Teknoloji dünyasını takip edenler, Amerika ile Avrupa arasındaki “bakış açısı” farklılıklarını, az çok bilirler. Bu, özellikle regülasyon konusunda daha bir ağırlıklı olarak kendisini gösteriyor. Öyle ki, Avrupalı kimi figürler, Amerikalı teknoloji şirketlerinin tepe yöneticilerine ürperti verebiliyor. Avrupa Birliği’nin(AB), Dijital Gündemden sorumlu Komisyon Üyesi Neelie Kroes gibi.
AB’nin, rekabetten sorumlu eski komisyon üyesi Kroes, zamanında Intel, Microsoft, Oracle gibi dev şirketlere fazlasıyla “soğuk terler” döktürdü. Kroes, verdiği bir mülakatta kendisini sahanın ortasında yer alan ve iki takımın oyunun kurallarını yerine getirmesini sağlamakla yükümlü bir hakem gibi gördüğünü açıkladı. “Eğer, kurallar yoksa zevki yok. Ne oyun için, ne izleyenler ve ne de meslekdaşlar için!”
“Ekonomi” ve “teknoloji evliliklerinin” konuşulduğu bir etkinliğe katılmak için Kaliforniya’ya giden Kroes, şu anda sorumluluğunu üstlendiği Dijital Gündem dolayısıyla konulara ayrı bir önem atfediyor. Kroes:
Avrupa’nın, yeniden ‘sürücü koltuğuna’ oturabilmesi adına bu iki kavram çok önemli. Hala, bakir dijital alanlar söz konusu. Irkı, milliyeti, yaşı ne olursa olsun her Avrupalı, 2013’te dijital bir kimliğe bürünecek. Dijital ortamdan yoksun kimse kalmamalı ve her kes teknolojinin ileriye dönük sağladığı gelişmelerden faydalanabilmeli.
Neelie Kroes, halihazırda Avrupa popülasyonunun yüzde 30’unun bu kategori dahiline düştüğünü ve teknolojiden alabildiğine yararlandığını kaydediyor. Kroes, yeni görevi çerçevesinde amacının Avrupa’ya bahsi geçen vizyonu getirmek olduğunu belirtiyor.
Diğer yandan ABD de, genişbantın yaygınlaştırılması merkezinde benzer bir geçişi sağlama hedefini takip ediyor. FCC’nin, açıkladığı rakamlara göre 100 milyona yakın Amerikalı, halihazırda genişbant erişimin uzağında yer alıyor. Devlet, 2020’ye kadar her vatandaşa yüksek hızlı internet sağlanmasını amaçlıyor.
Regülasyonun, göreli daha disiplinli işlediği Avrupa, Amerika’daki “ağın tarafsızlığı” tartışmalarını an be an izliyor. Avrupa’nın da Amerika gibi benzer çatışmalar yaşadığını belirten Kroes, benzer tartışmaların AB gündemine gelmesinin muhtemel olduğunu kaydediyor.
İş yapış şekli ve kurumsal kültür konusunda ABD ile AB arasındaki farklılıklara dikkat çeken Kroes, “ancak bu, bizim daha az kabiliyetli olduğumuzu göstermez” değerlendirmesini yapıyor.



Kaynak : 