web analytics
Cuma, Haziran 5, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER ARGE - Inovasyon Eğitim

Neden Çok Boyutlu Düşünme Becerisine Sahip Değiliz

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın arabasında fenalaşması ile başlayan panik ve sonrasında hastaneye kaldırılışı sırasında, plansız hareketler, ara yollarda kaza yapılması, hastane kapısında makam şoförü ve korumasının arabayı terk etmesi üzerine kapıların kilitli kalması ve sonrasında yakışık almayan bir usulle camların balyozla kırılması ve en sonunda da ülkemizin başbakanının hastane içine taşınma şekli bizlerle birlikte, bütün dünya tarafından da ibretle izlendi.

Prof.Dr.Ibrahim Ortas-Prof.Dr.Ibrahim Ortas
20 Ekim 2006
-Eğitim
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Sorun Niyette Değil Zihniyetedir, Çok Boyutlu Düşünemiyoruz

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın arabasında fenalaşması ile başlayan panik ve sonrasında hastaneye kaldırılışı sırasında, plansız hareketler, ara yollarda kaza yapılması, hastane kapısında makam şoförü ve korumasının arabayı terk etmesi üzerine kapıların kilitli kalması ve sonrasında yakışık almayan bir usulle camların balyozla kırılması ve en sonunda da ülkemizin başbakanının hastane içine taşınma şekli bizlerle birlikte, bütün dünya tarafından da ibretle izlendi.

Bir tek bu mu? Sayın Özal Cumhurbaşkanı iken evinde rahatsızlandığında yakınında bir sağlık ekibi yoktu ve hastaneye yetişene kadar da vefat etmişti. 17 Ağustos 1999 depremi olduğunda, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in İstanbul’daki evinde telefon sistemi kesildiği için saatlerce kimseyle telefon konuşması yapamadığı belirtiliyordu. Eski Başbakanlardan Turgut Özal saldırıya uğradığında, ekrana yansıyan görüntüler, korumaların sayın Özal’dan önce yere yattıklarını gösteriyordu. Sonra da ortalığı mermi yağmuruna tutmuşlardı.

Başka hatırlayabileceklerimiz arasında; Sayın Erdoğan’ın, bir tören nedeniyle sembolik olarak ata bindiğinde, korumaların atı ürküttüğü söylendiği var. TV’dan gördüğünüz kadarıyla at, sırtındaki başbakanı yere attığında, ülkemiz bir kez daha dışarıya karşı bize yakışmayan bir imaj vermiş oldu (Erbakan, bu olay üzerine “asil bir atmış” yorumunda bulunmuştu. At asil olabilir, ama yaşananlar tersi konumda gibi gözüküyor).

İstanbul’da yapılan Olimpiyat stadyumunun yollarının tamamlanmadan on binlerce kişinin bir birini ezerek alana ulaşmaya çalışması ve dönüşünde yaşananlar, tam bir azgelişmişlik yine başka bir hatırlanması gereken olay. Dere tepe demeden, doğru dürüst planı ve projesi çok yönlü düşünülmeden ve denetimsiz yapılan inşatlar ve büyüyen kentlerin her yağıştan sonra sel baskınına uğraması içler acısı. Zaten yapılan olimpiyat stadında maçların kaderi rüzgara kalmış durumda. Akla şu soru geliyor acaba bu stadın planı masa başında mı yapıldı? Hakim rüzgar yönü ve hızı ve bunun futbol üzerindeki etkisi sanki hiç akla gelmemiş gibi. Trafik kazalarının oluş şekli ve sonrasındaki gelişmeler yine içler acısı.

Görünüşte Her Şey Tamam, Ancak Ciddi Sağlık Sorunları Devam Ediyor

Düşüncelerine katılırsınız veya katılmazsınız, ülkesi için gece gündüz çalıştığına inandığımız Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı gibi, söylemleri ve aldığı kararlar ile hepimizin günlük yaşamının akışını etkileyen şahsiyetlerin beden ve ruh sağlığı çok önemli.

Günümüzde başta ekonomi olmak üzere her şeyin pamuk ipliğine bağlı olduğu bu çağda başbakanın başına bir şey gelse ne olacak, hepimizin yaşamını bir anda değişiyor. Bu tür önemli makamdaki şahsiyetlerin konvoylarında sağlık ekibi dahil bir çok zorunlu ihtiyaç düşünülmez mi? Konvoy yola çıktı mı filimler de görüldüğü üzere batılılara özenilmiş yığınla lüks araba, gözlüklü koruma var, ancak yalnızca fiziki koruma için. Sağlığı düşünen yok.

Bu da toplum olarak şekilci olduğumuzu ve öze inmediğimizi gösteriyor ki üzerinde düşünmemiz gerekiyor.

Sanat ve estetiğe değer vermeyen bir toplumun öze yönelmesi beklenemez. Kabaca topluma baktığımızda bütün değerlerin gösteriş ve güç ilişkisine döndüğü görülmektedir. Kültür, sanat, bilim ise hiç akla gelmiyor.

Pekala neden?

Bütün bunlar tesadüf müdür ?

Başbakanın yaşadığı durumun kabahati korumalarda mı?

Herkes kötü mü? Herkes vatan haini mi?

Yoksa başka bir gerçek mi var?

Sorun bana göre ciddi

  1. Çok boyutlu düşünemiyoruz.
  2. Türk eğitim sistemi bütünsel düşünme alışkanlığı kazandırmıyor.
  3. Ciddi bir düşünce geleneği yok, risk analizi kavramı yok.
  4. Ciddi bir kurumsallaşma yok. Sorunlar duygusallıkla yönetiliyor.
  5. Liyakat ve bilgiye dayalı istihdam yerine tarafgirlik anlayışı ağır basıyor.
  6. Plansızlık ve Denetimsizlik diz boyu.

Güvensizlik Duygusu Çok Yüksek

Basına yansıdığı kadarı ile Başbakanın koruması ve makam şoförü tanıdık veya akraba.

Başbakanın korumasının bir törende ne olduğu belli olamayan bir nedenden dolayı kaşı patlatılıyor. Sonra korumanın başbakanın yeğeni olduğu öğreniliyor.

Olaya mı üzülelim. Ortaya çıkan duruma mı?

Daha önce sıkça basına yansıdı, eski bir başbakanımızın özel korumaları vardı ve devletin resmi korumaları ile sürekli çatışma halindeydiler. Devletin güvenlik güçleri özel korumalardan dayak yiyor. Başbakan özel korumalarını savunuyor. Çünkü başbakanın ayağını yıkıyor, havlu tutuyor. Onlara daha çok güveniyor ve savunuyordu.

Başbakanın korumalarının yakın akraba olması gibi bir çok kurumda maalesef bu tür ilişkiler görülüyor. Diğer makam sahibi kişi ve kurumlarda sık sık yapılan eleştiri, korumadan tutun da kapısındaki bekçiye kadar kadrosunu yakın akrabalardan oluşturması, sekreterini yakın akrabadan seçmesi gibi nepotist yaklaşımlar olduğu söylenmektedir. Ancak tabii bu da devletin güvenlik birimlerine güvensizliği ortaya koymaktadır. Sanırım bu da kendimize güvenin olmamasını ortaya koyuyor. Devlet kurumunun başına gelen kişinin devletin elemanlarına güvenmemesi ciddi bir konu. Bu durumda devletin ilgili güvenlik biriminin güvenilir olduğunu ortaya koyması gerekiyor.

Alternatif Plana Düşünülemiyor veya Hazırlanamıyor

Bütün dünya basınına yansıyan bu olayın magazin tarafı bir yana, bu manzaraya tesadüfen mi, yoksa bir sürecin sonucunda mı gelindiğini kendi kendimize sormamız gerekiyor. Ancak bu ülkenin temel bir zihniyet değişimine ihtiyacı olduğu artık gün gibi ortada. Ülkemizin geri kalmış bir dünya ülkesi imajı vermemesi gerekir. Hepimiz bundan zarar görüyoruz. Hiç kimsenin bu ülkeyi bir az gelişmiş, sorunlarının çözümünü ilkel yöntemlere başvurarak çözen bir ülkesi gibi göstermesine hakkı yoktur.

Düşünün Almanya başbakanı ciddi bir rahatsızlık sonucu bayılmış, hayati tehlikesi geçiriyor, ancak çaresizlik içinde arabadan çıkarılamıyor. Kim takar o ülkeyi. Fransa cumhurbaşkanı rahatsızlanıyor, konvoy Paris caddelerinde araçları ezerek hastane arıyor. Önceden bir protokol yolu yok mu? Olası bir tehlikeye karşı hangi yolun kullanılacağı düşünülmez mi?

Makam şoförü iyi niyetle kapıya koşmuştur, ancak aracın kapısının kilitlenebileceğini, başbakanın ani bir durumda başka bir hastaneye götürülmesi gerekebileceğini veya arabanın kaçırılabileceğini bir anda düşünemiyor.

Bir bütün olarak yapılan bütün işlerimizde hep aynı süreç yaşanıyor. Trafik kazaları ve afet sorununda hep kaba bir davranışın sergilendiği görülmektedir.

Her konuda bir B veya C planı düşünülemez mi? Alternatif düşünme, farklı gözle olayı değerlendirmek akla gelmez mi? 5N 1 K hiç akla gelmez mi?

Ülkenin Liyakat Sorunu Bulunmaktadır

Su götürmez gerçeklik; işe göre adam değil de adamına göre iş üretildiği ve iltimas oluşturulduğudur. Başbakanın korumalarının yakın akraba olması gibi bir çok kurumda maalesef bu tür ilişkiler görülüyor. Diğer makam sahiplerine sık sık yapılan bir eleştiri, korumadan tutun da kapısındaki bekçiye kadar kadrosunu yakın akrabadan oluşturması, sekreterini yakın akrabadan seçmesi gibi nepotist yaklaşımlar olduğu söylenmektedir.

Başbakanın makam şoförü ve korumaları bu olayda kusurlu ancak hiçbir art niyetleri yok. Hatta o kadar canla başla çalışıyorlar ki telaştan ne yapacaklarını unutuyorlar. Ancak iyi niyet yetmiyor. Devletin birinci ve ikinci derecesindeki şahsiyetlerin makam şoförü ve koruma görevlisi mutlaka iyi eğitilmiş, kendi kendini eğitebilen, duygusal zekalı, analitik düşünebilen, ruh hali sağlam olması gerekmez mi? Planlı, programlı ve rasyonel olmak gerekiyor. Kişi herhangi bir yerde hastalandığında en yakın hastane vs nerde bilinmez mi? Bilinir de bir bilen olursa. Bu da ciddi bir kültür ve eğitim sürecini gerektiriyor.

Günlük Tutmayan ve Randevu Defteri Bulunmayan Üst Düzey Görevlisi Bulunuyor

Günlük tutmayan, randevu defteri bulunmayan, sistematik bilgi edinmemiş bir devlet yönetimi ancak böyle olur. Halen ciddi anlamda bir ajandası olmayan, ciddi konuları kayda almayan, yaptığı toplantıları küçük kağıt parçasına yazan politikacı, üst düzey devlet yönetici o kadar çok ki. Üniversitelerde durum farklı değil. Ancak unutmayalım, bu ülkenin insanının artık biraz duygular yerine akıl ile hareket etmesini öğrenmesi zamanı geldi geçiyor. Devlet yönetmek, iktidar olmak, yönetimini aldığınız ülkenin dümenini sağlam limana yöneltmek için us (akıl) önemli. Sık sık vurgulandı ülkemiz eski yöneticileri randevularına hep geç gitmeleri nedeniyle ilkokul çocukları saatlerce törenlerde yağmur veya güneş altında bekletilirler. Yaşamı iyi anlamış, her boyutu ile düşünen, insanların olması gerekiyor. Her şeyi başbakan veya diğer üst düzey yöneticileri düşünemez, ancak diğerleri ne iş yapıyor? Herkes biraz düşünmeli. Neden! Neden hep üçüncü sınıf görüntüsü veriyoruz. Liyakat nerde! Bilgi ve bilim nerde! Danışmanlar nerede! Onlar bilmiyorsa, bu bilmeyelenlere yetki veren yetkililer ve bakanlar nerede! (denebilir ki, herkes çıplak bir şekilde ortada, olay da ortada).

Danışmanlar Ne iş Yapar

Başbakan sağlığı ve beslenme rejimi ile ilgili sorulan bir soru da bunca olumsuzluğa rağmen başbakanın danışmanları nerde ve ne yaptılar dır?. Gelişmiş bütün ülkelerde temsilde tek kişi ile yönetildiği belirtilse de yöneticilerin bir çok yardımcısı ve danışmanı bulunmaktadır. Danışmanlık sistemi önemli. Batılı ülkelerde danışılacak kişi akil, bilgili ve konuya vakıf kişidir. Biraz da makamın benimsediği samimiyetin olduğu bir kişidir. Bir söylenti Amerikan başkanın dil konusunda bin küsur danışmanının bulunduğu yönünde. Yine basına yansıdığı kadarı ile Amerikan eski başkanlarından Bill Clinton sabah koşularına bir sağlık ekibi de katılır, yakın korumalar da kendisi ile birlikte koşarlardı.

Son yıllarda danışmandan geçilmiyor

Devletin üst düzeyinde, kurumlarda, Üniversitelerde danışmandan geçilmiyor. Danışmanlık hizmeti bizde de var ancak danışmak için değil, tam tersine sanki yanında birilerini bulundurmak içinmiş gibi bir görüntü var. Bildiğimiz kadarı ile Milletvekillerinin bile ücretli danışmanları bulunuyor. Yine basına yansıdığı kadarı ile çoğu yakın dost ve akrabadır. Pekala danışmanlar danışılacak kişiler midir yoksa patronu pohpohlamak için mi varlar? Bu soru en sık sorulan soru.

Hepimizin Başbakanı, sağlığı hepimizi ilgilendiriyor. Bu denli yoğun çalışması gereken kişilerin biraz sağlıklarına dikkat etmeleri veya ettirilmeleri gerekir. Devletin makam için tahsis ettiği danışmanlar, belirli konularda bilgi ve öneride bulunmaları gerekir. Hepimizin adına karar veren yüksek makam ve mevki sahiplerine danışman ve yakın çalışma arkadaşlarının, beden ve ruh sağlığı ve özel yaşamı dahil belirli konularda korkmadan ve çekinmeden açık konuşarak öneride bulunmaları gerekir. Sayın Menderesin gönül ilişkileri ve onun getirdiği zincirleme sorunlar darbe sonrasında Yassıada’da en önemli dava konusu idi. Kamuya mal olan her düzeydeki yöneticilerin günlük yaşamdaki bu tür ilişkileri, dedikodusu bile kurumlara zarar vermektedir. Makama oturan birinin yeme içme davranışları, günlük konuşmaları, toplumdaki yansımaları ve diğer konularda danışmanları hepimizin bekası için bilgi ve öneride bulunmaları gerekir. Yoksa danışmanım deyip kartvizit bastırarak sağa sola hava atmak için veya patrona evet iyi yapıyorsun demek için değildir (DANIŞMANLIK, YAĞLI BİR İŞE DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİDİR).

Yöneticilerinde Sağlıklı Raporu Alması Gerekir

Başbakan’a geçmiş olsun. Ancak işe girmek için veya küçücük bir ehliyet almak için sağlık raporu istenir. Yurtdışında bildiğim kadarı ile yöneticilerden ve siyasilerden sağlık raporu istenir. Geçen dönem sayın Ecevit’in dürüst ve saygın kişiliği bir yana, yürümekte güçlük çeken hali ile ülkeyi yönetmesi bu ülkenin bir zaafı olarak algılandı. Sayın Ecevit’in son başbakanlığı zoraki ve istenmeyen bir biçimde sona erdirilmiştir. İşini yürütemeyecek kadar sağlık sorunları olanlar, daha sakin, kendi dünyasına geri çekilmelidir.

Temeli Sorun Çok Yönlü Ve Sistemli Düşünmeyi Bilmiyoruz

Nedir?

Sorun Düşünme Sistemimizde. Yaşama ve olaylara bütünsel bakamıyoruz, çok boyutlu düşünemiyoruz. Duygusallık ve akıl kullanmayı bir birinden ayırtmamız gerekir. Bütün basın arabanın camı 20 bin Euro, neden balyoz ile kırıldıydı konuşuyor. Bence sorun bu değil. Sorun neden bu duruma düştük. Başbakan basın danışmanı, her şey tamam, elemanlar eğitimli. Pekala bu gelişme nedir. Bunun araştırılması, bundan ders çıkarmak gerekmez mi? Bence gelişmiş ve gelişmemiş toplumların temel özelliği de yaşananlardan ders çıkarmaktır.

Kim ne derse desin genel görüntü, analitik düşünen, soruna sistematik bakan bir yaklaşım sergilenmemiştir. Kanımca sorun toplum olarak ÇOK YÖNLÜ VE SİSTEMLİ DÜŞÜNMEYİ BİLMİYORUZ. Tabii analitik soyut düşünme evresine ulaşmak da ha demeyle olmuyor. Eğitim ile kişinin analiz ve sentez yapma yeteneğinin geliştirilmesi gerekir. Kişinin eğitim ile farkına varılabilirlik seviyesini yükseltmesi gerekir

Her şeyin bir sebep sonuç ilişkisi olduğunun bilincinin kişiye eğitim ile verilmesi gerekir. Sistematik düşünmenin gelişmesi için her olayın olasılıklarının görülebilmesi, varsayımların iyi hesaplanmasına bağlıdır. Hemen belirtelim yüksek eğitim tek başına analitik düşünme alışkanlığı kazandırmamaktadır. Salt okuyarak değil, okuduğunu algılamak, içselleştirerek ve genelleştirerek ancak analitik düşünme evresine ulaşılabilir. Günümüz Türkiye’sinde analitik düşünce herkese lazım, özelliklede sorumlu mevkilerde bulunan yönetici, karar vericiler, siyasi liderlere ve bilim adamlarına daha çok gereksinim duyacağı bir düşüme biçimidir. Analitik düşünmek de yetmez, aynı zamanda alternatif ve yaratıcı da düşünmek gerekiyor. Sorun çözme becerisi, alternatifleri görebilme ve değerlendirebilme gücü çok ciddi bir konu. Ülkemiz bilimden yararlanan bir ülke olamadığı için sistematik düşünme, akıl yürütme, analiz ve sentez yapma sorunu yaşıyoruz. Bunun nedeni, bu ülkenin eğitim sisteminde felsefe ve mantık derslerinin olmaması, olanın da içeriğinin doldurulamamasıdır. ancak dersler de yetmez. düşünme gücü, demokratik toplumların, alternatif düşünceye saygı gösteren halkların ayrıcalığı haline geliyor. Yani uygun toplumsal koşulların da sağlanması gerekiyor. Eğitim bu konuları da işlemelidir. Artık devlet işlerinin eş dost ile değil de liyakat ile bilim ile çözmemiz gerekir.

Artık birinci sınıf devlet vizyonu olan, gelişmiş insan alt yapısı ile, kültürel geçmişi ile gelişmiş, sağlıklı, kendisi ile barışık bir ülke olmanın gururunu yaşamak istiyoruz. Bu ancak doğru yönetim ve öngörüye sahip bir anlayışın hakim olması ile sağlanır. Doğru yönetimler halkın doğrudan yönetime katılabilme ve onları denetleyebilme şansı ile oluşacaktır. Üçüncü dünya diye yukarıda sınıfladığımız ülkelerin çoğu, aslında birinci dünyada. Türkiye nereye koşuyor? Zor bir soru ve zor bir görev olarak hepimizi bekliyor.

Başbakanın bir an önce sağlığına kavuşması en büyük dileğimizidir. Bu olaydan ders çıkararak ülkemizin de düşünme paradigmasını artık sorgulaması gerekiyor.

Hepinizin Şeker Bayramını en içten dileklerimle kutlar, akıl ve bilim yolunda sağlık ve esenlikler dilerim.

Etiketler: Yazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Prof.Dr.Ibrahim Ortas

Prof.Dr.Ibrahim Ortas

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Mobil Sektör Yeniden Şekilleniyor; 2030’a Kadar Akıllı Telefonların Yaklaşık Yarısı Doğrudan Uydulara Bağlanacak
  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • Tunçmatik’ten Elektrikli Araç Kullanıcılarının “Menzil Kaygısını” Bitirecek Çözüm
  • Online Toplantılarda Yapay Zekâ Devrimi: Türk Mühendislerin Başarısı Edisyn

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.