Bir önceki bölümde ADSL modem satıcısı firmaların şikayetlerini aktardık. Ancak olayın başka bir yönü daha var ve tartışılıyor. O da Türk Telekom’un durumu. Yani özel bir şirket haline gelmiş oluşu.
Aslında sektör bu konuda, nasıl davranması gerektiğini tam olarak bilmiyor. Bu nedenle de tartışıyor. Bir yandan özelleştirildiği düşünülen bir şirket var ve “sana ne kardeşim, istediğim yerden alırım” diyebilir diye düşünülüyor. Ama olayın diğer yanında, sektörün tabiri caiz ise “canına okuyacak” yani perakende modem pazarını en azından 1 yıl süreyle TEK FİRMA’ya bağlayacak, diğer firmaları ortadan kaldırabilecek bir durum söz konusu. Rekabete aykırılık söz konusu. Peki, şimdi ne olacak.. İşte bu konuda konuşulanları aktaralım;
Özel Şirket, İstediği Yerden Alır …… Alır mı?
Önce durumun bileşenlerine bakalım;
- Türk Telekom 15 kasım 2005 tarihinden bu yana özel bir şirket olarak kabul ediliyor. Devlete ait olan % 45’lik payına rağmen.
- Bir yanda da 1/1/2004 tarihinde serbestleşmeye adım atmış bir Türkiye Telekom (karışmasın diye Türk demedim) sektörü var.
- ADSL konusunda henüz tek satıcı var. Yani ADSL alanında diğer satıcıların kendi ürün gamlarını oluşturabilecek düzenlemeler, düzenleyici kurum TK tarafından tesis edilmemiş durumda.
Ya da şimdi soralım.. serbestlik var mı?
Aslında bu soru Telekomünikasyon Kurumu’na. Bugün tartıştığımız konunun ana nedeni, sektörün tek alıcısı daha doğrusu ADSL hatların tek satıcısı olması konusu. Bu olay ne gösterdi biliyor musunuz? Telekom sektöründeki bölümler, demek ki birbirlerinden bağımsız değil, bir sektörün serbestleşememesi, diğerini etkileyebiliyor ..
Düşünün, Türk Telekom 500.000 modemli PC satacak ve perakende modem pazarı, ihaleyi kazanan dışındaki firmalar için aşağı yukarı 1 yıl süreyle bitecek. Daha sonrası da, pazara büyük oranda yerleşmiş bir markanın gölgesinde ne kadar geri gelir, soru işareti..
Veri Akış (Bit Stream) Modeline ya da Yerel Ağın Paylaşımına (YAPA) Ne Oldu?
Şimdi geriye dönelim, ADSL sektöründe duruma bakalım.
ADSL sektöründe şu anda tek satıcı Türk Telekom. 1-2 ISS satıyorsa da, modelleri % 18 alan reseller modeli. TK en son olarak TT’yi nisan ayında uyardı ve veri akış (bit stream) yani toptan ADSL satışına başlamasını istedi. Aslında konu 2-3 yıldan bu yana bir adım ileri, 2 adım geri şeklinde ve kısmen mahkemelerde sürüyor.
Yani sonuç olarak, modem satıcıları bugün sadece Türk Telekom’un sattığı hatların modemlerini veriyorlar. “Türk Telekom ile anlaşamasam da sorun değil, A firması ile anlaşırım onun projelerine modem veririm, ya da anlaşmam ama projesi olmayan satıcıların müşterileri istediği gibi seçim yapar” şeklinde bir düşünce şu anda mümkün değil.
Nitekim TID (Tüm İnternet Derneği) Başkanı Cem Çelebiler bu konuda şunları söylüyor;
Artık özel bir şirket olan Türk Telekom’un mal temin prosedürleri hakkında yorumda bulunmamız doğru olmaz. Her operatör, kendi iç yönetmelikleri çerçevesinde gereğini yapar. Ancak ADSL pazarında etkin rekabet ortamı sağlanmadığından maalesef Türk ADSL kullanıcıları, Türk Telekom’un alım kararlarına maruz kalıyorlar. Alternatif isteseler de karşılarına sunulmasına müsade edilmiyor.
ADSL hizmetlerdeki tekel, durumu maalesef ADSL modem pazarına yaymış olacak gibi gözüküyor. Tek tip ADSL hizmeti gibi artık Türk tüketiciler tek modem markası ve tek modem tipi durumuna doğru gidiyorlar görünümünde. Belli ki yenilikçilik, çeşitlilik, katma değer en aşağa çekilecek. Tekel virüsunun bu şekilde yayılması tüm ICT ekosistemi ve toplumu olumsuz etkileyecektir.
Acil olarak, ADSL alanında veri akışı erişimi ve YAPA yöntemlerle etkin rekabet ortamı sağlanmalıdır ve ADSL alanında yatırım yapmak, üstün teknoloji kullanarak veya daha yenilikçi davranarak rakibine fark atmak isteyen operatörlerin, tüketicinin beğenisini kazanmak için harekete geçmelerine müsade edilmeli.
Biz de bu konudaki suallerimizi yani,
- Veri akış modeli hala devreye girmedi. Acaba ne zaman girer? (eskiden TT özelleştirmesinde fiyat yükselsin diye bekleniyordu. şimdi ne bekleniyor?)
- Yerel ağın paylaşımı (YAPA) konusunda düzenlemeler ne zaman yapılacak?
sorularını TK’ya yönelttik. Cevapları geldiğinde okuyucularımızla paylaşacağız. Ancak TK’ya sorduğumuz başka sualler de var. Bu sualler, TK’nın son dönemde üstünde önemle durduğu ARGE çalışmaları hakkında.
TK’nın ARGE Çalışmalarına Verdiği Önem Göstermelik mi?
Hem TK Başkanı Dr.Tayfun Acarer’in, hem de Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın önem verdiklerini belirttikleri ve TK’nın da muhtelif toplantılarla desteklediği, teknolojide ARGE çalışmalarına karşın, Bu 500.000’lik büyük ihalede, son dönem övgüyle karşılanan ve zaman içinde sayıları az da olsa artan bir kaç Türk üreticisi firmanın da yarış dışı kalma olasılığından bahsediliyor.
Bu durum, acaba ARGE’ye yatırım yapmayı düşünen başka girişimcileri vazgeçirir mi?Hatırlayacaksınız, geçen haftalarda yayınladığımız diğer bir konu sahillere konulacak gemi tanımlama (AIS) sistemlerinde 1 milyon $’ın üstünde yatırım yapmış 2 yerli firmanın varlığına karşın, ihale şartlarının (daha doğrusu yerli) firmaların girişini engelleyecek şekilde oluşturulmuş oluşuydu.
İhale 4-5 Firma Arasında Bölünemez mi?
İhale konusunda konuşulan diğer bir konu, alımın 4-5 firmadan yapılmasının daha uygun olacağı şeklinde. Gerçi ihale şartnamesinde ve zeyilnamelerde miktar belirtilmiyor. Birileri 500.000 almayacağız ki, zaten ihaleyi 50.000 için açmıştık diye ortaya çıkabilir. Ama miktarın belirtilmemesi firmalarda rahatlama yerine tam tersi bir düşünceye yol açıyor. O da, ihaleyi alacak firmanın önceden belirlendiği ve ihaleye katılacak firmaların durumuna göre, bu miktarın bir baraj olarak kullanılacağı yorumu.
Konuştuğumuz bir TT yetkilisi bu konuda; şunları söyledi;
Telekom devlerinin yanısıra, ufak ufak firmaların ortaya çıktığı dönemlerde, biz tekel de olduğumuz için şu şekilde bir yöntem uygulardık. İhalenin birincisine % 40 hakkı verirdik. İhalede oluşan fiyat üzerinden de diğer firmaların ikinci ise % 30, üçüncü ise % 10 ve yeterlilik alan diğer firmaların toplam % 20 pay alma hakkı olurdu. Bu yolla hem sektördeki rekabeti korurduk, hem de iyi fiyat alırdık.
Bu ilginç açıklama ile birlikte, sektördeki firmalar da TK’nın, ADSL modem alanındaki rekabeti korumak adına düzenleyici davranması gerektiğini düşünenler var. Tabi Rekabet Kurumu’ndan da beklentiler var.
Sonuç
Şimdi gelelim bu hikayeden alınacak derslere;
- Serbestleşme bir bölüm firmanın sorunu değildir. Sektörün tamamını (bileşik kaplar misali) gün gelir etkiler.
- ARGE sadece teşvik vs ile yapılmaz. Yanısıra, bu firmaların satacakları ve yurtdışına ihracat yapacakları zaman referans gösterebilecekleri iç pazarların şekillenmesi gerekir.
- Aldığımız bir diğer bilgiye göre, bu hikayede eksik olan bir parça da “sektörün hukuki haklarını tam olarak bilmediği ve TK, Rekabet Kurumu ve Sanayi Bakanlığı Tüketiciyi Koruma” bölümlerini yeterince kullanmadığı şeklinde. Kendi düşen ağlamaz.
- İhalelerdeki olayları, kendisine şans güldüğünde onaylayan özel sektör, günün birinde olaylar tersine dönebilir düşünmeli ve şeffaflığı desteklemelidir.
PC İhalesi Ne Durumda?
Not olarak iletelim. PC ihalesi geçen hafta yapıldı. Bu ihale ile ilgili kulağımıza gelen bilgiler, 1.etapta Vestel, 2.etapta Escort ve toplamda Aidata’nın iyi fiyat verdiği şeklinde.
Size bir hikaye anlattım. Tüm boyutlarını vermeye gayret ettim. Eksikleri varsa, sizden eklemenizi bekliyorum.



Kaynak : 