Bu yazının ilk 2 bölümü için;
başlıkları altına bakınız.
Eğer şirketiniz, kişisel iş deneyiminiz, uzmanlık konunuz ile ilgili bir blog yazmaya karar verdiyseniz, öncellikle yapmanız gereken, konunuz ile ilgili ya da ilgisiz birçok blogu gözden geçirip, okumak ve nasıl işlediğini iyi öğrenmek olmalıdır.
Microsoft şirketinin blogcusu Robert Scoble bir blog yazmaya başlamadan en az 50 blogu bir kaç hafta boyunca takip etmenizi oneriyor. Daha sonra bu blogu olusturmak icin hangi sistemi kullanacağınıza karar vermeniz gerekecektir. Internet’te blog olusturmanıza yardımcı olacak birçok araç mevcut. Bu araçlar iki kısma ayrılıyor:
- Başka bir server tarafından konuk edilen ve kullanıma hazır blog uygulamaları
- TypePad (küçük bir üyelik ücreti ödenmesi gerekiyor): www.typepad.com
- Blogger (ücretsiz) : www.blogger.com
Kendi serverınız tarafından konuk edilen ve kurulması gereken blog uygulamaları:
- MovableType (kişisel blog ücretsiz, birden fazla lisans icin ücretli) : www.movabletype.com
- WordPress (ucretsiz) : www.wordpress.com
Eğer bana sorarsanız, piyasadaki yaygın kullanımı ve genişletilme özelliklerinden dolayı MovableType’i ya da TypePad’i kullanmanızı öneririm.
Blog uygulama aracına karar verdikten sonra, blogunuz hazır sizi bekliyor demektir. Peki bu aşamadan sonra nelere dikkat etmeniz gerekiyor?
Microsoft şirketinin yıllarca harcadığı reklam, pazarlama bütcesinin sonuçlarını binlerce kere katlayabilecek bir etkiye sahip olan dünyaca ünlü Microsoft şirketi çalışanı blogcu Robert Scoble şunları tavsiye ediyor:
- Her zaman doğruları söyle, yazdıklarında dürüst ol. Hatta bu doğrular kendi şirketin aleyhinde bile olsa.
- İnsan sesi ve duyguları kullan. Şirket blogu, şirket websitesinin bir uzantısı değildir. Şirket websitesindeki resmi tonu kullanma, kişisel ol.
- Önce araştır sonra yaz. Yazdığın konuyu iyi bil.
- Rakip şirketlerin ürünlerine ve websitelerine link ver ve onlar hakkında iyi şeyler söyle. Unutma ki şirketin, diğer şirketlerin de bulunduğu bir topluluğun, sektörün bir parçası. Eğer şirketinin bulunduğu sektör büyür ve gelişirse, bundan sen de kazançlı çıkacaksın.
Şirket blogları hakkında, büyük şirketlere ve yöneticilere danışmanlık yapan Debbie Weil ise şunları tavsiye ediyor:
- Her zaman taze tut.
- Kısa ve öz yazmaya çalış.
- Diğer sitelere, konuyla ilgili yazılmış diğer makalelere link ver.
- Bir konu hakkında yazmaya çalış. Profesyonel konular, işinle ve şirketin ile ilgili konular hakkında yaz. Ziyaretçilerin ilgisini çekecek konular ile ilgili yaz. Kimse bu sabah kahvaltıda hangi çesit beyaz peynir yediğini bilmek istemiyor.
- Haftada en az bir yazı yazma alışkanlığı edin. Bunun için zaman ayır, kendini zorla. Hatta haftada 3 ya da 4 defa yazmaya çalış.
- Konuların ve yazıların daha kolay bulunması için blogunda kategori kullan.
- Blogun yorum fonksiyonunu aktif hale getir. Blogun özünde yatan şey interaksiyon, etkileşimdir. Yazılarına yorum iznini ver, yorumları oku, siteni ziyaret edenlerin fikirlerine önem ver.
- Bir ziyaretçi topluluğu oluşturmak uzun zaman alabilir. Yılma. Kimse sitene gelmese bile yazmaya devam et. Merak etme, eğer ilginç bir fikri paylaşıyorsan, bu fikri almaya binlerce kişi gelecektir birgün.
- Bloglar ilişki kurmak, sohbet, etkileşim ile calışır. Dürüst ol, yorumları dinle, bilgilerini paylaş.
- Yanlış yazdığın bir bilgiyi, ziyaretçilerinin gözü önünde düzelt. Yazılarını, sanki hiç değistiremiyecekmiş gibi yaz. Üzerine ekle ama silme ya da yeniden yazma.
- Niceliğe, miktara değil, niteliğe, kaliteye önem ver.
- Oh, unutmadan. Bütün bunları yaparken, zevk almayı unutma.
Ünlü pazarlamacı Nick Wreden ise şu tavsiyelerde bulunuyor şirket blogları için:
- Samimi ol.
- Orjinal ol.
- Başladıysan, DURMA.
- Yazıları, uzman olduğun, bilgili olduğun konularla alakalı tut.
- Blogu, bilgi yönetimi aracı olarak kullan.
- Blogu, çalışan-müşteri işbirliğini geliştiren bir araç olarak kullan.
- Şirket icinde, bir kişiden fazla blog yazan varsa, şirket blog prosedürü, stratejisi ve kuralları geliştir ve uygula.



Kaynak : 