Bu model, tüketicilerin tam teşekküllü bir PC’ye satış fiyatının sadece üçte biri tutarıyla sahip olmalarına olanak tanıyor. Kalan üçte ikilik kısım ise daha sonra ön-ödemeli kartlar veya aylık abonelik yöntemiyle ödenebilecek.
Microsoft’un pazar yayılma grubunun kıdemli başkan yardımcısı Will Poole modelin amacının, PC’leri ve network bağlantısını “gelişmekte olan pazarlardaki yüz milyonlarca ailenin ve küçük işletmenin erişebileceği seviyeye çekmek ve bu sayede onların da eğitim, eğlence, iletişim ve üretkenlik alanlarında PC’nin imkanlarından yaralanabilmelerini sağlamak” olduğunu söylüyor.
Ancak bu model aynı zamanda Microsoft için, açık kaynağın ve diğer Windows alternatiflerinin şirketin uzun vadede büyüme hedeflerini tehdit edebilecek oldukları gelişmekte olan ülkelerin liderleri ile iyi ilişkiler geliştirmek için bir fırsat.
Örneğin, IBM ve Economist’in İstihbarat Ünitesi’nce yürütülen yeni bir çalışma gelişmekte olan ülkelerin “tasarruf sağlama imkanı ve yani jenerasyon IT platformlarına maliyet-efektif bir geçiş sağlama özelliklerinden dolayı açık kaynak konusunda benimseyici” olduklarını gösteriyor.
Yazılım sağlayıcısı, Brezilya’da birçok teknoloji, telekomünikasyon ve perakende satış firması ile ortaklaşa yürüttüğü bir-yıllık bir provayı yeni sonlandırdı. Şimdi ise Hindistan, Meksika, Rusya ve Çin’de sürdürdüğü yayılımını Brezilya’ya da taşıyacak.
Ön ödemeli telefon kartları sayesinde büyümekte olan pazarlarda bir anda fırlayan cep telefonu pazarından sonra Microsoft bu yaklaşımda da öncülük etmekte.
Poole “şimdiden dünya çapında 1 milyardan fazla ön-ödemeli telefon kartının kullanılmakta ” olduğunun da altını çiziyor.
Microsoft bu modelin “insanların kişisel bilgisayarların faydaları aracılığıyla gerçek potansiyellerini fark etmeleri yönündeki Microsoft değerlerini desteklemekte olduğunu” belirtti.
Ancak Microsoft sözcülerinden birisi internetnews.com’a yaptığı açıklamada yaklaşımın geleneksel anlamda bir satın almayı finanse edebilecek olmayan tüketiciler kadar düşük gelirli tüketicileri de daha az hedeflemekte olduğunu bildirdi.
Sözcü “Bu, geliri net belirli olmayan veya kredi kartı almaya hak kazanamayacak kadar da düşük gelirli insanlarla ilgili bir olay değil,” diyor.
ABD Başkanı Clinton’ın Comdex 2000’de yaptığı bir konuşmada dijital bölünme meselesini ortaya koyduğundan beri Microsoft enformasyon teknolojisinin nimetlerine erişimi olmayanların adına sergilediği çabayı bariz bir biçimde arttırdı.
Michigan Üniversitesi Stephen M. Ross İşletme Fakültesi Profesörü ve yazar C.K. Prahalad Microsoft’un Brezilya’daki provalarının teknolojiyi demokratikleştirme yönünde atılmış küçük ama önemli adımlar olduğunu belirtiyor.
Ancak aynı zamanda Microsoft’un yaklaşımının iyi bir karma*dan daha fazlasına yol açacağının da altını çizdi.
“Bilgisayar edinme işini karşılanabilir hale getirmekle Microsoft ‘dijital bölünmeyi’ bir ‘dijital kar payına’ dönüştürebilir,” diyor.
Washington D.C.’deki Kennedy Hükümet Okulu eski öğretim görevlilerinden olan ve aynı zamanda digitaldivide.org’un kurucusu Craig Smith, Microsoft’un büyümekte olan pazarlardaki tüketicilere ulaşmaya olan ilgisinin, Windows platformunu korumak ve korsanlık karşıtı çalışmalarına daha büyük destek sağlamak amacıyla yine bu büyümekte olan ülkelerin liderlerine yaranma çalışmalarından daha az olduğunu belirtiyor.
Smith “Büyümekte olan pazarlarda, ana müşteri hükümettir,” diyor.
“Bu Windows platformunu marketin en alt ucunda da savunmak demek çünkü bu en alt uç açık kaynak çözümleri tehdidinin en fazla olduğu bölge,” diyor.
Ancak Smith dijital bölünmede işletme esaslarının saf hayırseverlikten daha etkili olacağı düşüncesiyle Microsoft’un yaklaşımını da takdirle karşılıyor.
Bu durumu, 1980’lerde ABD bankalarının hükümet baskısı ile trilyonlarca doları düşük bütçeli topluluklara vermesi ve bu yatırımla nasıl para kazanıldığını keşfetmesine benzetiyor.
“Bu hayırseverlik değildi. ABD’deki pazarın düşük seviyelerine nasıl kar getiren bir şekilde serviste bulunulacağını sağlayan, yaptıkları yatırımın büyüklüğüydü,” diyor.
*Karma, Budizm ve Hinduizmde insanın iyi veya kötü kaderinin dünyaya daha önce gelişinde yaptığı iyi veya kötü hareketlerinin sonucu olduğunu savunan öğretidir.



Kaynak : 