Şirketin yeni lisans politikası, (geliştirilmekte olanlar hariç) 4,000’i aşkın patenti kapsayan portföyün telif ücret şartlarına (ve telif ücreti ödemeksizin erişimin genişletilmesine) ilişkin.
Bu değişim, fikri mülkiyet haklarını özellikle de ilk akla gelen ürünü olan Windows işletim sistemi üzerindeki haklarını sıkı sıkıya korumasıyla tanınan Microsoft’un kendini açmaya başladığının sinyallerini veriyor.
Microsoft aslında bir dönüm noktası olan, Adalet Bakanlığı ile vardığı antitröst anlaşmasından sonra geleneksel anlayışını değiştirmeye başlamıştı; örneğin “paylaşımlı kaynak” programını genişleten Microsoft, devlet dairelerine ve akademik topluluklara, Microsoft’un önde gelen bazı ürünlerini temin etme olanağı tanıdı.
Microsoft, yeni fikri mülkiyet politikasıyla, ticari amaç gütmeyen akademik camianın telif ücreti ödemeden bazı ürünleri kullanabilmesi yönündeki taahhüdünü daha da genişleteceğini açıkladı.
Yeni politikası doğrultusunda taahhüt ettiği ilk iki teknoloji, ClearType (Net-Yazım) font sunma teknolojisi ve FAT (FileAllocationTable-DosyaTaksimCetveli) dosya sisteminden oluşuyor.
Şirket yetkilileri, FAT dosya sistemiyle birlikte sunduğu telif ücretine tabi lisansın, dört lisans ve bu teknolojinin nasıl kullanılacağı konusunda şartname içereceğini söylediler. İmgecikleri (pikselleri), kareciklerinden oluşan şekiller değil bir metnin parçası gibi göstermek üzere ayarlayan ClearType font sistemi, ömür boyu geçerli lisans için bir defalık ücret öngörüyor.
Bu haberler, Microsoft bir yandan Avrupa Komisyonu’ndan gelen yeni antitröst iddialarında uzlaşmaya varmaya çalışıp bir yandan da, masaüstü işletim sistemindeki tekel konumunu ihlal ettiği konusunda ABD’li yasakoyucularla vardığı uzlaşmanın yasal yükümlülüklerini yerine getirirken geliyor.
2001 Kasım’ında bildirilen antitröst uzlaşması, Microsoft’un kendi aracı-yazılımında (middleware) kullandığı bütünleşik işlevleri, rakip ürünlerin de kullanabilmesi için diğer yazılım geliştiricilerin belli Uygulama Programı Arayüzlerine (API) erişmesine olanak tanımasını öngörüyor. Bu uzlaşma ayrıca bilgisayar üreticilerine ve tüketicilerine Microsoft’un işletim sistemlerinin yerine rakip aracı yazılım geçirme özgürlüğü de tanıyor.
Bunlara ek olarak, açık kaynak işletim sistemleri, kuruluşlarce benimsenmeye devam ediyor ve bu da şirketin peynir-ekmek gibi satan Windows işletim sisteminin saltanatını tehdit ediyor. Microsoft’un yeni politika değişikliği, uzmanlar tarafından açık kaynak hareketine bir yanıt olarak yorumlandı.
Ancak Microsoft’un baş hukuki danışmanı Brad Smith, bu yeni politikanın, bağımsız yazılım satıcıları (ISV) ve Web hizmetleri tedariğinde ortak formatlar benimseyen idari düzenleyiciler ve yetkililer gibi müşterilerden gelen talepler üzerine oluştuğunu savundu.
“Bu önlemi almanın önemli olduğunu hissettik” diyen Smith demecini şöyle konuştu: “bu politikamız endüstrimizdeki çok sayıda şirketle yaptığımız güçlü diyaloğa dayanmaktadır ve bu politikayı ve de politikanın doğuracağı geri bilgi akışını tesis etmek bizim için önem arz ediyordu. Microsoft, lisanslarını açarak diğer şirketlerin kendi yaratıcılıklarından yeni ürünler için yararlanmalarına yararlanmalarına olanak tanımaktadır.”
Yeni politika sayesinde, Microsoft’un Ar-Ge’ye ivme kazandıracağı bir dönemde, Bilişim endüstrisinin Microsoft Fikri Mülkiyet portföyüne erişim kazanması umuluyor. 2004 mali yılında Microsoft’un Ar-Ge bölümü için 7 milyar doların biraz altında harcama yapması bekleniyor.
Smith ve Microsoft kurumsal başkan yardımcısı ve genel hukuki danışman yardımcısı Marshall Phelps, şirketin daha çok sayıda fikri mülkünün lisansının başkalarına tanınması sayesinde Microsoft için endüstride yeni işbirliği olanakları doğacağını söylediler.
Jupiter Araştırma’nın Microsoft analizcisi Joe Wilcox, FAT sistemi lisanslarının, dijital kameralar ya da Flash depolama diskleri gibi Windows işlwtim sistemiyle bağlantılı çalışan aygıtlar üreten şirketlere yarayabileceğini söyledi.
Microsoft Monitör Web Günlüğü’ne(http://www.microsoftmonitor.com) yazdığı bir notta, Wilcox, bu politika programının, Microsoft’un hükümetle olan ilişkilerini geliştirmek ve de teknoloji trendlerini belirleyen kuruluşlarla olan işbirliğini güçlendirmek isteyen Microsoft’un anlayışıyla örtüştüğünü yazdı. (Jupiter Research ve internetnews.com aynı ana şirkete aittirler)
Jupiter Araştırma’nın Araştırma Yönetmeni Michael Gartenberg, Microsoft’un kar ya da zarar durumunda bir şey değiştirmeyecek olsa da, bu politikayı Microsoft adına iyi bir hamle olarak değerlendirdi.
“Yine de bu hamlenin, kamuoyunun nezdinde şirkete bazı dostlar kazandıracağı kesin.” diyen Gartenberg şöyle konuştu: “Microsoft’un, dışarıya kapalı sistemleri ve çeşitli teknolojilere erişim izni vermeyişinin sürekli olarak eleştiri oklarına hedef olduğu bu zamanda, bu hareket Microsoft’a teknolojisini diğer bazı satıcılara yayma, bazı yerlerden geçer not alma fırsatı yarattığı ve yine aynı noktadan bakacak olursak, bu hareket bu girişimlerinin bazılarının endüstri standardı haline gelmesini kolaylaştırdı.”
Microsoft ayrıca bu hafta, Office 2003’teki Extensible Markup Language (XML) şemalarının telif ücreti istenmeyecek lisansları hakkında daha ayrıntılı bilgi verecek. Bu program, Microsoft’un Word, Excel programlarının yeni Office 2003 sürümleriyle ve InfoPath grafik arayüzlü bilgi-toplama programlarıyla ilgili bir program. Bu program seti, bilginin nasıl depolandığını ve belgelerin ne zaman XML dosyaları olarak kaydedildiğini nitelemek için şemalar ve meta verileri kullanıyor.
Telif ücretine dahil olan Microsoft Office 2003 XML Reference Schemas’a, WordprocessingML(kelimeişlemcidönüştürümdili) (Microsoft Office Word 2003), SpreadsheetML (hesaplamatablosudönüştürümdili) (Microsoft Office Excel 2003) ve FormTemplate(FormŞablonu) XML şemaları (Microsoft Office InfoPath 2003) dahil.



Kaynak : 