Bu yazının önceki bölümlerini
- İnternet Yayıncılığında 2 Olay ve 2 Mahkumiyet
- İnternet Yayıncılığında 2 Olayın Savunmaları
- Çoşkun Ak’ın Savunması ve Mahkumiyet
- İnternet Yayıncılığında Yasasızlık
- İnternet’te Gazetecilik ve Hukuk
- İnternet Yayınlarında Suç İşlenen Yer Neresi?
- Basın Yasasının İnternet’e Uygulanması Zor
- İnternet Yayıncılığı ve RTÜK
- TBMM’nin Kabul Ettiği Ek Madde 9
- İnternet Ortamındaki Yayınlar ve Ceza Yasaları
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
VIII. İnternet Ortamında Yayınlanan Gazeteler, Gazetecilik ve Hukuki Sorumluluk için Öneriler
Gazetecilik ve internet için en önemli başvuru kaynaklarından birisi de Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’dir. Gerçekten bu Bildirgede “Gazeteci” tanımı şöyle verilmektedir : “Düzenli bir şekilde, günlük yahut sürekli bir yazılı, görüntülü, sesli, elektronik veya dijital basın ve yayın organında, kadrolu, sözleşmeli ya da telif karşılığı, haber alma, işleme, iletme veya görüş, fikir belirtme görevi üstlenen ve asıl işi ile başlıca geçim kaynğı bu olup çalıştığı işletme ile ilgili yasalar karşısındaki konumu bu tanıma uygun olan gazetecidir”.
Hak ve Sorumluluk Bildirgesinde de belirtildiği gibi “elektronik veya dijital basın ve yayın organında” gazetecilik tanımlanmıştır.
Teknik yapısı bakımından İnternet ortamında yayınlanan Web sayfalarındaki haber, yazı veya internet gazetelerinde görülen suç içerikli yayınlardan kimin ve nasıl sorumlu olacağı konusunda yasal düzenleme eksikliğinden dolayı zorluklar yaşanmaktadır. Yasal düzenlemenin eksikliği çözümlenmesi gereken bir sorun olarak ortada durmaktadır.
“Sorumluluk Sistemi” bakamından ne yapmalıdır? Bunun için izlenecek yöntem bakımından, halen yürürlükte bulunan yazılı, işitsel ve görsel basın alanındaki yasalarda yer alan hukuki ve cezai sorumluluk düzenlemelerindende yararlanmak gerekir.
Sorunun çözümü basittir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10.maddesinde yer alan ifade özgürlüğünü esas almak gerekir. Sınırlama olarak da basın yayın fiilleri için geçerli olan 10.maddenin ikinci paragrafında yer alan sınırları kabul edeceğiz.
Kişilik haklarının korunmasını, ulusal güvenliği ve kamu güvenliğini, yargı otoritesini koruyarak hak ve özgürlüğü görev ve sorumluluk bilinciyle kullanacağız. İnternet ortamındaki yayınları da yasal olarak bu kıstaslara uygun biçimde “ifade özgürlüğü” hakkına uygun olan yasayla koruyacağız ve yine ifade özgürlüğü için kabul edilen sınırlamalarla “denetimi”ni de sağlayacağız.
İnternet ortamındaki yayınların denetimi yargıda olacak, yargı hükümlerinin denetiminde de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi uluslarüstü denetimini kabul edeceğiz. Kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın haber alma ve bilgi edinme hakkı kabul edilerek internet ortamında kullanılması için geliştirilecek. Elde edilen bilginin özgürce dolaşması ve yorumlanması da ifade özgürlüğü kullanımının sonucu sayılacak. Bu hak kullanılırken görev ve sorumluluk bilinciyle hareket edilecek. Yasa buna göre düzenlenecektir.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi, Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi yasa yapılırken başvurulacak uluslararası belgelerdir.
İnternet için yasa yaparken öncelikle “sorumluluklar” hukuken belirlenmelidir
Sorumluluk belirlenirken sorumluluğun öncelikle;
- 1- İnternet ortamında yayın yapan internet gazetelerinin WEB sayfasındaki suç içeren veya hukuka aykırı bilgi ve sunumu yapan, bilgiyi ve haberi veren, yazıyı, çizimi yapan gerçek kişiye, (içerik sağlayıcıya)
2- Web sayfasının yer aldığı sitenin sahibine,
3- Server, host veya İnternet Servis Sağlayıcı hukuka aykırı olan veya suç içeren haber, yazı, resim ve çizimden haberdar olmuş ve içeriğin suç olduğunu biliyor ve eğer teknik olarak yayını denetleme olanağı varken yayına engel olmamış ve zararı önleyecek çaba göstermemiş kişi veya tüzel kişiliğe,
ait olacağını belirleyen hukuki sorumluluk sistemi kurulmalıdır.
Bunun için Türkiye Radyo ve Televizyon Yasası ile Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Yasadan ve Basın Yasasından yararlanmak mümkündür. Yasa; ancak ve ancak, interneti ve internet ortamında yayın yapanların katkıda bulunacağı ve birlikte üretecekleri hukuki düzenlemelerle yapılır.
İnternet deniz feneri gibidir… Aydınlatır. Yol gösterir. Yaşam internette sürmektedir. Yaşamı nasıl sürdüreceğiniz konusundaki seçeneklerimiz ülkenin geleceğini de belirleyecektir. Özgürlük ve hakları kural, kısıtlamaları istisna kabul edip zihniyetimizi buna göre değiştirmeliyiz. Tek seçenek budur. Aksi seçenekler hukukun üstünlüğüne ve hukuk devleti ilkelerine inanmadığımızın kanıtıdır.
Yargı ve hukuk; İnternet ortamındaki yayınlar bakımından arayış içindedir. Hiç kimse suç işleme özgürlüğünü savunamamaktadır. Hukuk suç işlemeyi hak ve özgürlük olarak kabul etmez. Hükümetler internet ortamında yayınlar için yasa üretmekte ve yaşama geçirmektedir. İnternet’i denetim altına almak, hukuku zorlayarak sonuç çıkarmak ve hatta siyasal istekler için özgürlükleri sınırlandırmak hukuka aykırıdır.
İnternet ortamındaki yayıncılıkta; hukukun üstün kılınması, kişilik haklarının korunması ve bunun yanında da yayın yoluyla düşünce ve ifade özgürlüğü gibi hassas alanların dengelenmesi sorunuyla karşı karşıyayız.
Bu yazının devamını O.Yayıncılıkta Çözüm Bekleyen Sorunlar başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 