak formatların standartlaşması ve dosyalar arasında işlem yapılabilirliğin sağlanmasına katkıda bulunması için davet etti.
Suarez-Potts “Dosyalar arası işlem yapılabilirliğin olması durumunda üretici kilitlemeleri geçmişte kalacak. Hükümetlerin de bunu istemesi lazım” diyor.
Açık Kaynak Yazılım Enstitüsü direktörü John Weathersby, Microsoft’un hareketini, piyasadaki rekabete bir cevap olarak algılıyor: “Sanırım bu serbest piyasa ekonomisinin görülmez elini gösteren bir hareket. Microsoft office ürün hattı için rekabet etmek zorunda. Bu da Microsoft, uç kullanıcılar ve açık kaynak endüstrisi için iyi bir şey. Gelişmeyi getiriyor”.
Ama Weathersby Microsoft’un bu hareketi doğrudan OpenOffice.org’a karşı yaptığına dair bir şüpheye de sahip: “Ben Microsoft’un OpenOffice ya da başka bir şeyden korktuğunu sanmıyorum. Şu anda masaüstü pazarına hakimler. Ama biz onları frenlemiş durumdayız. Microsoft’un çok büyük indirimler ve özel anlaşmalar önerdiği birkaç örnek var elimizde”



Kaynak : 