Ne yazık ki dizüstü makinalar kullanıp “veriyi yedeklememe” anzihniyeti mobil bilgisayarcılıkta riski beraberinde getiriyor . International Data Corp.’a göre mobil bilgisayarına yedekleme yapan kullanıcıların nüfusu 60 milyona kadar çıkmış bulunuyor. Üstelik bu sorunu örtbas etmek için her yıl bu dizüstülerden 7 milyonu ya çok fena hasar görecek, kaybolacak ya da çalınacak.
Sonuç: bir çok üzücü hikaye işitiyoruz: gerçekleştirilmeyen tanıtım, geciken mali rapor, yeniden oluşturulmak zorunda kalınan kod, takip edilmediği için kaybolan satış ve tabi ki bilgisayar programlarını, veri tabanlarını vs.yi yeniden inşa etmek için harcanan sayısız saatler.
Dizüstü bilgisayarlarda yer alan bu kadar çok kurumsal veri, yedekleme sorununu da kaçınılmaz kılıyor. Bilişim teknolojisinin buna verdiği: “Dosyaları merkezi bir sunucuya yollayın ya da onları kendiniz yedekleyin.” şeklindeki beylik cevap artık işe yaramıyor. Bu yaklaşım kuruluşlardaki masaüstü bilgisayarlar için bile o kadar işlevsel değil.
Örneğin bir kullanıcı, 20 kişilik bir satış ekibine “yedekleme amaçlı olarak” toplam 100 MB’lık bir sunucu tahsis edildiği hikayesini anlatmıştı. Bir satış ekibinin kullanması gereken Word belgelerini, PowerPoint sunumlarını, bilgisayar programlarını, grafikleri ve hatta işitsel ve görsel dosyaları topladığınızda adam başı 5 MB düşmesi, okyanusta bir damla demektir.
“Ben 15 yıldan beridir bu endüstrideyim ve depolama tüketiminin her geçen yıl arttığını gözlemliyorum” diyen, merkezi CT, Stamford’da bulunan Esselte şirketinin Ağ Hizmetlerinden sorumlu Bilişim Teknolojisi Müdürü John Guilz şöyle diyor: “İnsanların çoğunluğu dosyaları merkezi bir sunucuda yedeklemeye üşeniyorlar, bu yüzden bilişim teknolojisi bu işi asla kullanıcılara bırakmamalıdır.”
Mobil Yedeklemeye Geçenler
Gerçek şu ki, bilişim teknolojisi kuruluşlarının mobil aygıtlarını yönetmelerini ve yedekleme yapmalarını engelleyen çok sayıda engel var. İşin karmaşıklığı ve uzaktan yedeklemenin geleneksel olarak beraberinde getirdiği yüksek maliyet birçok şirketin dizüstülerinde yer alan verileri düzgün bir şekilde korumalarını önlemiştir.
Halen araştırmalar gösteriyor ki bireylerin verilerinin yüzde 90 gibi büyük bir kısmını masaüstü ya da dizüstü bilgisayarlarında ve sadece yüzde 10’unu merkezi sunucularda saklıyorlar.
Maalesef bilişim teknolojisi geleneksel Hizmet Düzeyinde Sözleşme beklentilerini tatmin etmek üzere geliştirilmiş bir teknoloji. Bu beklentilere de masaüstü ya da taşınır varlıklar değil sunucular hitap ediyor. Bir düzine sunucuyu korumak, söz gelimi, 1000 tane dizüstünü korumaktan çok daha kolaydır. Yine de bu gerçek, yola çıkarken verilerini de beraberlerinde götüren ve geniş ölçekli bir felakete maruz kalan kullanıcıların sayısı arttıkça aşınıyor. Bir şirket icra amirinin makinesinin bir sunumdan hemen önce bozulması ya da zavallı bir insan kaynakları çalışanının (olmuş olaydır) kendi dizüstü bilgisayarında sakladığı tüm kurumsal insan kaynakları verilerinin kaybolması lazımdır ki insanlar taşınır yedeklemenin ne kadar öncelikli olduğunu anlasın.
Bilişm teknolojisindeki birkaç direnişe rağmen sonradan mobil aygıt kullanıcıları kitleler halinde dizüstü yedeklemenin önemini görmeye başladılar. Özellikle müşterilerinin mekanlarında dış denetim, analiz ya da değerlendirme yapan şirketler için dizüstü bilgisayarda saklanan verinin ne kadar değerli olduğu çok açık. Hesap uzmanlığı gibi masraflı hizmetler için kendi işyerleri dışında ziyaretlerde bulunan firmalar mobil yedeklemeye geçenlerin öncüleri. Ancak düzsütülerindeki verileri etkili bir biçimde yedekleyen şirketlerin toplam sayısı hala az.
“Bizim deneyimlerimize göre şirketlerin neredeyse %100’ü uzaktan yönetilen verilerini yedeklemiyorlar” diyen Computer Associates’in (CA) depolama stratejisi uzmanı David Liff şöyle konuştu: “İşin bütün inceliği, mobil yedekleme teknolojisini, uygulaması ve bakımı, mevcut IT iş yükünü daha da ağırlaştırmayacak şekilde kurmak.”
İlginçtir ki CA başlangıçta uzaktan yönetimli yedekleme aracı olan BrightStor Mobil Yedeklemeyi satmakta başarı gösterememişti. İnsanların çoğunluğu zaten yeterince karmaşık olan departmanlarına bir de bunu eklemekle yüklerini ağırlaştıracaklarını düşündüklerinden, şirketin satış görevlileri yazılımdaki ilginç bilişim teknolojisinde fazla başarı gösteremediler. Bu yüzden CA stratejisini değiştirerek bölüm amirlerini ve Bilişim yetkililerini kendisine hedef kitle olarak seçti. Küçük dizüstü takviyeleri, küçük bir çabayla işyeri sunucusunda kolayca yedeklenebiliyordu. Ağızdan çıkan her söz diğer departmanlara da ulaşıyordu.
“Mobil yedekleme kullanan üç departmanınız olduğunda bilişim teknolojisi bunu destekleme kararı almaya eğilimlidir.” Diyen Liff şöyle konuştu: “Sonradan bunun hiç de öyle ağır bir yük olmadığını görürler ve uygulamaya koymuş olmaktan memnuniyet duyarlar.”
Aşama Aşama Benimseme
İyi haber, mobil yedeklemesinin yavaşlamakla birlikte kesinlikle kuruluşlar arasında tabanını genişlettiği yönünde. Şu anda kayda değer bir otomasyon noktasına evrilmekte olan teknolojiyle birlikte bilişim teknolojisi bu işlevin bütünleşmesini sağlayarak günlük zahmet olmaktan bile çıkarabilir. Ve eklemelidir de. Yakın bir gelecekte bu teknolojiyi benimsemekte öncü olanlar zamanlarını, uzun vadede kıdemli yönetim tarafından zorunlu kılınana kadar, ki önümüzdeki birkaç yıl içinde bu olacaktır, bekleyenlerden çok daha iyi değerlendirmiş olacaklar.
Depolama-odaklı danışmanlık hizmetleri şirketi Trilliant Grubunun kıdemli depolama danışmanı Ron Kane: “Kuruluşlar mobil ve uzaktan yönetimli iş gücü verilerinin korunmasını temel bilişim teknolojisi altyapılarının bir parçası olarak temin etmelidirler.” diyor.



Kaynak : 