Bulut tabanlı uygulamaların, kayıp telefonları bulma, verileri yedekleme gibi özellikleri gelinen noktada daha bir anlam kazanıyor. Bunda satışları her daim artış gösteren akıllı telefonların yadsınamayacak payı var. Zira, pek çok kişi özel ve hatta işe ait verilerini bu cihazlara kaydediyor.
Aslına bakılacak olursa, her an her yerden tüm bilgilere erişebilmek, günümüz beklentileri için oldukça cazip bir olgu. Ancak, bunun bir takım dezavantajları da yok değil. Güvenlik gibi. Zira, dalgınlık sonucu bir restoranda unuttuğunuz telefonunuzu her zaman garsonlar bulacak diye bir kural yok. Cihazınızın, arzu etmediğiniz birinin eline geçmesi tatsız sonuçlar doğurabilir. İşte tüm bu kaygılara cevap verecek çözümler geliştiren firmalar, bugünlerde bir hayli ilgi görüyor. Lookout gibi.
Bulut tabanlı güvenlik çözümleri üreten Lookout, son iki ayda müşteri portföyünü ikiye katlayarak 2 milyonu yakaladı. Kurulduğu günden bu yana 700 bin kez kayıp ya da çalıntı telefonu ortaya çıkartan şirket, halihazırda 170 ülkede hizmet veren 400’den fazla operatörle birlikte çalışıyor. Android, Windows Mobile ve BlackBerry platformlarına da hizmet veren şirket, her 15 saniyede bir aranan bir telefonu ortaya çıkarttığını iddia ediyor.
Kişisel kontaklardan, fotoğraflara, videodan e-postaya kadar pek çok veriye koruma sağlayan Lookout, kötücül yazılımlarla virüslere karşı da tedbirler geliştiriyor. Bunca tehdidin havada dolaştığı bir ortamda kullanıcıların koruma hizmeti veren şirketlere yönelmesi şaşırtıcı olmasa gerek. Bu yıl, akıllı telefonların dizüstü bilgisayar rakamlarıyla atbaşı gideceği söyleniyor. Araştırma firması In-Stat’ın rakamlarına göre 2014’e kadar yılda 400 milyon adete yakın dizüstü, netbook ve tablet bilgisayar satılması öngörülüyor.



Kaynak : 